|


Kapkaççı değil şehir eşkıyası!
Ben bu filmi Vietnam'da savaşın bittiği günler Saygon'da çok gördüm, yaşadım. Hepsi birbirine benzeyen yüz binlerle insan sokaklarda yürüyor. Binlerle, skuter denilen motosikletlerin üzerinde. Herkes hareket halinde kıpır kıpır. Orada deneyimli bir Fransız gazeteci otelden dışarıya çıkarken beni uyarmış:
- Aman, demiş, fotoğraf makineni boynuna as göbeğinin üzerinde tut. Paranı koynunda sakla, cebinde sadece 10 dolar kalsın. O skuterli haydutlar çekip alır, başka bir skuterin tekerlekleri arasında ezilirsin!
Gazetecinin nasihatini tutmuştum. Buna rağmen dikkatli yürüyordum. Bir günde en az 5 - 6 kapkaç olayı gördüm. Kaybeden, yerlerde sürünüyor, ağlıyor, yardım istiyor. Kaçanın peşinden koşan yok!
Ama orası yıllar süren iç savaşın Saygon şehriydi! Biz ise aynı olayları İstanbul'da yaşıyoruz.
Canını kurtar da! Evet, İstanbul'da kadınlar erkekler, yaşlısı genci insanlar tedirgin! Sokağa çıkmaya korkuyor herkes nerede nasıl soyulurum diye. Evden çıkarken anneler kızlarını, evlatlar annelerini uyarıyor:
- Aman dikkat et, çantanı boynundan as, sıkı tut.
- Sakın fazla para alma yanına, kimliğini, kartlarını her yerde çıkarma.
- Evladım, çantanı çekip, haydutlar seni zorlarsa, bırak gitsin! Canına bir şey olmasın da gerisine boş ver!
Bu kadar sıkı uyarılara rağmen insanın elbet boş bulunduğu anlar oluyor. Şehir eşkıyası işte o zaman saldırıya geçiyor. Kime karşı, savunmasız kadınlara karşı!
Bunlar ne insafsız ne imansız eşkıya yahu!
Gözünüzü seveyim meslektaşlarım, ne olur bir daha kapkaççı demeyin bunlara. Bunlar düpedüz şehir eşkıyası.
Teröre sigorta yok mu? Bir hafta kadar önce Sibel Balcı isminde bir öğrenciye saldıran bu herifler el çantasını gasp etmişler, genç kızı gaddarca hırpalamışlardı. Çocuk yediği köteğe, gasp edilen parasına yanmıyor da ÖSS sınavlarına giriş kartını, kimliğini tam da sınav günü soygunda kaybedişine ağlıyor!
Bir işçi olan babası kızına bir yıl daha fedakarlık yapacak, ama Sibel'in kaybolan bir yılı ne olacak? Devlet bu terörün diyetini, yani sigortasını ödememeli mi? Bal gibi ödemeli!
Madem şehir eşkıyalığı olağan hale geldi, bu gibi olaylara maruz kalan öğrencilerin ÖSS'de yeni bir sınav fırsatı ile mağduriyetlerinin karşılanması yine aynı devletin görevi değil midir?
Eşkıya çeteleri Vatandaşa isabet olasılığı her gün daha artıyor böyle saldırıların! Genç yaşlı, çocuk kadın, erkek dinlemiyor eşkıya! Saldırdıkları savunmasız insanların ölmeleri, yaralanmaları, sakat kalmaları hiçbirinin umurunda değil! Üstelik artık çeteler halinde faaliyet gösteriyorlar!
Bunlar hala kapkaççı öyle mi? Altı ay hapis veya tecil veya af; olmazsa yaşı küçük yine kurtuluş! O da olmadı mı, yasaların girift yorumlarından yararlanıp eşkıyayı yine toplumun içine salıvermek. Hukuk değil, guguk derler buna!
Biz bu kadar ahmak insanlar mıyız yahu, insaf edin! Bu ne vurdumduymazlık!
|
|

|