05 Haziran 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   



Sanayimizden sektörel fotoğraflar (3)

Konfeksiyoncuların rakibi dünya. İstekleri başta enerji, tüm kamu girdilerinde fiyatların rakiplerdeki düzeylere çekilmesi

     Türkiye'nin toplam ihracatında hazır giyimin payı 1980'de % 4.5'ti, 2002'de % 25.4'e yükseldi. 1997'den 2001'e kadar yerinde sayan hazır giyim ihracatı, 2001 krizinin ardından devalüasyonun getirdiği kur avantajının yanı sıra iç piyasadaki daralmanın da katkısıyla geçen yıl önemli bir sıçrama yaptı (milyar dolar):
     
     1996: 6.3
     1997: 7.1
     1998: 7.6
     1999: 7.2
     2000: 7.3
     2001: 7.4
     2002: 9.2
     2003: 11.0
     
     İhracatta bu yıl beklenen artışta en belirleyici faktör, kuşkusuz euronun dolar karşısında değer kazanması. Zira konfeksiyon ihracatımızda aslan payı AB ülkelerine.
     
İhracatın dörtte biri
     5. İstanbul Sanayi Forumu'nda hazır giyim gibi, toplam ihracatımızın dörtte birini sırtlanmış bir sektörün temsilcisi olarak Hasan Y. Attila kürsüye gelip de sorunları sıralayınca, bütün dünya ülkeleriyle rekabet halindeki bir sanayinin öncelikleri hemen çıkıverdi karşımıza.
     Aslında önceki günkü yazıda yer alan tekstil sektörü de hazır giyim gibi yıllardır dünya arenasında. Ancak pahalı enerjiden yüksek işçilik maliyetlerine Attila'nın sıraladığı sorunlar, tekstilciler adına konuşan Ömer Dinçkök'ün gündeminde yoktu. Belki birbirine yakın 2 meslek komitesi, kendi aralarında iş bölümü yaptıklarından, belki de kendi elektriğini kendi üreten Dinçkök'ler için pahalı enerji öncelikli sorun olmadığından...
     Diyebilirsiniz ki Başbakan Tayyip Erdoğan ve ekonomiyle ilgili 3 bakanın önündeki konuşmaların, meslek komitesi başkanı sıfatıyla ve tüm sektörü temsilen yapılması gerekmez miydi? Elbette, ama sektör adına konuşsak bile kişisel bakış açımız, ufkumuz ve önceliklerimiz yine de belirleyici olmaz mı?
     
Doğalgaz zammı geri alınsın
     Gelelim Attila'nın peşpeşe sıraladığı ve daha sonraki konuşmalarda da kısmen gündeme gelen sorunlara:
     " •  Enerji fiyatları dünya fiyatları seviyesine çekilmeli, yüzde 12'lik doğalgaz zammı geri alınmalı.
•  Yabancı sermaye girişinde aşırı bürokrasi ve engeller kaldırılmalı.
•  Markalı yabancı yatırımcı desteklenmeli.
•  Kayıt dışı da dahil sanayi envanterimiz derhal çıkarılmalı.

İstihdam teşvikleri
•  Konfeksiyon sektörü, özel kesim imalat sanayiinde çalışanların kayıtlı yüzde 10'unu, kayıt dışını da dahil edersek yüzde 20 - 25'ini kapsamaktadır. Kayıt dışı çalışanların kayıtlı işçilerden daha yoğun olduğu bu sektörde, köprü geçişle kayıt altına giriş sağlanmalı. Köprü geçiş için istihdam teşvikleri derhal uygulamaya konulmalı.
•  Emek yoğun bir sanayi olan hazır giyim sektörü, yüksek işçi maliyetleri yüzünden rekabet avantajını her geçen gün kaybetmektedir. İşçilik maliyetlerinde devletin aldığı pay azaltılmalı.
•  Kullanılmış makine ithalatına sektörlere göre kısıtlama getirilmeli, konfeksiyon sektörü için makine yaşı 3 - 5 yıla indirilmeli. Bu amaçla teknoloji teşviki gündeme getirilebilir.

25 milyar $ ihracat mı?
•  Milli Eğitim Bakanlığı teknik eğitime ağırlık vermeli ve bu bağlamda mesleki ve teknik okullar desteklenmelidir. Marka olabilmek ve moda yaratabilmek için stilist, tasarımcı ve modacı yetiştirmeye yatırım yapılmalı."
Attila, 3 yıl sonrası için 25 - 40 milyar dolar gibi iddialıdan öte, uçuk bir hedef ortaya koydu. Hiç gerçekçi olmayan, abartılı bir hedef! Yoksa yılların biriktirdiği devasa sorunlara AKP hükümeti çözüm getirdiği takdirde mi bu hedeflere ulaşılabiliriz demek istedi sayın Attila?
AKP hükümeti, sadece geçmiş siyasilerin kendi ceplerini doldurma pahasına Türkiye'yi mahkûm ettikleri pahalı enerji boyunduruğundan sıyrılmamızı sağlayabilse, tek başına o bile Türkiye'yi bir miktar uçurabilir!

YARIN: Deri ve Ayakkabı     
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     





Taha AKYOL
Amerika nereye?

Çetin ALTAN
"Arada sırada mezarlıkları ziyaret ediniz..."

Melih AŞIK
Amerikalı şaştı...

Fikret BİLA
Ercan Arıklı

Hasan CEMAL
Hayatın efendisi, dergilerin efendisi!

Yılmaz ÇETİNER
Kredi kartlarına tefeci faizi!

Güneri CIVAOĞLU
Kader konuşmadık

Can DÜNDAR
Bir lordun kaza sonucu ölümü

Hurşit GÜNEŞ
Para ikamesinin akıbeti

Doğan HEPER
İhanet çemberi

Mehmet Y. YILMAZ
Bazı 'acemilikler' güven zedeler!

Hasan PULUR
O, otelin önüne Hilmi Yavuz'un posteri yakışır...

Derya SAZAK
CHP'de AB kuşkusu

Meral TAMER
Sanayimizden sektörel fotoğraflar (3)

Yaman TÖRÜNER
Enflasyon düşüyor, ama...

Güngör URAS
Reel faiz "+27.9" TEFE "-0.6" "...gel de şaşma!.."

Serpil YILMAZ
Düşmanlar ve dostlar çalışıyor

M. Ali BİRAND
Fikir ile silahı ayırabilecek miyiz?