02 Mayıs 2003 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         



Hırsız ve cani

     Et kokmasın diye tuzlarlar. Ya tuz kokarsa? Afet İşleri Müdürü bile enkaz altında kalmışsa... Çocukların üstüne çöken Yatılı Bölge Okulu Pansiyonu'nu, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yasaklı müteahhit yapmışsa... Tuz kokmuş demektir.
     Yıkılan gene devlet binaları, görev yapamaz hale gelen gene devlet hastaneleri... Gene eksik demir, hileli beton, çürük malzeme...
     Devleti soydukları, soyanlarla ortaklıkları yetmiyormuş gibi yaptıkları, yaptırdıkları özürlü binalarıyla cinayet de işliyorlar.
     Bu hırsızları, katilleri, vicdansızları lanetliyorum.
     Hukuk düzeni aciz kalsa da Allah onların cezasını verecektir.
     Bingöl depreminde yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve ulusumuza baş sağlığı diliyorum. Yaralananlara acil şifalar.
     
Erken alarm
     Keşke, Bingöl depremi, eli kulağındaki İstanbul depremi için erken uyarı alarmı olsa.
     Birkaç gün sonra Bingöl'le birlikte İstanbul kaygıları unutulmasa.
     Ama...
     Gene de İstanbul'un bir erken uyarı sistemi var.
     Marmara'da fay kırılıp titreşimler başladığı anda bütün İstanbul'u kapsayan 10 istasyona sinyal gönderiliyor.
     Bu istasyonlar, deprem dalgalarının varışından, mesafelerine göre 8 - 15 saniye önceden uyarılmış oluyorlar.
     O saniyeler içinde bölgenin elektrik ve doğalgaz akımları otomatik kesiliyor.
     Yangınlar önleniyor.
     Ancak erken uyarı sistemiyle İstanbul'da siren sesleri yankılanacak sanılmasın.
     Bu erken uyarı sistemi, İstanbul Valiliği arkasındaki Afet Yönetim Merkezi'ne de sinyal ulaştıracak.
     Depremin merkezi, şiddeti vs.
     Afet Eğitim Merkezi bilgisayarında bu verilere göre hangi alanların, nasıl etkileneceği, o yörelerde hangi duyarlı binaların bulunduğu, ulaşım, sağlık ve kurtarma çabalarının nerelerde yoğunlaşması gerektiği görülecek.
     
Beyin sağlam... ya organlar?
     Afet Yönetim Merkezi ise yerel 32 afet merkezine bilgisayarla doğrudan bağlantılı.
     Onlara bilgi geçildiğinde 3 yıldır eğitilmekte olan ekipler, öngörülen yerlerde toplanacak ve kurtarma, sağlık merkezlerine ulaştırma ve diğer hizmetlere yönelmiş olacaklar.
     Şunu da belirteyim ki, çelik konstrüksiyonla yapılmış olan Afet Yönetim Merkezi'nin, Bingöl'deki gibi çökme olasılığı yok.
     Yani, beyin sağlam. Ya organlar?
     İşte orada kaygı verici sorunlar hala sürüyor.
     Başta demir ve karayollarının kesişme noktasında bulunan ve en büyük yükü taşımak zorunda olan Haydarpaşa Numune Hastanesi olmak üzere hastaneler ve diğer kamu binalarının çoğu, depreme karşı güçlendirilmiş değiller.
     Diğer kaygı verici bilgileri sıralamakta fayda görmüyorum.
     
Projekolik İstanbul
     İstanbul'u depreme karşı hazırlamak kolay değil.
     Özellikle kamu yapıları için kaynak sorunu var.
     Ancak Dünya Bankası milyon dolar dolaylarında finansman sağlayacak.
     Yeter ki, gerçekçi ve kapsamlı bir proje sunulsun.
     Paranın nasıl kullanılacağı planlanmış olsun.
     Bu proje hala tamamlanmış değil.
     Üçüncü kez hazırlanıyor.
     Dünya Bankası da bekliyor.
     Türkiye'nin projekolik olduğu, bir türlü uygulamaya koyulmayacak projelerle patinaj yapma tutkusu biliniyor.
     Neyse ki deprem de bekliyor.
     Tanrı'ya şükür şu satırların yazıldığı dakikalara kadar bekledi.
     Korkunç uğultusunu duyurmadı.
     Bilim adamlarına göre 7 - 7.5 büyüklüğünde bir deprem yaklaşıyor.
     Ama proje hala bitmedi. 4 yılda depreme karşı önlemleri kağıt üzerinde bile saptayamamak acı.
     Neyse ki bu kez iyi ellerde.
     Proje ve finansmandan sonra, uygulamanın yıllar alacağı bir başka sorun.
     Öte yandan özel yapılarda, özellikle kat maliklerinin harcamalarda anlaşamamaları nedeniyle, sağlamlaştırma yapılamıyor. Bunun da yasayla düzenlenmesi, yaptırım getirilmesi, finansman sağlanması gerek.
     Deprem inşallah bütün bunları bekler.
     
     
     g.civaoglu@milliyet.com.tr
     





Taha AKYOL
İran tecrübesi

Çetin ALTAN
Ateş düştüğü yeri yakar

Melih AŞIK
Sezer bize ters...

Fikret BİLA
İki yaramaz ve laiklik

Hasan CEMAL
Bingöl'de deprem acısı...

Güneri CIVAOĞLU
Hırsız ve cani

Abbas GÜÇLÜ
Depremde neden önce okullar yıkılıyor?

Hurşit GÜNEŞ
Yüksek faiz döviz bozduruyor!

Sami KOHEN
Irak'ta nasıl bir rejim?..

Mehmet Y. YILMAZ
Aklımız enkaz altında

Hasan PULUR
Deprem, devlet ve halk...

Derya SAZAK
Bir deprem klasiği

Meral TAMER
100 bin konut, kimlerin olamayacak?

Ece TEMELKURAN
Bingöl çocukları

Güngör URAS
Bingöl'de suçlu çok değişen yok

M. Ali BİRAND
MGK'da AB'ye zaman kalmamış (!)