|
|


Bilge Annem, tüm gazilerin annesiydi
Murat Caner bir gazi... Uzun süren tedavisi sırasında tanıdı GATA Komutanı'nın eşi Bilge Keçecigil'i... Onu 'Yılın Annesi' seçti ve seçtirdi...
İSTANBUL Milliyet
Milliyet ile mücevherat sektörünün öncü kuruluşu Goldaş'ın bu yıl üçüncüsünü düzenlediği "Benim Annem Yılın Annesi" yarışması sonuçlandı. Kampanyaya binlerce mektup geldi. Kimi şiirle, kimi kompozisyonla annesini anlattı. O mektuplar bir ön elemeye tabi tutuldu. Ve o zor gün gelip çattı. Jüri üyeleri kalan 33 mektuptan dereceye girecekleri seçmek için bir araya geldi.
Goldaş Kuyumculuk Genel Müdürü Sedat Yalınkaya, Goldaş Kuyumculuk Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durali Yılmaz, İlayda İletişim Genel Müdürü Tayfun Uçar, sanatçı Türkân Şoray, Milliyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Murat Köksal, Milliyet Gazetesi Halkla İlişkiler Müdürü Şadan Yolaşan ve Milliyet Gazetesi editörlerinden Yasemin Saraç, mektupları seçerken çok zorlandı.
BENİM ANNEM ÇOK GÜZEL
Birinciyi seçmek zordu. Ama bütün üyelerin ortak birincisi, "Ben de herkes gibi size annemi anlatacağım. Ama beni doğuran değil, süt verip büyüten değil... Benim annem çok özel... Çok kutsi ve çok farklı" diyen Murat Caner oldu...
Caner, 1985 mezunu, omuzlarından aşağısı tamamen felç olan Adanalı bir gazi... "O bizim annemiz... Bilge Annemiz" diyerek anlattığı kişi ise GATA Komutanlığı'na atanan Korgeneral Ömer Paşa'nın eşi Bilge Keçecigil...
'O, bir azize' ANKARA Milliyet
GATA Komutanı Korgeneral Ömer Keçecigil'in eşi Bilge Keçecigil için "O bir azize" diyen Başçavuş Murat Caner, 1997'de Kuzey Irak Harekâtı sırasında gazi oldu. Caner, "Bilge Annesi"ni şöyle anlattı: "Bize gösterdiği sevgi ve şefkat yaşamak için en büyük moral kaynağımız oldu. Ben ölürsem gözüm arkada kalmaz. Çünkü bilirim ki eşime gereken ilgiyi Bilge Anne gösterir. 2 - 3 haftada bir beni mutlaka arar. Bir ihtiyacım olup olmadığını sorar. İhtiyacım var demeye utanırım. Tekerlekli sandalye için akü ihtiyacım vardı. Adana'da bu sorunu bir türlü aşamadım. Ankara'da kendisiyle görüşürken, biraz da sıkılarak söyledim. Daha bugün akü geldi. Ona evimde bir çay içirsem dünyalar benim olur. Bana küçükken Öksüz Murat derlerdi. Annemin dili, kulağı sağırdı. Yıllarca anne sevgisi görmedim. O bana ihtiyacım olan bu sevgiyi verdi. Şimdi Şırnak'tan gelen insanlar onun evinde, Anneler Günü'nü kutluyor. Bilge Anne gidince gazilere gösterilen bu ilgi sona ermemeli. Her şeyi ona duyurmak zorunda kalmayalım."
Gazi olduktan sonra Fatoş Caner'le evlenen Murat Caner, "Nankör olmamak gerekir. Hiçbir eksiğim yok" diye konuştu.
Onların hediyesi Goldaş'tan 1- Murat Caner Adana
2- Ece Esgin Ankara
3- Saadet Altan Mersin
4- Doğuhan Balseven Burdur
5- Yavuz Koca Ankara
6- Görkem Yargül Samsun
7- Gülşen Bedre Manisa
8- Serpil Yeşiloğlu Antalya
9- Seda Parlatıcıbilek Edirne
10- Cevat Duman İstanbul
MİLLİYET ve GOLDAŞ, mektubuna "Dikkat! Kırılabilir; içinde ANNEM var!" yazılı bir kapak ekleyen Konya'dan Mehmet Altınöz'ü de, Goldaş Yaratıcılık Ödülü'ne layık gördü.
İşte, o mektup Ben 1985 mezunu, omuzlarından aşağısı tamamen felç ve yatakta ve evinde eşimin yardımıyla yaşayan Adanalı bir gaziyim. Benim gibi onlarca teğmen, üsteğmen, astsubay, uzman erbaşlar, erler, onbaşılar ve çavuşlar...
...
Evet! Ben ve benim gibi yüzlerce Türk genci vatani görevini yaparken yaralanarak gazi olduk ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne (GATA) gönderildi. Haftalar ve aylarca tedavi görerek yeniden eski günlere dönebilmek umuduyla geçen ıstıraplı uykusuz, acılı hastane günleri... Doktorlar ve hemşireler görevlerini yapıyorlar. Fiziksel ve duygusal rehabilite devam ederken, eksilen bacağınıza veya kolunuza gözlerinize kendinizi alıştırmaya çalışıyorsunuz. Var olan bir bedeniniz var ama hiçbir şey hissetmiyorsunuz. Benim gibi sık sık 'Bu bir rüya olmalı' diyorsunuz. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. En kötüsü de nişanlınız bu duruma alışamıyor ve ayrılıyor. Eşiniz ben ömrümü sana bakarak harcayamam diyor ve boşanıyor.
İşte bütün bu sıkıntıların, acı ve umutsuz hayallerin ruhumuzu sardığı bir ortamda; bir güneş doğdu üzerimize: 'Bilge Annemiz...' Evet, GATA Komutanlığı'na atanan Korgeneral Ömer Paşa'nın eşi Bilge Keçecigil, kendini bir anda gazilerin arasında buldu.
...
Bizleri Türkiye'nin en değerli evlatları olarak gördü ve her gaziyi birebir evlat edindi. Her gün Bilkent Rehabilitasyon Merkezi'ne gelerek bizlerle görüştü, konuştu. Duygularımızı ve sorunlarımızı paylaştı. Öyle ki her şeyiyle tek tek sorunlarımız için koşturdu ve çözdü de...
Zaten çok hassas olan o altın kalbi bizim için çok ağrıdı. Hele o gözyaşlarına kıyamam! Öncelikle ihtiyacımız olan en önemli şeyi verdi bize... Sevgi... Şefkat... Merhamet... İlgi... Sorunlarımız için sarf edilen özel bir gayret...
Neler mi yaptı bizim için?
Hastanede bulunan el sanatları, iş kolları ve eğitim faaliyetlerine teşvik ederek hatta eşlerimizle bir şeyler üretebileceğimizi, bazı eserleri ortaya çıkarabileceğimizi görmemizi sağladı.
Artık dışarıda veya bir özel sektörde çalışmak istiyorsunuz, yine Bilge Annem devreye giriyor ve bizlere iş buluyor.
Evli ama felçli arkadaşlarımızın çocukları olması için yardımcı oluyor ve tüp bebekle tedaviler başlıyor...
Paranız mı bitiyor, maddi sıkıntınız mı var, hemen tedarik ediyor ve rahatlıyorsunuz...
Ya aşka ne demeli?
Her genç gazinin hayalinde bir kız ve evlilik yatıyor. 'Murat abi bizi de sevecek birileri olacak mı?' diyenlerden 9 gaziyi evlendirdi Bilge Annem. Hem de düğünlerini yaparak, birçok eşyalarını tedarik ederek, birçok ayrıntıyı bile ihmal etmeden...
...
GATA'da ve Türkiye'nin çeşitli köy, kasaba ve şehirlerinde bulunan onurlu tüm gaziler adına sizden rica ediyorum. Felçli bedenimiz, görmeyen gözlerimiz, olmayan kollarımız ve bacaklarımız, en önemlisi yüreğimiz; Halen GATA Komutanımızın eşi, Bilge Annemizi Türkiye'de 'Yılın Annesi' seçti. Siz de bize destek olup bunu tüm Türkiye'ye ilan eder misiniz?
GÜNCEL

BİR ÖMÜR VİCDAN AZABI
Bilge Annem, tüm gazilerin annesiydi
'Mikroplu paraya dikkat' genelgesi
Rüşvetçi muhtar: Haram para keyifli
İşaretlerle İstiklal Marşı
Serin Duruş
|
|






|