|


Demagoglar saltanatı ve "lazanya"nın kökeni...
Dünya harika bir yerlere doğru gidiyor. Bunun son kanıtı da, İngiltere’yle İtalya arasında çıkan "lazanya" tartışması.
İngilizler, "lazanya"nın, 13. yüzyılın sonlarında İngiliz aristokratlarının pek düşkün olarak geliştirdikleri bir makarna yemeği olduğunu iddia ediyorlar; İtalyanlar da, dalga geçiyorlar İngilizlerle:
- Siz damak tadından ne anlarsınız, "İngiliz mutfağı" diye bir şey mi var dünyada, diye...
***
1939’da Londra - Roma arasındaki ilişki "lazanya" tartışması biçiminde miydi?
Korkunç bir 2. Dünya Savaşı başlamıştı. Avrupa başkentleri bombalarla yakılıp yıkılıyordu...
Bugün yine böyle bir dünya savaşı çıkar mı?
Çıkmaz.
***
Neden çıkmaz; çünkü artık karlı değil. Ne silahçıların, ne de Fransız İhtilali’nden sonra oluşan "ulus - devlet" modellerinde, tepelere kurulmuş "demagoglar saltanatının", savaşlardan çıkar sağlama olanağı kalmadı.
Şimdi Avrupa Birliği içinde; tek para, tek bayrak altında kristalize olmaya başlayan "Avrupa vatandaşlığı" çok daha avantajlı.
Gitgide "dünya vatandaşlığı" da; "ırkçı, ulusçu, mistik ayırımcı" olmaktan daha karlı olmaya başlayacak...
***
Gelelim Irak tipi savaşlara...
Deniz ticaretiyle palazlanmaya başlayan ve 400 yılda mayalana mayalana, aristokrat sınıfın egemenliğine son veren, evrensel bir burjuva sınıfı var.
Diyalektik olarak köylü yığınlarının da, kentlerde "işçi sınıfını" oluşturmasına neden olan bir burjuva sınıfı...
Bu arada "sınıflar arası çatışmalar, sınıflar arası demokratik denklemler, sınıflar arası koalisyonlar" da gırla...
***
400 yılda billurlaşan burjuva sınıfı; bir yandan da "ulus - devlet" modeliyle, "demagoglar saltanatı"nın ortaya çıkmasına yol açtı...
Ve burjuva sınıfı, değişik bayraklar altında ve kendi sınıfı içinde dünya savaşlarını patlattı.
Ancak evrensel bir sınıfın, kendi içinde patlattığı savaşlardı bunlar...
Örneğin, her iki dünya savaşı sırasında İngilizler, "düşman bestecisi" diye Beethoven’ı dinlemezlik etmiyordu. Almanlar da, Shakespeare’i iptal etmemişlerdi.
Yemesini, içmesini, dans etmesini, okuyup yazmasını bilen; aynı mayadan oluşmuş bir sınıftı burjuva sınıfı...
***
Evet, gelelim Irak tipi savaşlara...
Başkan Bush’un çıkarları açısından başlayan savaşın; 21. yüzyılın hızlandıracağı anlaşılan "tarihsel değişim" açısından da, değerlendirilmesi gerekir...
Köylü yığınlarının tepesindeki oligarşik siyasal egemenliklerin ömrü dolmakta artık...
Şu politik, yahut bu politik çıkarlar nedeniyle de olsa; tarihsel değişimin silindiri altında kalacaklar çaresiz...
***
Washington’un, küresel boyutta süper bir güç olma profiline gelince...
Karlı ise olur. Ya karlı değilse? Ya küresel boyutta süper bir güç olma özeni, astarı yüzünden pahalıya mal oluyorsa?
Çünkü düşünün ki, modern teknolojinin durmadan artan üretimi; silahçılar kar edecek diye, öldürülen her insanla bir müşteri kaybediyor.
Yılda silahçılara ayrılan 900 milyar dolar yüzünden, yeryüzünde 4 milyar insan yoksul kalıyor ve modern teknolojinin ürünlerine yeni pazarlar oluşturamıyor...
Tarihsel değişimleri siyasetçiler değil; enerji kaynaklarıyla, üretim teknolojilerindeki değişimler yaratır...
***
Bu arada kolay kolay değişmeyen eski hipnozlar nedeniyle, siyasal bir rant sağlayabilme uğruna ölüp gidenler; mevcut avantaları kaybetmemek için, yeni yeni korkular icat edenler; hamasi demagojileri tekrarlamaktan kurtulamayanlar ve iç yağmalardan pay koparmaya çalışan mesleksiz yığınlar...
***
Bütün bunlar, evrensel burjuvazinin dışındaki aşiret ve tarikat bölünmelerine uğramış, feodal dönem köylüleriyle; ortaçağ uzantılı oligarşik siyasal yapılanmaların, kaynama noktasına gelmiş olmasının göstergeleri...
Ve çaresiz aşılacaktır...
***
Dünya harika bir yere gidiyor; Londra’yla Roma, "lazanya"nın kökenini tartışıyor...
Darısı "pirohi"nin kökeninin tartışılmasına...
c.altan@prizma.net.tr
|
|

|