|
|


Bu dünyadan The Clash geçti
Dünya rock’n roll tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan The Clash’in en sıkı parçaları "The Essential Clashöde.
NOYAN AYAN
Beklenen oldu. Joe Strummer geçen aralıkta bu dünyayı terk ettikten sonra bir burukluk eşliğinde "Hah şimdi bir best of çıkar," diye düşünmüştük. Bu ay tam teşekküllü bir albümle The Clash yeniden ‘piyasaya sürüldü’ maalesef. Yani şimdi bu devrimci grubun bizim de yürekten katıldığımız inançları çerçevesinde, eski şarkılarının bilimum formatlarda tekrar tekrar ticari çarklara sokulmasına karşı durmamız gerekiyor. Amma velakin, bu dünyadan The Clash diye bir grubun geçmiş olduğunu ve neredeyse alternatif rock’ın belli başlı kurallarını çatır çatır belirlediğini bilhassa yeniyetme rocker’lara anlatmaya çalışırken elde derli toplu bir kataloğun olması da fena değil. Hem bir takım toplamalar o kadar toplu oluyor ki gidip o sanatçının bir düzine albümünü edinmekten çok daha hesaplı ve pratik görünüyor. İşte "The Essential Clash" albümü de böyle. Üstelik derlenme esnasında Strummer’ın da fikirlerini almışlar. Ölmeden önce yani.
The Clash, birçoklarına göre Beatles ve Rolling Stones ile birlikte dünya rock’n roll tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri. Hatta U2 solisti Bono’ya göre ‘son yirmi yıldaki çoğu rock grubunun müzikal ilkelerini tespit etmiş’ kişiler. Strummer liderliğindeki grup, Sex Pistols ve Ramones’ten çok evvel belli bir siyasi duruşu devrimci müziklerinin ayrılmaz parçası haline getirmiş ve ırkçılık, tüketim çılgınlığı, sömürü, savaş gibi temaları punk estetiğine entegre etmiştir. Karamsar ve anarşist Sex Pistols’a kıyasla daha bir umut doludurlar yine de. Bilhassa "Give ‘Em Enough Rope"tan (1978) başlayıp "Sandinista" (1982) ve "Black Market Crash" (1983) ile devam ederek sınıfsal isyanın en entelektüel rock dilini geliştirirler. Elimizdeki toplamanın "White Riot" ile açılan ilk CD’si grubun taze ve haşin yıllarından örnekleri bir araya toplarken, İngiliz işçi sınıfına mensup gençlerin gayrı resmi marşı "London Calling" ile başlayan ikinci CD ise daha durmuş oturmuş grubun şikayet etmekten ziyade dünyanın değiştirilebileceği umudunu dile getiren ve sıkça reggae ve funk tınılarını ödünç alan olgunluk dönemi şarkılarından oluşuyor. Günümüz rock dinleyicisi için The Clash müziği pek bir sade ve naif kalabilir ancak Türkiye’dekiler dahil hemen her ‘cover’ söyleyen bar / kulüp grubunun arşivlerinde her daim mevcuttur. Örneğin gelmiş geçmiş en büyük top ten hitleri "Should I Stay Or Should I Go"yu repertuvarlarına almayan yoktur sanırız. The Clash fanatikleri muhakkak ki "The Essential Clashöte birtakım eksikler bulacak. Ama derdimiz bazılarını The Clash ile tanıştırmak ise bu albüm biçilmiş kaftan.
The Essential Clash
The Clash
Sony Music
KÜLTÜR & SANAT

Büyüklere kuklalar...
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Her kafada faşizm var"
"Hayatımız sinemaydı"
Hakkâri’ye hayaller!..
Kültürün ruh sağlığına katkısı
"Hiçbir şey hayal ettiğimiz gibi olmayacak"
Derin sularda
"Adsız" kahramanlar
Uzak yakını gölgeleyince
Sınıflar geçmek içinse...
Bu dünyadan The Clash geçti
Özel bir ses
İzinsiz kullanmak yok!
Cazın 50 yılı
Bravo ve ‘son’ yazısı
Komşunu sev...
Yeni yayınlar
|
|



|