15 Temmuz 2003 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   



Bir de Kuzey Irak sorunu yaratmayalım

     Türk-Amerikan ilişkilerindeki rahatsızlık beni korkutuyor. Kaygımın asıl nedeni de, kırılıp dökülen ilişkileri tamir etmesi gerekenlerin, yeterli ihtimamı göstermemeleri.
     Hele bir de Ermeni Soykırım Tasarısı, ABD Senatosunda kabul edilmiş olsaydı, durum daha da kritikleşecekti. Allahtan bir yandan Yahudi lobisi, öte yandan da Bush yönetiminde hala sağduyusunu kaybetmemiş bir kaç kişinin müdahelesi sayesinde, felaket son dakikada engellenebildi. Tehlike tamamen geçiştirilmedi. Demoklesin kılıcı gibi başamızın üstünde sallanacak.
     Benim gibi çok kimsenin asıl rahatsızlığı, Kuzey Irak'taki gelişmelerden kaynaklanıyor. Zira biran önce kontrol altına alınamazsa, Kuzey Irak Türkiye'nin kendi kendine yarattığı büyük bir sorun kaynağı veya sorunlar yumağı durumuna girecektir.
     
     KUZEY IRAK'I DÜŞMAN YAPMAMALIYIZ...
      Türkiye, giderek artan bir ölçüde, Kuzey Irak Kürtlerini düşman olarak görüyor. Kuzey Irak Kürtlerinin bir bölümünde ard düşünceler bulunduğundan kuşkumuz yok. Önce kendi bağımsızlıklarını veya Konfederatif bir yapı içinde, kendi düzenlerini kurduktan sonra, Türkiye'deki Kürtlerle birleşip Büyük Kürdistan rüyasını gerçekleştirmek istediklerini de biliyoruz. Ancak, Türkiye'nin buna karşı tutumunu yanlış buluyoruz. Bu yaklaşımla, Kürt sorununun büyümesi engellenemez. Aksine, körüklenir ve bataklık genişletilir.
     Türkiye, Kuzey Irak'ın içine asker sokup, gelişmeleri kontrol altında tutmak istediği, Türkmen'leri örgütleyip-eğitip-silahlandırıp Kürtlere karşı kullanmaya çalıştığı izlenimi veren tutumlar alıyor. Yetkilileri (asker ve sivil) demeçleriyle, Kuzey Irak'ı sürekli hırpalıyorlar. Kuzey Irak'ın beslenme kapısı olarak bilinen Habur da sürekli kısıtlama yapıp, burayı adeta Iraklı Kürtleri cezalandırmak için kullanıyorlar.
     Özetlemek gerekirse Türkiye, Kuzey Irak'ı kendine düşman bir bölge konumuna sokmak eğilimi içinde görülüyor.
     
     PKK-KADEK İLE BÖYLE MÜCADELE OLMAZ
     Türk yetkililerin bu yaklaşımlarının altında iki neden yatıyor:
     - PKK-KADEK'in Irak'tan çıkmasını ve silah bırakmasını sağlamak
     - Kuzey Irak'ın, Türkiye'deki Kürt ayrılıkçıları için bir model oluşturmasını engellemek.
     PKK-KADEK militanlarının silahsızlandırılması ve bölgeden çıkarılması konusunda, sadece Talabani ve Barzani değil, ABD ile ilişkilerde devreye sokuluyor.
     Ancak, Washington ile sürtüşmeye girildi ve (işte benim kaygılarımda buradan itibaren başlıyor) müdahele edilmediği taktirde ilişkilerin giderek kontrolden çıkma tehlikesi var. dolayısıyla, ABD'den PKK konusunda beklenen destek pek gelmeyecekmiş gibi görünüyor.
     Türkiye'nin, PKK ile mücadelesini, ABD ile sürtüşerek gerçekleştirmesi imkansızdır.
     9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in son günlerde sık sık uyarıda bulunmasının altında yatan gerçek de bu...
     Demirel, Talabani ve Barzani ile kavga ederek, ABD ile düşmanlık sürdürerek, PKK'nın marjinalleştirilemeyeceğini söylüyor... Bundan dolayı da "Aman oradaki askerlerimizin görevini ve görev çizgilerini iyice saptayalım ve kamuoyuna da açıklayalım" diyor. Bu konuda şeffaf davranılmaz, ABD ile bir anlaşmaya varılmazsa ilerde çok daha büyük olaylarla karşı karşıya kalınabileceğinin sinyallerini veriyor.
     Bunlar doğru saptamalar...
     Türkiye, Amerikan ve Kürt düşmanlığı sürdürerek PKK sorununu çözemez. Tam aksine, Kürt sorununu biraz daha zorlaştırır. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Kuzey Irak ileri yıllarda tam bir düşman yuvası, PKK'ya kucak açan bir bölge konumuna dönüşebilir.
     Şimdi gelelim, Kuzey Irak'ın Türkiye'deki Kürtler için model olmaması amacıyla yapılan mücadeleye. Acaba etkili olunabilir mi, yoksa kendi kendimizi mi yaralarız?
     Özetle, ne yapmamız gerekir?
     Yarınki konumuz bu olacak.
     
      * * *
     
KÜRT VE İSLAMCI KORKUSU DİRİLTİLİYOR
     Medyamızda bazı yazarlar vardır, köşelerini okuduğunuz zaman hangi kurumların ne düşündüklerini anlayabilirsiniz.
     Son günlerde dikkatleri çeken gelişme, PKK saldırıları ve islamcıların faaliyetlerinin ön plana çıkartılması. İlginç olanı, bu örneklerden harekete geçilip, AB uyum yasalarına ateş püskürmeleri. Açıkça söylenmeyen, ancak söylenmek istenen şu:
     "... Demokratikleşmeyi bırakalım. Zira bu büyük bir oyundur. Ülkeyi bölmek isteyenlerin, Türkiye'yi din devletine dönüştürmeye çalışanların ekmeğine yağ sürülmesin..."
     Bu konuları küçümsemiyorum.
     Ancak bunlarla mücadelenin eski yöntemlerle değil, tam aksine demokratikleşmeyle daha da etkili olacağına inanıyorum. Dünya'da bunun örnekleri de çok var.
     Türk toplumu artık, Kürt militanlara ve Siyasi İslamı yaymak isteyenlere prim vermeyeceğini açıkça gösterdi. 7 inci paketin AB için değil, aksine kendimiz için önemli olduğunu kabul etmemiz gerekmiyor mu?
     
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.tr) yayınlanmaktadır. )     
     
     mabirand@e-kolay.net
     





Taha AKYOL
YÖK kavgası

Melih AŞIK
Devlet adamı (!)

Fikret BİLA
Süleymaniye olayının izi silinir mi?

Hasan CEMAL
Yine madde 8!

Güneri CIVAOĞLU
Mam Celal

Can DÜNDAR
Bu yazıyı okuyun ve gurur duyun!

Abbas GÜÇLÜ
YÖK'ün "sakıncalı" rektörleri baş tacı!

Hurşit GÜNEŞ
Bu yıl ekonomi nasıl büyüyecek?

Sami KOHEN
Yalanlar ve gerçekler

Mehmet Y. YILMAZ
Sorun sanatçıda değil katliamı unutanlarda!

Derya SAZAK
Ada'da siyasi linç

Meral TAMER
Tarkan ve Sertab'ın telifleri Avrupalı'nın cebine kalıyor

Güngör URAS
BDDK "sorumlu" olmalı

M. Ali BİRAND
Bir de Kuzey Irak sorunu yaratmayalım