|


Nemrut'ta tanrılarla söyleştik
Bilmem ki anlatmaya nereden başlasam? "İ.Ö. 109 yılının 14 Temmuz'unda saat 19.37'yi gösterirken Toroslar'ın tam ortasındaki Nemrut'un zirvesinde Kommagene Krallığı'nın ileri gelenleri toplanmış, gün batımını izliyorlar. Birazdan Kral 1. Antiochos'un taç giyme törenine tanıklık edecek olan kutsal dağ alabildiğine sessiz..." diye başlasam, masal anlattığımı sanacaksınız.
Isparta valisiyken 4 ay önce Adıyaman'a atanan Halil İbrahim Daşöz'ün, konuşmasının daha birinci cümlesinde Adıyaman'da adını İbrahim Halil Daşöz olarak değiştirdiklerinden yakındığını söylesem, yöresel kültür farklılıklarının vali adı değiştirmeye kadar varmasına belki de ilk anda pek anlam veremeyeceksiniz.
Sanki konuşuverecekler
Gökyüzüne doğru yürüyüşümü tahminimden çok daha kısa sürede tamamlayıp yüzleri gencecik, etli dudakları sanki benimle konuşuyormuş gibi duran devasa tanrılar ve kendisini tanrı katında gören 2 kralla gizemli sohbetimi size aktarmaya kalksam, kafayı üşüttü diyeceksiniz.
Nemrut'un tepesindeki yazıtlardan birkaç cümle okusam, bugünün dünyasındaki güce tapınmanın, 2000 yıl öncekinden pek de farklı olmadığına, insan denen yaratığın özünde değişmediğine şaşacaksınız.
Her seçimde bir avrat!
Tanrılar ve kendilerini tanrılarla eş tutan krallarla vedalaşıp, dağın daha alçak bir irtifasında akşam yemeği yerken, Kahta Belediye Başkanı Ahmet Turanlı daha tanışır tanışmaz iftiharla "Her seçim kazandığımda bir avrat daha aldım, öbürkülerin de hiçbirini kovmadım" dedi desem, eminim sizler de ek izahat isteyeceksiniz. Anlatayım: Rişvan aşiretinden olan Turanlı, 15 yıldır Kahta'nın değişmez belediye başkanı. Hangi parti iktidara yatkınsa o partiye geçerek, belediye başkanlığını sürdürüyor. AKP Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat da aynı aşiretten. Turanlı'nın aslında her seçimde parti değiştirmesine falan gerek yok, çünkü yörenin tek hakimi onların aşireti. Ama güçlünün yanında olma kuralı, 2000 yıldır değişmemiş!
2112. taç giyme töreni
Artık neden bahsettiğimi, son 2 günü nerede geçirdiğimi anladınız herhalde. Hatta kıskanmış bile olabilirsiniz!
14 Temmuz 2003 pazartesi akşamı, Akbank Genel Müdür Yardımcısı Hayri Çulhacı ve bir grup gazeteci arkadaşımla birlikte Kommagene Kralı 1. Antiochos'un taç giyişinin 2112'nci yıldönümünü kutlamak üzere Nemrut Dağı'nın zirvesindeydik. Saatler tam 19.37'yi gösterirken, çağının en küçük ama en barışçıl İmparatorluğu olan Kommagene Krallığı'na, birer bardak kırmızı şarapla tanrıların tanıklığında selam durduk.
Ardından da Nemrut'un zirvesinde -kırmızı şaraplarımız hâlâ elimizde- sırtımızı tanrılara verip, tam karşımızda sanki bu dünyaya ait değilmiş gibi duran Toroslar'ın 2 tepesinin arasından güneşi geceye yolcu ettik. Güneş son ışıklarıyla gökyüzünün dağlarla birleştiği bir şeridi kızıla boyayıp kaybolurken, daha yarım saat önce kızgın güneşin altında kan - ter içindeki bizler, 2150 metre yükseklikte soğuktan tir tir titremeye başladık. Devasa tanrılar buna da tanıklık etti (Neyse ki montlarımızı yanımıza almamız konusunda uyarılmıştık).
Ana sponsor Akbank
Her gidişin bir dönüşü, her çıkışın bir de inişi var tabii... Perde perde inen karanlık ve giderek belirginleşen dolunayın eşliğinde Nemrut'u gerimizde bırakırken, gerçek hayata dönmek yerine tümülüsün altındaki anıt mezar ve hazinelerin hayaliyle kalmayı yeğledim.
Dünyanın en ilginç tarihi eserleri arasında sayılan Nemrut'taki tümülüs ve etrafındaki heykeller, 2000 yılında Dünya Anıtlar Vakfı tarafından "Korunması gereken 100 Dünya Mirası" listesine alındı. 2001'de de restorasyon ve konservasyon çalışmaları başlatıldı. Akbank'ın ana sponsor olduğu bu çalışmalar, Uluslararası Nemrut Vakfı sorumluluğunda Amsterdam Üniversitesi'nden bilim adamları tarafından yürütülüyor. Kültür Bakanlığı, çok haklı nedenlerle henüz kazı izni vermiyor.
Devamı yarın
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|