22 Temmuz 2003 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   


Hayali rahibelikti ama fahişe damgası yedi...

        ELİF KORAP İstanbul

    Eski adıyla Nina, yeni adıyla Ece, ülkesinden ayrılıp kucağında bebeğiyle Türkiye'ye geldiğinde 19 yaşındaydı. Ukrayna'da, rahibe olma hayalleriyle kaldığı manastırdan "ahlaki gerekçelerle dışlanan bir kadına" yemek verdiği için kovulunca evlendi ama ilişkisi yürümedi. Parasızlık ve işsizlik yüzünden, Türkiye'ye gelip bavul ticareti yapmaya başladı. Fakat Türkiye'ye adımını attığı gün, kendisini getirenlerin niyetinin kötü olduğunu anladı. "Türkiye'ye gel, para kazanır, çocuğuna bakarsın" diyen dostlarının fuhuş batağına saplandığını gördü. Ve ellerinden kaçarak Konya'daki Şefkatli Kalpler Derneği'ne sığındı. Türk adı aldı, Müslüman oldu. Kapandı, Kuran kursuna gitti. Elişi kursuna gidip gelirken, Konyalı bir gençle tanıştı.
   
    'NATAŞA DEDİLER'
    Birbirlerini sevip evlendiler. Fakat gelin Ukraynalıydı bir kere. Komşular, çevre dedikoduya çoktan başlamıştı... 25 yaşındaki Ece, Türkiye'de bir Ukraynalı olmanın dramını şöyle anlattı: "Bana kötü kadın gözüyle bakılıyordu. 'Nataşa' diyorlardı. Kocam beni çok seviyor ama dayanamıyor karısı hakkında böyle konuşulmasına. Benim yüzümden o da rezil oluyor. Oysa ben bunu hak edecek hiçbir şey yapmadım. Ama biliyorsunuz, insanlar kendilerinde sırf yabancı diye bir kadına tecavüz etme hakkı bile görüyor. Amerikalı ya da Alman olsam bunlar olmazdı." Eşinin ailesinin de önceleri kendisini sevdiğini söyleyen Ece, "Ama çevre baskısına onlar da dayanamadı. Alnıma yapıştı bir kere 'Nataşa' sözü. Yıllar sonra yedi yaşındaki oğlumla İstanbul'daki Şefkatli Kalpler Derneği'ne sığındım. Hâlâ eşimle boşanmadık. Bu önyargı hayatımı kararttı. Hiçbir zaman o tür işlere karışmadım oysa" diye yakındı...
   
   
   
Zorla fuhuş yaptırana 'ağır hapis' geliyor
    İçişleri Bakanlığı'nın eylem planına göre, yabancı uyruklu kadınları zorla alıkoyup fuhuş yaptıranlar hakkında 5-10 yıl ağır hapis cezası istenebilecek
    TOLGA ŞARDAN Ankara

   
    ABD'nin 2002 İnsan Ticareti Raporu'nda Türkiye'nin insan ticaretiyle ilgili ağır eleştirilere hedef olması, İçişleri Bakanlığı'nı harekete geçirdi. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, valiliklere gönderdiği genelgede, yabancı uyruklu kadınları zorla alıkoyarak fuhuş yaptıranlar hakkında "ağır hapis" cezasıyla yargılanacak şekilde soruşturma yapılmasını istedi. Genelgeye göre, bakanlık, ABD raporunun yanı sıra, son dönemde yurtdışından toplu şekilde yabancı uyruklu kadınların getirilerek Türkiye'de zorla alıkonulduğu ve fuhuş yapmaya zorlandığı yönünde dış kaynaklı ihbar ve iddialarla karşı karşıya kaldı.
   
    SIĞINMA EVİ KURULACAK
    Bu gelişmelerin ardından İçişleri Bakanlığı insan ticaretiyle mücadele kapsamında "eylem planı" oluşturdu. Eylem planına göre, öncelikle saptanacak insan ticareti mağdurları, diğer fuhuş amaçlı yabancı veya yerli kişilerden ayrı değerlendirilecek. Vize süresi geçmiş insan ticareti mağdurlarına Türkiye'de ek geçici ikamet izni tanınacak. Bu durumda olan yabancıların rehabilite edilmesi için "sığınma evleri"nin kurulması sağlanacak. Ayrıca, bölge ülkelerinden Türkiye'ye münferit olarak sadece fuhuş yaparak para kazanmak amacıyla gelen yabancılara, yürürlükteki yasal işlemler uygulanacak. Karşılaşılan olaylarda, fuhuşa karışan yabancıların, olayın baskı ve zorlama nitelikleri göz önünde bulundurularak aynı zamanda insan ticareti mağduru olup olmadıkları araştırılacak.
   
    BİR AY İKAMET İZNİ
    İnsan ticareti suçu soruşturulmaları, TCK'nın 210/b maddesine göre yapılacak. Bu maddeye göre, yabancıları zorla alıkoyan ve baskı ile fuhuşa zorlayan zanlılar için 5 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis cezası istenecek. Sınır kapılarında görev yapan tüm görevliler, Türkiye'ye komşu ülkelerden özellikle kadın, küçük yaşta kız çocuğu getirilmesiyle gerçekleştirilecek olası insan ticareti olaylarına karşı uyarılacak. İnsan ticareti mağduru olarak saptananlar ve bu konuda tanıklık yapacaklar Türkiye'den hemen sınır dışı edilmeyecek. Bu kişilere ilk aşamada bir ay süreyle geçici ikamet izni verilecek, insan ticareti suçunun ve mağdurların kesin olarak ortaya çıkarılmasından sonra sınır dışı işlemleri yapılacak.
   
   
   
   

GÜNCEL


Hayali rahibelikti ama fahişe damgası yedi...
Necip Fazıl dizisi tartışma yarattı
'LPG'ye 5 dakikalık mühür
Matematik Olimpiyatı'na Türk damgası
Avukata türban soruşturması...
A400M'nin yüzde 7.15'i Türkiye'den
Orman yangınları tur attı
'Başbakanı karşılamam'
'Kedi olsaydı kurtarırlardı'
Kısa kısa..
Serin Duruş





Melih AŞIK
Öğrenci cezası!
Can DÜNDAR
Irak'ta Türk askerine 'hayır!'


 2002 yılında neler oldu?
 2001 yılında Türkiye'de olan önemli olaylar
 Adım Adım Susurluk