23 Nisan 2003 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         



Bağımsızlık için bor

     'Irak'tan sonra sıra Suriye'de mi, Suudi Arabistan'da mı? Programda hangi ülkeler var?'
     Yayılmacı ABD'nin "Dünya İmparatorluğu" üzerine kurulan çeşitli senaryolar tartışılıyor. Postmodern sömürgeci ABD'nin Irak'a saldırısı gibi silahlı ve vahşi bir içerikte olmasa da şu ya da bu şekilde, dünyadaki enerji kaynaklarına egemen olmak istediği belli.
     Sanayiine büyük yatırımlar yapılmış olan "petrol" bugün birinci sırada geliyor. Petrol yatakları tükenirken, hiç kuşkunuz olmasın, onun yerini "bor" alacak.
     Önceki hafta bu köşedeki "Türkiye'nin petrolü bor ve Kütahya" başlıklı yazımız ilgi topladı. Kütahyalılar, Bor Araştırma Enstitüsü'nün Türkiye'deki bor yataklarının yüzde 60'ına yakınının bulunduğu illerinde kurulmasını isterken, Bandırmalılar yörelerinde de zengin bor yatakları olduğunu, bor fabrikasının ilçelerinde bulunduğunu belirterek ve ulaşım kolaylıklarını da ekleyerek, enstitünün Bandırma'da kurulması görüşünü savunuyor.
     Enstitünün nerede kurulacağı değil, Kütahya'da ya da Bandırma'da bir an önce kurulması önemli. Enstitüden de önemlisi, Türkiye'ye "köşeyi döndürecek" zenginlikteki bor yataklarına sahip çıkılması ve borun Türkiye'de işlenerek ihracını sağlayacak ulusal sanayiin kurulmasıdır. Aksi halde, özelikle ABD ağırlıklı çokuluslu şirketlerin bor zenginliğimizi de sömürmesi kaçınılmaz olacaktır.
     Vakti geldiğinde, (son krizde olduğu gibi) "Ne yapalım yeterli olanaklarımız yok, ekonomik açıdan elimiz mahkum" diye boyun eğmek zorunda kalmamak için, bugünden bor sanayiini kurmak gerekiyor. Geçen yıllarda bor yataklarının yabancılara peşkeş çekilmesini önlemek için, o dönemde kabinede olan Şükrü Sina Gürel'in mücadelesini anımsayalım.
     Yazımıza gelen yankılar arasında, bu tür konulara her zaman duyarlılık gösteren Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün'ün ayrıntılı yazısından şimdilik bir noktayı aktaralım:
     "İçinde yoğun bor minerali bulunan kimi nihai ürünlerin kilosu 6 bin dolara kadar ulaşabilmektedir. Ancak Türkiye ham borun tonunu 140 dolardan, zenginleştirilmiş borun tonunu 190 dolardan ihraç etmektedir. Yabancı ülkeler Türkiye'den 140 dolardan aldıkları boru zenginleştirerek 600 dolara ülkemize satabilmektedir."
     Evet, borumuza sahip çıkalım. Devam edeceğiz.
     
Bir şiir
     Tam 30 yıl Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü yapan Gültekin Samancı'yı geçen hafta yitirdik. Şiirlerinde Samanoğlu soyadını kullanan dost canlısı Gültekin Bey'i saygıyla anıyoruz:
     "En utangaç çağda görülen düş gibi / Geceleyin açılır sabahki gonca. / Her şey el yordamıyla bilinemez ki. / Yaprak yordamıyla, koku yordamıyla / Uzanır geceye bir asma gül; eski / Ve uzak bir dünyaya dökülmüş gibi."
     
     ngureli@milliyet.com.tr
     







Taha AKYOL
'Asker gözetliyor'

Çetin ALTAN
"Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan" cart...

Melih AŞIK
Haydi Anakent'e

Fikret BİLA
Tek çatının ölçüsü

Hasan CEMAL
23 Nisan'la tarihin tekerleği

Güneri CIVAOĞLU
Bir duvar devrildi

Abbas GÜÇLÜ
YÖK gidici mi, kalıcı mı?

Hurşit GÜNEŞ
Bugün 23 Nisan

Nail GÜRELİ
Bağımsızlık için bor

Sami KOHEN
Stratejik önem kadar önemli...

Mehmet Y. YILMAZ
Türbanlı kadın sadece evinde mi oturmalı?

Hasan PULUR
Efharisto Simitis!

Meral TAMER
'Sahi Derviş nerelerde?' diyenlere...

Ece TEMELKURAN
İçine biri kaçmış!

Yaman TÖRÜNER
Bunları neden yapmadınız?

Güngör URAS
Çocukların değil banka batıranların bayramı

M. Ali BİRAND
Kıbrıs'ta akıllı bir adım atıldı