31 Mayıs 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   



Seccadede pudra izi

     'İnandığımız gibi yaşayacağız' diyorlardı.
     Haklarıydı.
     Bir süredir bu değişti.
     Artık "yaşadıkları şeye inanıyorlar".
     Yani mecburen dahil oldukları hayatı, vicdanen meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
     Öyle olmasa "tesettür defilesi" gibi bir ucubeyi kabullenebilirler mi?
     Kadını iştahlı gözlerden sakınmayı amaçlayan "tesettür"ün, bizatihi bir teşhir seansı olan "defile"ye konu olması, başlı başına bir çelişki değil mi?
     Mankenlerin dolaştığı, markaların yarıştığı, namahremin bakıştığı bir "gösteri", herkesin her şeyini sergilediği asrımızın gösteriş dünyasının dışında kalmayı seçmiş mümin kadını bozmaz mı?
     İsrafı teşvik eden, hazları yücelten, nefsi kışkırtan, tüketimi kamçılayan bir seyirlik, kanaatkarlığı, tevazuu, nefsin ve hazların ıslahını tembihleyen İslam terbiyesiyle bağdaşabilir mi?
     ***
     Ancak "teori"ye değil, "pratiğe" bakarsak iş farklıdır.
     Mümin kadının güzel görünmeyi ibadet sayar hale gelmesi, eşini ve çocuklarını da dönüştürecek bir modernleşme özleminin göstergesidir.
     Tüketim toplumunun örtünen kadına da bulaştırdığı bu "dişilik arayışı", kuşku yok ki peşinden "kişilik arayışı"nı getirecektir.
     Örtünen kadının sosyal hayatta erkekle buluşması, tesettürün podyuma çıkması, seccadeye pudra bulaşması, bu cenahta radikal yaklaşımları yumuşatacak, kadını hayata katacak bir gelişmedir.
     ***
     İronik ama gerçek:
     Siyasi İslam, çok eleştirdiği Kemalizmin izinden yürüyor.
     Kadını, önerdiği yaşam biçiminin bir sembolü olarak sokağa, okula, podyuma, kamusal alana sürüyor. Onun haklarını kıyafetinde simgeliyor.
     Fakat bu süreçte örtünen kadın da modernitenin nimetleriyle tanışıyor. Tüketim kültürünün pençesine düşüyor. Kendisi sisteme dahil olurken, dolaylı olarak ailesini de modernleştiriyor.
     Ancak bu, "Kemalizmin izinden gitme" hali "Gazi'nin balo yaptığı yerde ben de defile yapacağım" inatlaşmasına dönüşünce, doğal seyrinden çıkıp, tehlikeli bir şekil alıyor.
     Mazluma özgü "Ben de varım" iddiası, yerini muktedire özgü "Seni tanımam" dayılanmasına bırakıyor.
     ***
     Türban tartışmasıyla elektriklenen şu ortamda bu türden bir gerginlik, herhalde AKP hükümetinin en son ihtiyaç duyacağı şeydir.
     "Şeytan Ayetleri"nin tercümanının Sivas'a gelişini tahrik olarak görüp bir katliamın bahanesi sayanlar bilmelidir ki, tesettür defilesi için Ankara Palas'ın seçilmesinin de rencide (ve tahrik) edici bir sembolik anlamı vardır.
     Hepimizin aleyhine olan çatışmalardan kaçınabilmek ve barış içinde bir arada yaşayabilmek için, birbirimizin simgeleşmiş mekanlarına ve kişiliklerine saygı duymayı, hassasiyetlerine özen göstermeyi, tribüne yönelik şov amaçlı gösterilerden kaçınmayı öğrenmeliyiz.
     Sevgi Yağmuru Derneği, ismiyle uyumsuz bir sağanağa yol açmak istemiyorsa, 4 Haziran defilesine başka bir Palas bulmalıdır.
     
     can.dundar@e-kolay.net
     





Taha AKYOL
Her apartmana bir mescit!

Çetin ALTAN
Ülke yönetimlerinde zırvalamanın payı...

Melih AŞIK
Kadıköy'ün fethi

Fikret BİLA
Güçlülerin dayatması

Güneri CIVAOĞLU
Yarısı dolu

Can DÜNDAR
Seccadede pudra izi

Abbas GÜÇLÜ
Üniversite sınavı kalkıyor mu?

Sami KOHEN
Karşılıklı mesajlar...

Mehmet Y. YILMAZ
Kadınların nefret ettiği "şey"ler

Meliha OKUR
TOBB'un 'değişim' sınavı

Derya SAZAK
Anadolu hareketi

Meral TAMER
Neşter'de suçlu bulundu: Hastalar!

Tamer HEPER
Olması gereken bu mu?

Güngör URAS
Jil Sander'in giyimde marka olma öyküsü

Serpil YILMAZ
Ali Şen, Ruslarla doğalgaz patronu olmaya soyundu

M. Ali BİRAND
SORUN, 8. MADDE VE KÜRTÇE ÖZEL YAYINDA...