16 Temmuz 2003 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   



Tarım Bakanı Güçlü'den mektup var

     Türkiye'nin yeniden gıda üretiminde kendi kendine yeten, üstelik de sağlıklı beslenebilen bir ülke haline gelebilmesi için kafa yormaya istekli ne çok Milliyet okuru varmış meğer?
     "Tarım için kafa yormaya var mısınız?" başlıklı yazıma gelen çok sayıda e - posta, faks ve telefon, çözüm adına beni umutlandırıyor. Çağrıma ilk yanıtın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'den gelmiş olması ise şaşırtıcı olduğu kadar sevindirici. Zira son yıllarda sokaktaki vatandaşın yararına olacak hangi konuyu gündeme getirsem, iktidardakilerin kıllarını bile kıpırdatmamalarına o kadar alıştım ki...
     "Konunun uzmanları, düşünürler, yazarlar, bilim insanları ve siyasetçilerin elbirliğiyle tarım için yeni çözümler geliştirmeleri" gereğine işaret eden Güçlü mektubunda diyor ki:
     "Tarımın ekonomik boyutu yanında sosyal yapıyı şekillendirici niteliği, bizleri bu konuda daha hassas düşünmeye ve daha etkin davranmaya yönlendiriyor. Bir yandan makro politikalar geliştiriyoruz ve var olan makro politikaları sürdürüyoruz. Fakat öte yandan aile ölçeğinde, toplumu daha yakından, daha reel olarak ilgilendiren mikro politikalara da kafa yormamız gerekiyor.
     Önümüzdeki dönemde, sizin de sözünü ettiğiniz anlamda, sosyal boyutu öne çıkan yeni projeler üzerinde çalışmaktayız. Bu projelerden ikisini, sayın Başbakan Ulusa Sesleniş konuşmasında dile getirdi:
     1) Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri'nin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu tarafından desteklenmesi suretiyle çiftçi ailelerinin düzeyinin artırılması.
     2) Tarımsal İstihdam ve Üretim Projesi: Üretimin geliştirilmesi, üreticinin bilinçlendirilmesi ve işsiz ziraat mühendislerinin istihdamının sağlanması.
     Sayın Tamer, ülkemizin sorunlarının birkaç girişim ile çözülmesi mümkün değildir. Bu gerçekten hareketle yeni düşüncelerin, yeni projelerin takipçisi olduğumuzun bilinmesini isterim."
     
     Köy tavukçuluğu yasak!
     Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden e - posta gönderen ismi bizde saklı bir öğretim üyesi ise, köy tavukçuluğuna dönük çalışmalarının yadırganmasından şikayetçi:
     "3 - 4 yıldır köy tavukçuluğu konusunda çalışıyorum, ama maalesef camiamda destek bulamıyorum. Türkiye, endüstriyel tavukçulukta dünyada en hızlı gelişen birkaç ülkeden biri. Tavukçuluk endüstrisi böylesine gelişmiş bir ülkede köy tavukçuluğu dediniz mi, bir kesim insan sizi şaşkınlık ve kızgınlıkla karşılıyor. Oysa unutuyorlar ki halkımızın % 30 - 35'i kırsal alanda yaşıyor ve gelir düzeyi bir hayli düşük. Ve bu insanlar şehirdeki akrabalarının beslenmesine de katkı sağlıyor.
     Fransa'dan bir bilim adamı, Türkiye'nin köylerindeki keçi peyniri üretimini incelemek için taa buralara gelip rahat rahat araştırmalarını yapıyor. Ama ben bu ülkenin bilim insanı olarak köy tavukçuluğumuzu inceleyince yadırganıyorum!
     Firmalar pazar paylarının düşmesinden çekinebilir, ama gerek hükümetin gerekse bilim insanlarının hedefi, entansif ve ekstansif tüm üretim biçimlerinin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlamak olmalıdır."
     
     Hormonlu vejeteryan!
     Ve İngiltere'de Kent Üniversitesi AB bursuyla yüksek lisans yapan genç okurum Kutay Kesim'den gelen uzun e - postadan çarpıcı bir paragraf: "(...) ABD'de, 1998'de ebeveynleri vejeteryan ve et tüketen olmak üzere 2 gruba ayrılmış 14 bin çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada, ebeveynleri vejeteryan olan çocuklarda, et yiyen çiftlerin çocuklarına oranlar daha fazla doğum bozuklukları tespit edilmiş. Artan bir biçimde rastlanan en çarpıcı arıza, erkek bebeklerin penislerinde anormallik ve çift cinsiyetli (hem penis, hem de vajinaya sahip) çocukların dünyaya gelmesidir. Sorun annelerin hormon dengesinin bozulması.
     Araştırmacılar, bu durumu açıklayabilecek en önemli olasılığın genetik değişime uğratılmış gıdaların artan kullanımı olduğunu belirtiyor. Ancak bu sonuçlardan tek başına bu ürünlerin sorumlu olduğu da henüz kanıtlanabilmiş değil."
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     





Taha AKYOL
Türkiye'ye yönelen tehdit

Çetin ALTAN
Son vapurlar

Melih AŞIK
Kars zarafeti...

Fikret BİLA
Çuval, kelepçe ve açıklama

Hasan CEMAL
Kuzey Irak'ta siville asker...

Güneri CIVAOĞLU
Ah tezkere Vah tezkere

Abbas GÜÇLÜ
YÖK reformu arapsaçına dönüyor

Hurşit GÜNEŞ
TL'nin şahlanışı

Nail GÜRELİ
'Bu kadro'dan nasıl kurtulunur?

Sami KOHEN
Özür yok, ama...

Mehmet Y. YILMAZ
Üç yanlış bir yaratıcıyı götürür!

Hasan PULUR
Darülfünun kafası...

Meral TAMER
Tarım Bakanı Güçlü'den mektup var

Ece TEMELKURAN
Cola Turka: Başardık abi!

Yaman TÖRÜNER
BDDK'dan şikâyet var

Güngör URAS
Repocular, bonocular endişeli

Serpil YILMAZ
Bodrum'a "antik tiyatro" açıldı

M. Ali BİRAND
Kuzey Irak, Türkiye'ye model olmamalı...