15 Temmuz 2003 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   



Tarkan ve Sertab'ın telifleri Avrupalı'nın cebine kalıyor

Nedeni: Dışişleri Bakanlığı'nın, Roma Sözleşmesi'nin çevirisini 8 yıldır bir türlü tamamlayıp da Bakanlar Kurulu'na iletememesi

     Sertab Erener, Eurovision'da ipi göğüslediğinden bu yana Avrupa pop müzik listelerini yıkıp geçiyor. Sertab'ın karşısında ne Ricky Martin dayanabildi, ne Jennifer Lopez. Almanya, İsveç, İsviçre, Yunanistan, Avusturya, Hollanda ve Belçika'da ikisini de haftalarca geride bıraktı. İsveç ve Yunanistan'da liste başı. İspanya ve Hollanda'da ilk 5, Belçika'da ilk 10, Almanya'da ilk 15 arasında. Yunanistan'da Sony'den altın plak aldı.
     Ancak Sertab Erener'in telifleri Avrupalı'nın cebine kalıyor. Tıpkı değişik Avrupa başkentlerindeki hipermarketlerde şarkılarını duymaya alıştığımız Tarkan gibi...
     
     Almanya'da biriken
     Sanatçılarımızın ve müzik yapımcılarının sadece Almanya'da bugüne kadar 10 milyon dolarlık telif alacağı birikmiş durumda. O da Sertab'ın şarkısı Avrupa pop müzik listelerinde patlama yapmadan önceki rakam. Şimdi belki 2 katına çıkmıştır.
     Fransa, İsveç ve Yunanistan gibi diğer Avrupa ülkelerini kattığınızda, Türk sanatçılarının birikmiş telif hakkı alacakları daha da büyüyor. Buna karşılık biz, ülkemizde çalınan yabancı parçaların teliflerini yıllardır tıkır tıkır ödüyoruz.
     Bu garabetin nedenini duyunca şapkanız uçacak: Bir çevirinin 2 bakanlık arasında 8 yıldır tamamlanamaması!
     
     Roma Sözleşmesi
     Türkiye'de hukuk garabetinin en uç örneklerine yıllardır tanık oluruz. Ancak sanat icra edenleri ve yapımcıları yurtdışı gelirlerinden mahrum eden bu hukuk garabeti, Türkiye'nin pek alışık olduğu türden değil!
     "İcracı Sanatçılar, Fonogram Yapımcıları ve Yayın Kuruluşlarının Korunmasına Dair" Roma Sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan ülkelerdeki sanatçı ve yayıncıların uluslararası telif haklarını güvence altına alıyor. Türkiye bu anlaşmayı 8 yıl önce tam da bugünlerde (7 Temmuz 1995) 4416 sayılı yasayla kabul etti.
     
     Sorumlu Dışişleri
     Hukuki prosedür gereği henüz Roma Anlaşması'na taraf ülke olmadığımız için, ilgili ülkeler bizim yapımcılara ve sanatçılara ödeme yapamıyor. Roma Sözleşmesi'nin çevirisinin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılması ve Bakanlar Kurulu'na iletilmesi, Bakanlar Kurulu'nda kabul edildikten sonra da Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması gerekiyor ki ödeme yapılabilsin.
     Sözleşmenin çevirisini tamamlamakla yükümlü olan birim, Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Ekonomik İşler Daire Başkanlığı.
     
     Elinizi çabuk tutun
     Dışişleri Bakanlığı artık elini biraz çabuk tutsa fena olmaz. Zira Türkiye, son dönemde müziğiyle ve kültürüyle de dünyaya hızla açılmaya başladı. Dolayısıyla olay artık tek taraflı değil. Ekonomik kaybımızın boyutları ihmal edilebilir olmaktan çıkmış durumda. Biz henüz dünyaya açılmanın nemasını toplayamıyoruz, ama Avrupalılar bizden son kuruşuna kadar topluyor..
     Tarkan ve Sertab Erener gibi, eserleri Avrupa listelerinde ilk sıralara tırmanan sanatçılarımız ve onların yapımcıları, Avrupa'daki birçok TV kanalı ve radyoda defalarca çalınan şarkılarının karşılığını en kısa zamanda almalı. Dışişleri ve Kültür Bakanlığı arasında 8 yıldır çözülemeyen bir muamma haline gelmiş bulunan bu saçmalığa AKP hükümeti umarız en kısa sürede nokta koyar ve bir hukuki prosedürün tamamlanamaması yüzünden daha fazla ekonomik kaybın oluşmasına izin verilmez.
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     





Taha AKYOL
YÖK kavgası

Melih AŞIK
Devlet adamı (!)

Fikret BİLA
Süleymaniye olayının izi silinir mi?

Hasan CEMAL
Yine madde 8!

Güneri CIVAOĞLU
Mam Celal

Can DÜNDAR
Bu yazıyı okuyun ve gurur duyun!

Abbas GÜÇLÜ
YÖK'ün "sakıncalı" rektörleri baş tacı!

Hurşit GÜNEŞ
Bu yıl ekonomi nasıl büyüyecek?

Sami KOHEN
Yalanlar ve gerçekler

Mehmet Y. YILMAZ
Sorun sanatçıda değil katliamı unutanlarda!

Derya SAZAK
Ada'da siyasi linç

Meral TAMER
Tarkan ve Sertab'ın telifleri Avrupalı'nın cebine kalıyor

Güngör URAS
BDDK "sorumlu" olmalı

M. Ali BİRAND
Bir de Kuzey Irak sorunu yaratmayalım