|
|


Savaş edebiyatı
Bu hafta savaşla ilgili kitapları hatırlamak, hatırlatmak istedim
Bizim edebiyatımızda savaşı konu alan yapıtların büyük çoğunluğu "hamasi eserler" olmaktan ileri gidememiştir. Bunu söylerken
H. E. Adıvar’ın "Ateşten Gömlek"i, Kemal Tahir’in "Yorgun Savaşçı"sı, Hasan İzzettin Dinamo’nun "Kutsal İsyan"ı gibi yapıtları ayırıyorum. Nazım Hikmet’in "Kurtuluş Savaşı Destanı"nı da.
***
Savaşla ilgili ilk yapıt "İliada"dır sanırım. Yunanlılarla Troyalılar arasındaki savaş, Homeros’un ölümsüz diliyle günümüzde bile dehşetini korumaktadır. Troya savaşı bir zafer olarak belirir "İliada"da. Aynanın öteki yüzünü ise beş yüzyıl sonra Euripides göstermiştir. Troyalı kadınların tragedyası, savaş karşıtı en önemli oyunlardan "Troyalı Kadınlar"ın konusunu oluşturur.
***
Ortaçağ’da savaş edebiyatı denilince aklıma destanlar geliyor. Almanların "Nihelungenlied"i ile İskandinavların "Grettir", "Laxdaela", "Volsunga" destanları savaşlarla, kanla örülmüştür. Şairi bilinmeyen "Nibelungenlied" çağlara direnmiş, yazılışından yedi yüzyıl sonra Hitler Almanya’sının başucu yapıtlarından biri olarak belirmiştir.
Bunlara bir de İspanyolların (sonradan Corneille’in oyunlaştırdığı) "Cid"ini ekleyebiliriz. "Cid", savaşı yansıtan bir yapıt değildir aslında. İspanya’da Araplarla savaş sırasında şovalye Rodrigo Diaz’ın serüvenlerini anlatır. Ortaçağ edebiyatı savaşlardan çok bireylerin, şovalyelerin çarpışmalarını, kişisel hesaplaşmalarını dile getirmiştir. Kan ve gözyaşı sıradan birer ayrıntıdır sanki.
Rönesans, Klasik ve Romantik dönemlerde olsun, Akıl Çağı’nda olsun, savaş zaman zaman bir fon olarak belirmiştir edebiyatta. Bu çağların yazarları dinle, felsefeyle, hümanizmayla, aşkla ilgilenmişler, bireylerin beyinlerine, yüreklerine eğilmişlerdir. Sözgelimi, Shakespeare... Konusu savaşlarda geçen tragedyalarında, tarihsel oyunlarında pek savaş yoktur aslında, kişilerin duyguları, güdüleri, hırsları, davranışları vardır. Otuz Yıl Savaşları’nı yaşamış ülkelerde bile (20’nci yüzyılda Brecht’in "Cesaret Anası"na kadar) bu konuyla ilgili kalıcı bir edebiyat yapıtı çıkmamıştır. Olsa olsa Schiller’in beş ciltlik "Otuz Yıl Savaşları" tarihinden söz edilebilir.
***
19’uncu yüzyılın ünlü romancılarını düşünüyorum. "Başkişisi" savaş olan iki yapıt geliyor aklıma. Biri Tolstoy’un "Savaş ve Barış"ı. Öteki...
ABD’li Stephen Crane bizde pek bilinen bir yazar değil. "Cesaret Madalyası" beyazperdeye aktarılmasaydı, belki ülkesinde bile çok daha az kişi tarafından hatırlanacaktı. Bu roman savaşın acımasızlığını en iyi yansıtan yapıtlardandır.
***
20’nci yüzyıl iki büyük savaş yaşadı. Bu savaşlar da büyük edebiyat yapıtları yarattı.
Toller, Remarque, Hemingway, Malaparte, Ehrenburg, Şolohov aklıma ilk gelenler. Bu yazarlara "Genç Aslanlar" romanı ve dilimize çevrilmemiş "Ölüleri Gömün" oyunuyla Irwin Shaw’u da ekleyeceğim. Aytmatov’un "Toprak Anası"nı da. Edita Morris’in "Vietnam’a Sevgiler"iyle birlikte, savaşı cephe gerisinden en iyi yansıtan yapıtlar arasında görüyorum. İspanya iç savaşını romancılardan, öykücülerden çok şairler, Lorca, Machado, Alberti, Şilili Neruda ("Almeria"sını kim unutabilir), İngiliz Auden, Spender gibi sanatçılar yansıttı.
***
Tarihteki nice kanlı savaşlı düşünüyorum... Bir de savaş üstüne yazılanları. Yazılanlar, yapılanları doğru orantılı, yeterli sayıda "temsil" etmiyor galiba.
|
|


|