|
|


İlk toplam kalite yöneticisi Atatürk
Kaliteli eğitim-kaliteli üretim tartışmalarının ne yazık ki yok olup gittiği günümüzde yakın tarihimizdeki kalite arayışlarına buyur ola bu haftaki testusta
Testus Bizneyus
Gündemin baş köşesinde Oostlander’in raporu... Hani, geçen gün "Kemalizm, AB’ye engel" diyen Avrupa Parlamentosu üyesi Hollandalı Arie Oostlander’in raporu... Adam sanırım yakın tarihi bilmiyor. Ya da Türkiye’yi dışlamak için başka çare kalmayınca zırvalamaya başlıyor. Ben birinci şıkkın üzerinde duracağım. 1930’lar Türkiye’sini okusun derim.
20’nci yüzyılın başından itibaren üretim seferberliğine başlayan Japonlar dünyadaki tüm ekonomileri sollamadı mı? Bu şahlanış Japon mucizesi kısa adıyla anılır oldu. Tabandan tavana doğru tüm çalışanların yönetime yaratıcı katılımını öngören bir uygulama modeli yaratmışlar. Buna da "toplam kalite yönetimi" demişler. Toplam kaliteyle ilgili kitapları okuduğunuzda şu kavramlarla karşılaşıyorsunuz: Gelişme ve yaratıcılıkta tüm katılanların katkısı, sürekli motivasyon, eğitim, kalite devrimi, onurlu çalışma ortamı, sürdürülebilir gelişme...
Peki ama Atatürk bu sayılan değerlere parmak basarak bir kalite seferberliği başlatmamış mıydı? Türkiye, Japonya ile hemen hemen aynı zamanda başlamamış mıydı? Atatürk’ün sofrasındaki beyin fırtınaları Ankara’yı bir düşünce ve eylem atölyesine çevirmemiş miydi? Ta 1938’e kadar... Bugün Japonya nerelere yükseldi? Savaşta kaybetmesine rağmen... Biz nerelerde tıkandık kaldık? Biz içeriden, Arie Oostlander gibi kişiler dışardan yapacağımızı yaptık! Birlikte sürdürülmesi şart olan kaliteli eğitim-kaliteli üretim tartışmalarının ne yazık ki yok olup gittiği günümüzde yine de dönüp bir bakalım... Ve gösterelim biz kimiz... Yakın tarihimizdeki kalite arayışlarına buyur ola bu testusta...
1- Atatürk zamanında gerçekleşen yeniden toplanma süreci, ta 1789’a, Sultan III. Selim’in tahta çıkışına kadar uzanır. Bir de toplam kalite açısından bakarak, sultanın zamanı "toplam" ne yönetimi idi acep?
a. Toplam ıslahat yönetimi
b. Orduda toplam yeni düzen ya da Nizam-ı Cedit yönetimi
c. Toplam Fransız yönetimi
d. Topu
2- Sultan II. Mahmud devri toplam ne yönetimi idi dersiniz?
a. Topunu sallandıracaksın bak asi yeniçeri kalır mı ya da "Vaka-i Hayriye" yönetimi
b. "Bu serpuşun adı festir beyler devrimi" yönetimi
c. Bu ülkenin hali nicedir deyu toplu hüzün yönetimi
d. Topu
3- Kenan Evren devri toplam ne idaresi idi acep?
a. Toplam totaliter idare
b. Topyekun yasaklarla idare
c. Toplam çarpma, bölme, toplama, çıkarma idaresi
d. Topu
4- Peki, devr-i Özal toplam ne yönetimiydi acep?
a. Toplam Özallaştırma idaresi
b. Toplu vizyon yönetimi
c. Toplama prens yönetimi
d. Topu
5- Amerika’da özgün eğitim felsefesiyle deneysel çalışmalar yapan çok ünlü bir düşünür, Türk eğitiminin çağdaş temeller üzerine oturtulması için girişilen çabalar sırasında Türkiye’ye çağrılmıştı. Hazırladığı rapor 1924 tarihlidir. Atatürk Cumhuriyet’i kurar kurmaz kalite devrimine böyle başlamıştı. Kimdi?
a. John Dewey
b. Mr. ve Mrs. Çalapala
c. E.V. Gatenby
d. Dale Carnegie
6- Atatürk’ün toplam kalite seferberliği iki ana devreden oluşur. Birincisi 1924 ve 1932 arası gerçekleştirilen devrim yasaları devri. İkincisi ise 1933 ve 1945 arası Alman aydınlarının beyin göçü. Atatürk’ün teşvikiyle, Türk üniversiteleri için gereken yetişmiş aydın kadrosu, "Alman Nazizmi"nde açığa çıkarılan beyinlerle oluşturulmaya çalışıldı. Bu ortamın sağlanmasında ona yardımcı olan devrin maarif bakanı kimdi?
a. Şükrü Saracoğlu
b. Nevzat Tandoğan
c. Refik Saydam
d. Dr. Reşit Galip
7- Peki, Alman beyin göçü, hangi iki Almanın önayak olmasıyla başlamıştı?
a. Cenevre Üniversitesi Pedagoji Profesörü Albert Malche
b. Franfurt’ta patoloji profesörü iken "komünist" denip atılan Doktor Philipp Schwartz
c. Türk gelir vergisinin mimarı maliyeci Profesör Fritz Neumark
d. Türkiye’de çağdaş işletme biliminin kurucusu olan Prof. Alfred Isaac
8- Türkiye’ye sığınan Alman beyinlerin arasında daha kimler yok ki! Manyas’taki kuş cennetini keşfeden zoolog Curt Kosswig; 1933’te milletvekili iken toplama kampına atılan ve kaçıp gelen Profesör Ernst Ritter; neoklasik iktisadın son büyük temsilcilerinden Wilhelm Röpke; "Günümüzün Yeri" adlı dev yapıtın yazarı iktisat tarihçisi, sosyolog ve kültür bilimci Aleksander Rustov. Bir de Mussolini’nin İtalyan faşizminden kaçıp gelen bir İtalyan vardı. Bakalım aşağıdakiler arasında bu İtalyan alimini yaratıcılığınızı kullanarak kestirebilecek misiniz?
a. Umberto Eco
b. Umberto Ricci
c. Adriano Celentano
d. Enrico Fermi
9- Ernst Eduard Hirsch 1929’da Frankfurt Üniversitesi’nde doçent olmuştu. Nazilerin yönetime geçmesiyle 1933’te Türkiye’ye geldi. 1952’de Almanya’ya dönene kadar İstanbul ve Ankara üniversitelerinde ticaret hukuku ve hukuk felsefesi profesörü olarak görev yaptı. Aşağıdakilerden hangisi onun büyük katkısı?
a. Türk Ticaret Kanunu’nu hazırladı
b. Fenerbahçe futbol takımının fahri asbaşkanlığını yaptı
c. İsmet İnönü’ye danışmanlık yaptı
d. Demokrat Parti’nin programına göz attı
10- Nazi yönetiminden kaçarken Atatürk’e güvenip Türkiye’yi seçen 20’nci yüzyılın önemli Alman filozoflarından Hans Reichenbach İstanbul’a gelerek Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde ders verdi. Mantıksal pozitivizmin önde gelen düşünürlerindendi. Atatürk ölünce ne yazık ki Los Angeles’a gitti yerleşti. Onun yetiştirmiş olduğu büyük Türk düşünürü kimdi?
a. Cahit Arf
b. Şerif Mardin
c. Mübeccel Kıray
d. Nusret Hızır
11- Atatürk’ün kalite seferberliği güzel sanatları da kapsamaktaydı. 1936’da hükümetin davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Macar besteci Bela Bartok Türk müziğine büyük katkı sağlayan çalışmalar yaptı. Onunla birlikte davet edilen Alman tiyatro öğretmeni Carl Ebert Türk tiyatrosunun gelişmesinde büyük rol oynayan sanatçılar yetiştirdi. Aşağıdakilerden hangisi onun yetiştirdiklerinden?
a. Ahmet Evintan
b. Cüneyt Gökçer
c. Agah Hün
d. Hepsi
12- Mimar ve şehircilik alanında da pek çok Alman Musevi Türkiye’ye geldi, çalıştı ve sanatçı yetiştirdi. Bu son soruda ise bir Türk mimardan söz edeceğim. Osmanlı neoklasizmi ve seçmeciliğinin kalıplarını aşmakla kalmayıp devrimin modern ihtiyaçlarına evrensel yaratıcılıkla cevap verebilen bu mimar Atatürk’ün büyük takdirini kazanmıştı. Atadan Köşkü, Dış İşleri Köşkü, Florya’daki Cumhurbaşkanlığı Deniz Köşkü onun eserlerinden. Erken Cumhuriyet devri modern mimarlığımızın en önemli temsilcilerinden sayılan bu büyük mimar kim?
a. Sedat Hakkı Eldem
b. Emin Onat
c. Şekip Akalın
d. Seyfi Arkan
Yanıtlar: 1) a, 2) d, 3) d, 4) d, 5) a, 6) d, 7) a, b, 8) b, 9) a, 10) d, 11) d, 12) d. Yazara e-mail
|
|


|