16 Temmuz 2003 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   



Ah tezkere Vah tezkere

     Dr. Ragıp El Sulh imzalı makalede, "ABD'nin Irak'a, komşuları ve dünya için tehdit oluşturduğu gerekçesiyle girdiği... Ama asıl bu yeni Irak'ın tehdit haline geldiği" iddia ediliyor. (1)
     Dr. El Sulh, 18 Haziran'da, ABD askerlerinin içinde, eski Irak rejiminden arananların bulunduğu ihbarıyla bir konvoya baskın yaptıklarını ve sınırda Suriye askerlerine saldırmak emri aldıklarını hatırlatıyor. Yoğun bir tahkikatın başlatıldığına işaret ediyor.
     Dr. Sulh, bunun aslında Suriye'ye gözdağı vermek olduğu görüşünde.
     ABD'nin Irak'ta varlığı ve egemenliğinin her koşuluyla yöredeki ülkeler tarafından kabul edilmesi için bir kuvvet gösterisi diye değerlendiriyor.
     
11 Türke kelepçe ve çuval
     Dr. Sulh makalesinde, bu kuşkusunu, temmuz başında Kerkük'teki Türkiye özel birliğinin merkez bürosu baskınıyla katlandığını yazıyor.
     11 subay ve astsubayın elleri kelepçelenerek, başlarına çuval geçirilerek gönderilmesini Suriye'den sonra Türkiye'ye de mesaj olarak değerlendiriyor.
     Dr. El Sulh'a göre, ABD böyle bir baskın yapmadan da Türkiye özel kuvvetleri ile ilgili kuşkularını giderebilirdi.
     Örneğin...
     Eğer Kerkük Valisi'ne suikast gibi bir ciddi istihbaratı varsa, valinin korumalarını artırabilirdi.
     Türk yetkililerden, ihbara konu olan askerlerini geri çekmelerini, değiştirilmelerini isteyebilirdi.
     Şimdi yapılmış olan ABD - Türkiye ortak komisyonunu daha işin başında kurabilirdi.
     Böyle daha bir dizi barışçı çözüm formülü varken, özel kuvvetlerin merkez bürosunu basmak, Türk subay ve astsubaylarını yere yatırarak, ellerine kelepçe vurmak, başlarına çuval geçirerek 48 saat hapis tutmak olsa olsa Türkiye'ye gözdağıdır.
     
İran bürosu da topun ağzında
     Bir not daha...
     Aslında ABD güçleri Irak'taki İran İrtibat Bürosu'nu da basacaklarmış.
     İran uyanık çıkmış.
     Barzani'yi uyarmış.
     Barzani de ABD komutanını...
     Böylece İran İrtibat Bürosu'na baskın direkten dönmüş.
     Ancak, ABD bir şekilde İran'a da gözdağı verecektir.
     Çünkü üslubu böyle.
     O nedenle bu üslubun tanımını, Dr. Sulh'ten satırlara bırakalım:
     "Bütün bunlar Bush'un Ortadoğu projelerini ve ABD işgalinin Irak'ta sürmesini bütünüyle ve şartsız kabul etmeleri bağlamında her iki ülkeye yönelik (Türkiye ve İran) tavırlardır.
     İşgal kendi mantığını, sadece Irak'a değil, komşu ülkelere de dayatmakta."
     ABD, Irak'ta direniş yayıldıkça ve insan kaybı sürdükçe, daha da dayatmacı olacaktır.
     Irak'ın giderek, çevre ülkeler ve dünya için daha büyük tehdit haline gelmesi ve kamuoylarında ABD'ye karşı yükselen tepki bir zehirli sarmal oluşturacaktır.
     Çirkin Amerikalı imajının günümüze taşınan duplikası ile karşı karşıyayız.
     
Ağızlara bant
     Kuzey Irak'tan dönen Cengiz Çandar ve İlnur Çevik'in izlenimlerini Mehmet Ali Birand'ın Manşet'inde izledik.
     Amerikalı komutan bir basın toplantısı yapmaktan, aldığı emir nedeniyle vazgeçmiş... Eğer konuşsaymış anlatacakları varmış. Türk özel güç subaylarının Türkmenlerle yaptıkları toplantıyı KYB banda almış... Bir Kızılay konvoyunda, Türk silahlı güçleri yakalanmış ve geri gönderilmiş, Türk özel güçleri bürosu ile Türkmen Cephesi aynı binadaymış...
     Bunlar kuşku verici olabilir...
     Zaten dün Türkiye ABD ortak araştırma grubunun bildirisi de buram buram tarafların birbirine olan kuşkusunu yansıtıyordu.
     "Olaydan tarafların üzüntü duydukları" yolundaki makyaj satırı ötesinde atılacak her adımın bildirimi ve irtibat subaylarının görevlendirilmesi bu kuşkuları vurgulamakta.
     Ah tezkere... Vah tezkere.
     .....
     (1) Makalenin tam metni bugünkü Radikal'de...
     
     g.civaoglu@milliyet.com.tr
     





Taha AKYOL
Türkiye'ye yönelen tehdit

Çetin ALTAN
Son vapurlar

Melih AŞIK
Kars zarafeti...

Fikret BİLA
Çuval, kelepçe ve açıklama

Hasan CEMAL
Kuzey Irak'ta siville asker...

Güneri CIVAOĞLU
Ah tezkere Vah tezkere

Abbas GÜÇLÜ
YÖK reformu arapsaçına dönüyor

Hurşit GÜNEŞ
TL'nin şahlanışı

Nail GÜRELİ
'Bu kadro'dan nasıl kurtulunur?

Sami KOHEN
Özür yok, ama...

Mehmet Y. YILMAZ
Üç yanlış bir yaratıcıyı götürür!

Hasan PULUR
Darülfünun kafası...

Meral TAMER
Tarım Bakanı Güçlü'den mektup var

Ece TEMELKURAN
Cola Turka: Başardık abi!

Yaman TÖRÜNER
BDDK'dan şikâyet var

Güngör URAS
Repocular, bonocular endişeli

Serpil YILMAZ
Bodrum'a "antik tiyatro" açıldı

M. Ali BİRAND
Kuzey Irak, Türkiye'ye model olmamalı...