03 Mayıs 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         



Bingöl'ü hissetmek

     Neden ben, neden benim ailem, biz ne yaptık ki başımıza bu geldi diye sorgularlar. İsyan ya Tanrı'ya ya devlete yönelecektir.
     Türkiye'de dini inançlar çok güçlü olduğu için öfke ve tepki devlete yönelir.
     Kamu binaları çürük yapıldığı, malzeme eksik kullanıldığı, müteahhit, siyasetçi, bürokrasi üçgeninde soygun yapıldığı, çöken binalarla cinayet işlendiği kanısıyla tepki devletin kurumlarına, yöneticilerine yönelir.
     Deprem sonrasında devlet kurumlarının yetersiz kalmaları bu tepkileri daha da yükseltir."
     Bingöl'de olayların psikolojik izahı kalın çizgisiyle bu.
     Konuk'a göre, yöneticiler bu tepki psikolojisine empati göstermeliler.
     Depremin travmasını yaşamakta olanlarla iç içe, omuz omuza olmalılar. Halk yalnız bırakılmadığını hissetmeli.
     İhtiyaçların giderilmesi için, samimiyetle çalışıldığı, adil ve eşit davranıldığı izlenimini almalı.
     Yöneticiler, soğuğu da, seyyar mutfak aşını da halkla beraber paylaşmalı.
     Onların arasında sabahlamalı.
     İhtiyaçlarına koşmalı.
     
Etkinlik
     İkinci boyut siyasi... Depremi öğrenir öğrenmez Başbakan Erdoğan'ın 6 bakanla birlikte Bingöl'e uçması olumludur.
     Ama, bir konuşma, kameralar önünde yıkıntıları ziyaretten sonra gene altı bakanla helikoptere binip dönmesi geride boşluk bıraktı..
     Bingöl'e giden DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın izlenimleri şöyle:
     "Başbakan, Bingöl'de, bir Başbakan Yardımcısı başkanlığında, İçişleri, Sağlık ve Bayındırlık bakanlarını bırakmalıydı.
     İlk birkaç günün sıkıntıları böyle bir siyaset doruğu ile aşılmalıydı.
     Yaslı ve tepkili insanlar, kendilerine özen gösterildiğini hissetmeliydiler.
     Sonra...
     Koordinatör bakan olarak bir devlet bakanı bırakılırdı.
     Böylece daha düzenli ve etkin hizmet verilmiş olurdu.
     Hiç değilse, halkla polis karşı karşıya gelmezdi".
     Doğu insanını tanıyan, deneyimli ve ılımlı İçişleri Bakanı Aksu olsaydı o psikolojidekilerin üzerine panzerler sürülmezdi. Polisin havaya ateş açması, taşlanması, deprem olan kentte maskeli özel timcilerin otomatik silah kullanmaları, taş yağmuru altındaki güvenlik güçlerinin kamu binalarının içlerine sıkıştırılmaları gibi çok üzücü görüntüler oluşmazdı.
     Siyaset boşluğu bürokrasi paniği yaratır. İşte böyle vahim sonuçlar doğar.
     
Puslu havayı sevenler
     HADEP yeni bir siyaset ve çözüm önerisi üretemiyor.
     Belediyelerde başarısız.
     Böyle durumlarda siyaset yapmak daha kolay.
     Ayrıca... Her örgüt, öfkeli halkın psikolojisini - hiç kuşku yok ki - provokasyon için kullandı. Ama halkta böyle bir duygu ortamı oluşmasaydı ilk provakasyonla toplu tepki yaratılamazdı.
     PKK'nın çökertilmesi sürecinde, güvenlik güçleriyle halk arasında oluşan yaklaşım yıllar almıştı.
     Fakat bakınız sisli ve puslu havaları seven örgütler, provokasyonla bir gün içinde fay kırığı yaratmayı becerdiler.
     Örgütlere bu olanak verilmemeliydi.
     
İhale çirkefi
     Neden her depremde kamu binaları çöküyor?
     Neden hepsinde eksik demir, kötü beton, çürük malzeme var?
     Çünkü, kamu ihaleleri çalma ve paylaşmaya dayalı.
     Siyasetçi, bürokrat, müteahhit şeytan üçgeni hem devleti yağmalıyor hem can alıyor.
     Tepki gösteren halk bunu da biliyor.
     Devlet okulunun yatakhanelerinde çocuklarını yitirenlerin yürek acısı, öfkesi, tepkisi bu nedenle katlanarak tırmanıyor.
     Hırsızlara çocuğunu kurban vermiş hissediyor.
     Devlet İhale Yasası bu çarpık, yoz, soygun ve cinayet tezgahına son verecektir.
     Ama... Siyasetçi hala direniyor.
     Bu arpalığın kapı anahtarını elinde tutmak istiyor.
     Bingöl'de yıkılan binaların arkasındaki suçluları araştırmak, cezalandırmak elbette gerekli.
     Ancak... Suçlu müteahhitler bataklık sinekleridir.
     Tek tek sinek avlamak yeterli değil. Bataklık kurutulmalı.
     
     
     g.civaoglu@milliyet.com.tr
     





Taha AKYOL
Deprem kültürü

Çetin ALTAN
Kepazeliğin kanlı dorukları

Melih AŞIK
Cannes yolunda

Fikret BİLA
Düzeni değiştirmek

Hasan CEMAL
Halktan korkarak demokrasi olmaz!

Güneri CIVAOĞLU
Bingöl'ü hissetmek

Can DÜNDAR
Hayat dersinden ihmale kalmış çocuklar

Abbas GÜÇLÜ
Politikacılar yalana doymadı

Sami KOHEN
Dünya da "neden ders almıyorsunuz" diye soruyor...

Mehmet Y. YILMAZ
Evet, iddialıyız.. En güvenilir gazeteyiz

Meliha OKUR
'Yeşil sermayeye özel pazar'

Hasan PULUR
Bakanın hayatındaki tesadüfler!

Derya SAZAK
Doğu insanını anlamak

Meral TAMER
Vestel'de Çince ve suşi dersleri

Tamer HEPER
Kapıdan alışveriş

Güngör URAS
Çiftçiye mazot parası

M. Ali BİRAND
Boşverin, bize birşey olmaz (!)