31 Mayıs 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   



Olması gereken bu mu?

İki şeritli yolda bir şeride araçlar park etmiş, yol düşmüş tek şeride dikkat ettim akşama kadar müdahale eden bir ekibe rastlamadım. Neler oluyor acaba, polis grevde mi?
     R. R. - İstanbul

     Polis grevde mi?
     Bu soru uzun uzun tahlili gerektiren bir soru. Yanıtına nereden başlamak gerekiyor biliyor musunuz, hani bir şarkı sözü var:
     "Karakolda doğru söyler mahkemede şaşar"
     Hiç kimse karakola düşmek istemez, teslim olacak sanıklar dahi pazarlık yapardı, "Teslim olacağım ama karakola değil, savcıya" derdi.
     Derken bugün çok şey değişti. Geçen gün gittiğim karakolda bana da çay ısmarladılar, başka gelenlere de. Bununla kalmadılar bir güler yüzle karşıladılar ki inanılmaz, gittiğime gideceğime pişman oldum. Adamları meşgul ettiğim için neredeyse utanır oldum. Bunu kinaye söylemiyorum, gerçek. (Münferit olaylar olmuyor mu? Oluyor onları genele katmak mümkün değil.) Ama kibarlık o derece ifrata kaçtı ki bu defa da yasaları ihlal edenlere müdahale etmeme hali ortaya çıktı. Örneğin Fındıklı'da lanet olası bir yol çalışması var, trafik iki şeritten zar zor yürüyor, bir şeridi araçlar park ederek kapamış, buna rağmen polis gelip müdahale etmiyor. Harbiye - Taksim arasındaki park daha mübalağalı, iki şerit park etmiş, ona da karışan yok. Barbaros Bulvarı bir sırat köprüsü, geçebilen cennetlik ama giren çıkan, park eden birbirine karışmış, el atayım diyen yok. Bizim evin soyulmasının birinci yaş gününü pasta ile eş dost birlikte kutladık, semtte her gün birkaç ev daha soyulup çantası alınmayan hanım kalmadı ama hırsızlardan haber yok. Bunlara bakıp zabıtanın kibarlık ve nezakette biraz ileri gittiğini söylemek gerekirken okuycum bunun adını "grev" olarak koymuş.
     Her şeyde olduğu gibi bunun da orta yolunu yani olması gerektiği şekli bulmak zorundayız. Herkese yasalar çerçevesinde muamele, mağduru koruma, suçu önleme, suç işleyeni tespit ve yakalama görevli mercilere teslim. Orta yol bu.
     
     tamerheper@host.com
     





Taha AKYOL
Her apartmana bir mescit!

Çetin ALTAN
Ülke yönetimlerinde zırvalamanın payı...

Melih AŞIK
Kadıköy'ün fethi

Fikret BİLA
Güçlülerin dayatması

Güneri CIVAOĞLU
Yarısı dolu

Can DÜNDAR
Seccadede pudra izi

Abbas GÜÇLÜ
Üniversite sınavı kalkıyor mu?

Sami KOHEN
Karşılıklı mesajlar...

Mehmet Y. YILMAZ
Kadınların nefret ettiği "şey"ler

Meliha OKUR
TOBB'un 'değişim' sınavı

Derya SAZAK
Anadolu hareketi

Meral TAMER
Neşter'de suçlu bulundu: Hastalar!

Tamer HEPER
Olması gereken bu mu?

Güngör URAS
Jil Sander'in giyimde marka olma öyküsü

Serpil YILMAZ
Ali Şen, Ruslarla doğalgaz patronu olmaya soyundu

M. Ali BİRAND
SORUN, 8. MADDE VE KÜRTÇE ÖZEL YAYINDA...