15 Temmuz 2003 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   



Yine madde 8!

     Terörle Mücadele Yasası'nın 8. maddesi... Uzun yıllardır bu ülkede 'düşünce özgürlüğü'nü kısıtlayan demokrasi ayıplarımızdan biridir. TBMM'den geçen Altıncı Uyum Paketi'yle kaldırılmıştı, Cumhurbaşkanı Sezer'in vetosuyla geri geldi.
     İşlevini sürdürüyor.
     Bir sanatçı, Ferhat Tunç, geçen hafta bu maddeden tutuklandı.
     Oral Çalışlar'ın yazısından:
     "Terörle Mücadele Yasası'nın 8. maddesinin kaldırılmasına karşı çıkanlar acaba farkındalar mı, Ferhat Tunç 8. maddeden tutuklandı. Ferhat Tunç, Doğubeyazıt'taki konseri sırasında yaptığı bir konuşma nedeniyle Terörle Mücadele Yasası'nın 8. maddesini ihlal etmiş.
     Ferhat Tunç'u yakından tanırım.
     Duyarlı, demokrat bir sanatçı.
     Onun Pişmanlık Yasası yerine genel af istemesini de çok iyi anlıyorum. Hakkındaki iddiayı tam olarak öğrenebilmiş değilim.
     Bazı gazetelerin iddiasına göre Ferhat Tunç, 'Merhaba PKK'liler!' şeklinde bir söz etmiş. Ferhat'ı yakından tanıdığım için böyle bir söz etmeyeceğini de biliyorum.
     Ferhat Tunç tutuklanınca, Türkiye bölücülük ile mücadele mi etmiş oluyor? Ferhat Tunç, tutuklanınca Türkiye bölünme tehlikesinden mi kurtuluyor?
     Ferhat Tunç'un tutuklanması gösterdi ki, bu ülkede huzur istemeyen, sürekli gerginlik yaratmak isteyen bir eğilim varlığını sürdürüyor.
     Siz bir ülkenin tanınan bir sanatçısını tutuklayarak ne elde edebilirsiniz? Ferhat Tunç, hayranları olan, sevilen bir sanatçı. Onunla Hakkari'de, Tunceli'de, yurtdışında birlikte bulundum. Halkın kendisine ne kadar büyük sevgi gösterdiğine tanık oldum.
     Ferhat'ın söylediği birkaç söz nedeniyle tutuklanması, Ferhat'ı sevenlere, onunla yüreğini paylaşanlara da bir mesaj içeriyor. Bu mesaj, bu ülkede bir türlü iç barışın gerçekleşmeyeceği anlamına mı geliyor?
     Ferhat Tunç birkaç gün sonra serbest kalır.
     Yahut da bir süre yatar çıkar.
     Ona bir şey olmaz.
     Ama bu ülkeye çok şey olur.
     Bu ülke insanının yüreğinde durmaksızın yaralar açılıyor. İnsanlarımız, duygularımız örseleniyor. Birilerinin keyfi bozulmasın diye bu ülkenin sanatçısı hapse atılır mı?
     Bu düzen savunucularının artık bir gerçekle yüzleşmesi gerekiyor: Bu düzen böyle savunulmaya devam ederse, hem kaçınılmaz şekilde dağılacak, hem de insanlarımıza acı vermeye devam edecek.
     Türkiye'de 'çözümsüzlüğün çözüm' olduğunu düşünen çevreler bulunduğunu biliyoruz. Onlar istiyorlar ki, Türkiye'nin hiçbir temel sorunu çözülmesin.
     Ne Kıbrıs...
     Ne Kürt sorunu...
     Ne özgürlükler sorunu...
     Hiçbiri çözülemesin!
     Böylece Türkiye çözümsüzlüklerin sarmalı içinde, statükoculara mahkum durumda çaresizliğin esiri olsun." (Cumhuriyet, 11 Temmuz 03, s.4)
     Oral Çalışlar'ın tepkisi böyle.
     Ferhat Tunç'tan da bir mektup var:
     "Öncelikle şunu belirteyim ki, söylediğim iddia edilen 'Merhaba PKK'lı arkadaşlar' sözü bana ait değil... Doğubeyazıt'ta verdiğim konser, 40 bine yakın Doğubeyazıtlı'nın, onlarca yerel TV ve ulusal kanalın takip ettiği bir konserdi. Ne hikmetse, geçen bu süreye rağmen, bu kanalların ve gazetecilerin duymadığı ve tanık olmadığı bu ifadeyi, savcılığın bugünlerde, bölgenin birçok kentinde, 'Barış İçin Bir Şarkı' konserlerimin olduğu bir dönemde gündeme getirmesi düşündürücü... 20 yıldır toplumsal barışın sağlanması için mücadele eden, söylediğim şarkılarla da buna hizmet etmeye çalışan bir sanatçı olarak yaşadım... Son dört yıllık barış sürecinin korunmasını istemenin; Türkiye'de yaşayan halkların kendi dilini, kültürünü, inancını özgürce yaşayabilmesini talep etmenin karşılığı bu olmamalı. Beni üzen şey, cezaevine konulmaktan çok, barış sürecinin bu şekilde baltalanması."
     Bana gelince...
     Oral'la Ferhat Tunç'un satırlarına ekleyecek bir şeyim yok.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     





Taha AKYOL
YÖK kavgası

Melih AŞIK
Devlet adamı (!)

Fikret BİLA
Süleymaniye olayının izi silinir mi?

Hasan CEMAL
Yine madde 8!

Güneri CIVAOĞLU
Mam Celal

Can DÜNDAR
Bu yazıyı okuyun ve gurur duyun!

Abbas GÜÇLÜ
YÖK'ün "sakıncalı" rektörleri baş tacı!

Hurşit GÜNEŞ
Bu yıl ekonomi nasıl büyüyecek?

Sami KOHEN
Yalanlar ve gerçekler

Mehmet Y. YILMAZ
Sorun sanatçıda değil katliamı unutanlarda!

Derya SAZAK
Ada'da siyasi linç

Meral TAMER
Tarkan ve Sertab'ın telifleri Avrupalı'nın cebine kalıyor

Güngör URAS
BDDK "sorumlu" olmalı

M. Ali BİRAND
Bir de Kuzey Irak sorunu yaratmayalım