05 Haziran 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   


İLHAN BIKTIRDI

Lazio maçından sonra Lucescu'nun üzerine yürüyen yıldız oyuncuyu, arkadaşları da sahadaki siniri yüzünden şikayet ederken, yönetim kurulu yaka silkmiş, Lucescu da desteği çekmişti

     KARTALIN DERİN SIRLARI - 4
BİLAL MEŞE


     Beşiktaş kaynayan bir kazandı. Haşmet Kürüm (900 bin $), Yıldırım Demirören (750 bin $), Emin Önal (150 bin $), Muzaffer Nasıroğlu (400 bin $), Kıvanç Oktay (1 milyon $), Ahmet Kavalcı (300 bin $), Levent Erdoğan (150 bin $) ve Fikret Orman ellerini ceplerine atıp, kulübe borç veren isimlerdi. Ancak bu yöneticilerle, para vermeyenler arasında büyük bir gerilim yaşanıyor, bu ortam kamuoyuna yansıtılmıyordu. Ama kıvılcım, Prag'ta yangına dönüştü. Kıvanç Oktay ile İsmail Ünal'ın tartışmalarında, maç biletleri bahaneydi. İki yönetici birbirine girmişti.
     
     Orman'ın istifası
     Yönetimdeki tatsızlık Bosna Hersek'te fireyi getirdi. Sarajevo rövanşı için yapılan seyahatte, Fikret Orman, "Yasaklı gazetecilerle konuşmayın" diyen Başkan Bilgili'yle tartışıyordu. Orman, "Benim kimseyle sorunum yok. Özel yaşantıma kimse temlik koyamaz" diyordu. Fikret Orman, söz konusu yasaklı gazetecilerle, Serdar Bilgili'nin telefonda konuştuğunu duyunca kararını vermiş ve istifasını kulübe fakslamıştı. Asbaşkan Muzaffer Nasıroğlu da, kendisini yönetime alan Orman'ı yalnız bırakmayarak, istifa serisini sürdürdü.
     Fikret Orman'ın istifasının ardından, Altyapı Komite Başkanlığı için gizli bir yarış start almıştı. İki isim; Emin Önal ve Hüseyin Mican, kulise başlamıştı bile. Bilgili, Önal'a yakındı, bu nedenle 1 ay atama yapmadı. Ancak, Mican'ın Görevi bana vermezseniz, köprüden kendimi atarım" çıkışı ile soğumayan yarış, yine Mican'ın zaferiyle noktalandı.
     Takım içinde de sorunlar su yüzüne çıkmaya başlamıştı. UEFA Kupası ilk maçında İnönü Stadı'nda Sarajevo ile 2 - 2 berabere kalan Kartal şoka girmişti. Soyunma odası, kibrit yaksan, parlayacak gibiydi. Lucescu en son odaya gelmiş, başta savunma oyuncuları olmak üzere söylenip duruyordu. Oyuncular da sinirliydi. Ahmet Yıldırım patladı: "Elimizden geleni yaptık, acaba herkes yaptı mı?". Rumen hoca önce şaşırmış, ama öfkeyle patlamıştı: "Sakın bir daha karşıma çıkma". Ahmet'e fatura; para cezası ve PAF takımına sürgün olarak kesilmişti.
     
     Nouma sıkıntısı
     Pascal Nouma, Beşiktaş için başlı başına bir sıkıntıydı. Onun için muhbir tutulmuştu. Ve rapor hemen gelmişti: "Pascal, Lucescu'nun tercümanı Can Koro ile Etiler, Oktaköy ve Taksim bölgesindeki gece yaşantısının içine girdi. Üstelik her gece otele değişik kadınlarla geliyor, alkol alıyor, uyarıcı hap yuttuğu bile iddia ediliyor". Menajer Sinan Engin, bu ihbarlar üzerine, Lucescu'dan Can Koro'nun gönderilmesini ister. Rumen hoca karşı çıkar, ama Engin - Koro savaşı start alır. Ve Can Koro, gazetecilerle yaptığı kavganın ardından kovulur.
     Gençlerbirliği maçının bitiminde muhteşem bir sevinç yaşanırken, Tümer ile Yasin'in, Sinan Engin'e söyledikleri, soyunma odasını buza çevirir: "Bu maçın primi ne kadar olacak?". Engin'in çıkışı serttir: "Hangi yüzle para istiyorsunuz? Futbol mu oynuyorsunuz? Siz hiç utanmaz mısınız?". Engin hızını alamamış, Esenboğa Havalimanı'nda Hüsnü Güreli'ye dertlenmiştir: "Bu tür insanlarla uğraşmaktan bıktım. İşleri güçleri para. Bunlarla bir yere varamayız. Bıçak kemiğe dayandı". Güreli'nin sözleri, Engin'i sakinleştirir: "Sakin ol. Şampiyonluğu kazanalım, takımın havasını bozanlara hesabı sorar, gerekirse biletlerini keseriz"
     
     Derdimiz İlhan
     Roma'daki Lazio sınavı sonrasında yine Lucescu fırtınası esiyordu. İlhan Mansız ve Ahmet Dursun da, eleştirilerin boy hedefleriydi. Ancak İlhan'ın yanıtı da yenilir, yutulur cinsten değildi: "Ne bağırıyorsun be, tek suçlu ben miyim! Suçu biraz da, kendinde ara." Bu sözler üzerine ortam daha da gerginleşirken, kavgaya ramak kala, herkes araya girer. Ama İlhan sinirini alamaz, dolapları tekmeler, malzemeleri dağıtır.
     İlhan Mansız, Beşiktaş'a dert açan oyuncuların başında gelmektedir. Futbolcuların büyük bölümü, onun sahadaki sinirli görüntüsünden rahatsızdır. Lucescu ve Sinan Engin'e dert yanarlar: "Rakibi mi kovalayalım, İlhan Mansız'a mı sahip çıkalım?"
     Yönetim de yaka silkmektedir Mansız'dan. Gençlerbirliği maçının ardından Cengiz Kaptanoğlu'nun "Bu İlhan Mansız'dan bıktık. Onunla yeniden sözleşme yapmakla hata ettik. Kulüp bulabilir miyiz?" diye gazetecilere sorarken. yönetimin tavrını belgelemektedir. Lucescu da eşlik eder: "Mansız'a hemen kulüp bulun".
     
     Seyahat bitti
     Ve başrol yine İlhan'ındır. İnönü'deki Gençlerbirliği kupa maçının bitiminde soyunma odasında elenmenin siniri yaşanmaktadır. İlhan, Cordoba'ya çıkışır,"Ben attıkça sen yedin". Cordoba sinirlenir, ama Zago araya girerek ortamı yumuşatır.
     Lucescu'nun her boşlukta takımı özel maç için Romanya'ya götürmesi futbolcular içinde tepkilere neden olmuştu. Sergen bunu açıkça dile getirip, "Zaten yorgunuz. Bir de buralara gelip sürünüyoruz" demişti. Bunun üzerine Kartal bir daha Romanya'ya gitmedi, Rumen kulüpleri masrafları ödenerek İstanbul'a getirildi.
     Sonuçta; 100. yılda şampiyonluğu yakalayan Beşiktaş, her zaferin perde arkasında yaşanan kavgaları, tatsızlıkları ve en önemlisi sevinçleriyle burun buruna gelirken, koca bir sezonu geride bıraktı. Hepsi unutuldu bile... Şimdi yeni zaferlere yelken açılıyor yine.
     
TEM'de yarış !
     Sergen'in, at yarışı merakına ilginç bir örnek. Fulya - Ümraniye arasında gidip gelirken, yarışları radyodan takip eden yıldız oyuncu sonunda televizyonlu bir cip alır. Takım arkadaşları, birçok kez Sergen'in cipini TEM kenarında görürler. Önce anlam vermezler, sonra uyanırlar: Sergen yarış izliyor".
     
Delirdin mi?
     GALATASARAY derbisi. Hasan Şaş, Ali Eren'in yanına gelir ve Pascal'ı şikayet eder: "Şuna söyle, adam gibi oynasın, yoksa karışmam". Ali Eren yanıtı yapıştırır: "Sen delirdin mi oğlum! Vallahi silindir gibi ezer. Cesaretin varsa kendin söyle."
     
Çözdüm... Çözdüm
     Slavia Prag seyahati sırasında Lucescu çok garip davranıyordu. Yolda, otelde kimseyle konuşmuyor, sürekli düşünüyordu. Gece 02.00'ydi. Rumen hoca, lobide Yıldırım Demirören'in yanına geldi ve bağırmaya başladı: "Çözdüm... Çözdüm". Herkes şaşkındı. Oysa Lucescu'nun çözdüğü Prag'ın oyun planıydı ve büyük heyecanla taktiğini anlatıyordu.
     


SPOR


İLHAN BIKTIRDI
At yarışları
Avrupa Ligleri
ÜLKER'İN İNADI İNAT: 80-72
2. LİG puan durumu
NBA’de final gecesi
Patron Özbey
Transferde pürüz
FENERBAHÇE UYANACAK
Orhan ve Ömer Galatasaray'da
Rota değişti
RALLİDE SİRTAKİ
2 FİLM BİRDEN
COSTA yine zorla
Kortta tur günü
Haber turu...
Kısalarak uzattılar
Güneş'in Sergen planı!





Bilgin GÖKBERK
Kısalarak uzattılar
Ercan GÜVEN
Güneş'in Sergen planı!


 İSTATİSLİKLERLE LİG
 EURO 2000
 SIDNEY 2000
 DÜNYA KUPASI 98