|


Derviş'le CHP...
Bu köşede geçen hafta cumartesi günü Darısı CHP'nin Başına başlıklı bir yazım çıktı. CHP milletvekili Kemal Derviş'ten bu yazımla ilgili bir açıklama aldım.
Aşağıda aynen yayımlıyorum.
"Hasan Bey,
19 Temmuz tarihli yazınızın, dünya sosyalist ve sosyal demokrat politikacı, akademisyen ve düşünürleri toplayan Progressive Governance (İlerici Yönetişim diye çevirebiliriz) konferansı konusunda size aktardıklarımı pek yansıtamadığı kanısındayım.
Bana köşenizde bu fırsatı verirseniz, birkaç noktayı vurgulamak isterim.
Konferansa bütün dünyadan ve özellikle Avrupa ve Latin Amerika'dan geniş katılım oldu. Türkiye'den benden başka İstanbul milletvekili Memduh Hacıoğlu ve danışmanım Yusuf Işık da katıldılar.
Hep beraber CHP'yi temsil ediyorduk.
Konferansın konusu, çağdaş sosyal demokrasi idi.
İngiltere ve Clinton dönemi demokratlarının oluşturduğu Üçüncü Yol modeli, çağdaş sosyal demokrasi içinde önemli ama tek kabul gören akım değildi.
Bu arada özellikle dış politikada İngiliz hükümetinin Irak politikası sosyal demokrat aile içinde çok tartışıldı ve özellikle Batı Avrupa ve Latin Amerika sosyal demokratları tarafından eleştirildi.
Sosyal ve ekonomik politikalar konusunda çok daha geniş bir fikir birliği vardı. Herkes özünde "Piyasa ekonomisine evet, ancak piyasa toplumuna hayır" görüşüne yakın bir konumdaydı.
Çağdaş sosyal demokrasi, piyasanın esnekliğinden ve özel girişimin dinamizminden yararlanmalı, özel girişime destek olmalı, ancak devletin düzenleyici ve sosyal denge yaratma görevi de kesinlikle ihmal edilmemeli.
Üstelik bu düzenleyici ve sosyal göreve artık sadece ulus devlet düzeyinde değil, uluslararası düzeyde de önem vermemiz gerekir. Küresel piyasayı dengeleyecek küresel ve demokratik bir kamu gücüne ihtiyaç vardır. Çağdaş sosyal demokratların öncelikli görevi, dayanışma içinde böyle bir küresel demokrasinin oluşumuna öncülük etmektir.
Bu doğrultuda Birleşmiş Milletler çağın gerçeklerini yansıtan biçimde yeniden yapılandırılarak ekonomik ve sosyal alanda da yeni görevler üstlenmelidir.
Konferansta konuşulanların kısa özeti budur.
Konuşmamızın sonunda, Yunanistan'daki PASOK partisi örneğine sosyal demokrat aile içindeki yenilenme ve çağdaşlaşmanın çarpıcı bir örneği olarak dikkatinizi çekmek istedim.
On, on beş yıl önce PASOK, "eskimiş bir Üçüncü Dünyacı sol" anlayışı yansıtan, aşırı devletçi, herkese düşman, şoven, popülist, sürekli Amerika'yla, Avrupa'yla, Türkiye'yle kavga eden bir partiydi.
Bugün PASOK bu zaafları büyük ölçüde aşmış, bol dostu olan, Yunanistan'ı Avrupa Birliği içinde saygın bir yere ve Euro'ya taşımış, enflasyonu yok etmiş, dünya sosyalist ailesinde etkili ve dinlenen bir parti haline gelmiştir.
Buna benzer evrimleri birçok ülkede, örneğin İspanya, İtalya ve Lula'nın liderliğinde bugün Brezilya'da da gözledik ve gözlüyoruz.
Türkiye'de CHP, siyasal yasaklara, soldaki bölünmelere ve iç kavgalara rağmen, 1990'lı yıllarda bu evrime katılmış, Türkiye'nin her ülkede olduğu gibi özel koşullarını ve tarihi gerçekleri de göz önünde tutarak, çağımıza uygun programlar ve öneriler oluşturarak kendini yenileyerek artık yeniden büyüme sürecine girmiştir.
CHP uluslararası sosyal demokrat ailenin önemli bir üyesi olmuştur. Daha geçen hafta Genel Başkan Deniz Baykal, Roma'da sosyal demokrat liderlerle Ortadoğu konulu çok önemli bir toplantıya katılmış ve görüşlerimizi o platformda dostlarımızla paylaşmıştır.
Önümüzdeki dönemde bu yenilenme, bu çağdaşlaşma, bu gençleşme CHP'de devam etmeli ve edecektir.
Çağımızın ve Türkiye'mizin ihtiyacı doğrultusunda yirmi, otuz yıl öncesi koşullara göre değil, 21'inci yüzyılın gerçeklerine uygun bir çaba göstermek istiyoruz.
Paylaşmak istediğim bunlardı.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Kemal Derviş."
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|