27 Nisan 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         



Tepeden tırnağa kavga hasret ve ümitten ibaret (*)

     Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Kurul'unda açılışı Kur-an'ı Kerim'den ayetlerle yapılmasının, derneğin adındaki "M"yi tartışmaya açık tuttuğunu yazmıştım. Eğer "M" nin açılımı, "Müslüman" anlamını taşımıyorsa, bakanların ve Başbakan'ın katıldığı açılışa, İslam'ı refarans aldıklarının damgasını vurmalarını açıklamakta zorlanacaklarını vurgulamıştım. Tahmin ettiğim gibi tepkiler geldi...
     Din bilgilerime göre Kur - an okunurken, abdest alınır, kadınlar örtünür. Ben, kalben veya fiziksel olarak hazır olmadığım bir zamanda ibadete zorlanmayı protesto ediyorum. Yıllarca dünyanın çeşitli ülkelerinde ve Türkiye'de genel kurul izledim; Kur - an, İncil veya Tevrat ile açılanını görmedim. Ölçüm de diyelim ki yalnızca bu durum. Az mı?
     
Kılınç Paşa nasıl gitti?
     Hürriyet ve Zaman gazetelerinin yayınladığı Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Tuncer Kılınç'ın Almanya ve Brüksel ziyaretlerine ilişkin edindiğim bilgileri de paylaşmak isterim.
     Bir okuyucu olarak, Kılınç'ın neden Avrupa ülkelerinde derneklerle temas kurma ihtiyacı duyduğunu anlamakta zorluk çektim. Eğer Türkiye'nin böyle bir ihtiyacı varsa, bunu sivil girişimle yapmasının doğru olacağını düşündüm. Bu konuda yaptığım soruşturma sonucu aldığım bilgilere göre Kılınç'ın Avrupa'daki derneklerle temas etmesi, hükümetin Başbakanı Tayyip Erdoğan ve bakanlarının katıldığı MGK'da görüşülmüş. Hükümet Kılınç'ın Avrupa'daki Türk kuruluşlarıyla temas etmesini onaylamış.
     MGK'nın ziyaret kararını takip eden bir yaklaşımla, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de Dışişlerine tartışmalı genelgeyi göndermiş. Gelişmeler bu yöndeyse, hükümet ile TSK arasında neden genelge krizi çıkıyor çözebilmiş değilim.
     Kılınç'ın ekonomi ile ilgili sözlerine gelince. Paşa aklına esti, konuşuyor zannedebilirsiniz ki, basındaki yorumlardan biraz da öyle anlaşıldığı izlenimini alıyorum.
     TSK'ya, Kılınç'a ekonomi alanında verilen brifingleri yok sayamayız. Kılınç'ın üslubunu tartışmanın yanı sıra, ne söylediğini okumak gerekiyor. Özellikle yoksulluğa ve yolsuzluğa karşı tepki, TSK'yı çözüm önerilerinin içine çekiyor. Anadolu'yu gezenler iyi bilirler; küçük yerlerde asker, vali, hatta emniyet müdürleri bile ekonominin dışında kalamıyorlar.
     Velhasıl Kılınç söylüyorsa, bunun bir yerlerde alt çalışması yapılıyordur demek istiyorum.
     
Gürtuna'da Nazım özlemi
     İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna ile Amerika'da İstanbul sergisinin açılışına katılmıştık, dönünce yeniden biraraya geldik. Buluşma yerimiz içkinin yasak olduğu belediye tesislerinden Malta Köşkü.
     Bina eskimiş, yemekler zenginleşmiş.
     Gürtuna'nın ünlü işadamı ve sanatçılarla başlattığı "İstanbullu olmak" teması, bizim masanın gündeminde de birinci sıraya oturdu. Gürtuna, İstanbul üzerine şiir yazan şairleri sıralayınca Nazım Hikmet de durdu.
     "Gülhane'yi ceviz ağacı diktik, şairin anısına" dedi. Varna şiirindeki memleket özleminini anlattı ve şairin mezarının Moskova'dan İstanbul'a gelmesinin en büyük özlemi olduğunu söyledi. Kayserili Sakıp Sabancı İstanbullu oluyorsa, İstanbul'u yüreğine yükleyip diyar diyar gezdiren Nazım da olmalı elbette!
     .............................
     (*) Nazım Hikmet'ten.
     
     syilmaz@milliyet.com.tr
     







Çetin ALTAN
Öörö - öööö, düşünmüyorsun, demek ki yoksun...

Melih AŞIK
Anzaklar ve biz

Fikret BİLA
'Hani bu topraklar işgal altındaydı?'

Hasan CEMAL
Tarihi yenmek, barışı kurmak!

Güneri CIVAOĞLU
Türbansız...

Can DÜNDAR
Nouma'nın şortunun içinde ne var?

Abbas GÜÇLÜ
Eyvah, eğitim yine sil baştan (1)

Mehmet Y. YILMAZ
Salın köklerinizi aşka...

Hasan PULUR
"Film Gibi"'nin "gibisi" fazla...

Derya SAZAK
Haremlik selamlık

Meral TAMER
İktidardaki şeytanlar ve Sabahattin Ali

Ece TEMELKURAN
Buenos Aires - Bağdat - İstanbul

Tamer HEPER
Çek Kanunu değişti

Osman ULAGAY
Alırım boyayı basarım parayı

Güngör URAS
Hanımlarımız "Hummer" ile berbere gidiyor

Serpil YILMAZ
Tepeden tırnağa kavga hasret ve ümitten ibaret (*)