26 Temmuz 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Bendensin

       
    Türk askerinin Irak'a gönderilmesiyle ilgili tartışmalar bardaki Amerikalıya kahve ısmarlayan reklam kahramanını çağrıştırıyor:
    'Bendensin.'
    Savaşa girmeyen Türkiye, 1 Mart tezkeresinin reddini neredeyse 'suç' haline dönüştüren propagandanın ezikliğiyle her gün birkaç Amerikalı askerin öldürüldüğü Irak bataklığındaki faturayı üstlenmeye hazırlanıyor:
    'Bendensin.'
    Amerikalı da şaşkın.
    Daha birkaç hafta önce Kuzey Irak'ta Türk askerinin başına çuval geçirilip, elleri kelepçelenmedi mi? Pentagon doğru dürüst özür bile dilemedi. Ankara'ya gelen Amerikalı komutanların niyeti ise sonradan anlaşıldı. ABD'nin derdi, Irak'taki 150 bin askerin yanına en az 30 bin kişi ilave etmek. Hindistan bu öneriye sıcak bakmadığı için 'Kore dostluğu' akla geliyor.
    Aslan asker Mehmet'e, Irak yolu gözüküyor.
    Hükümet de, 'ABD bizden asker istedi' diye zil takıp oynama hallerinde! Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Washington ziyaretiyle ilk teklifin kimden geldiği, 'istikrar gücü'ne katkıda bulunacak ülkeler anketine verilen 'evet' yanıtıyla ilgili tartışmalar geride kalıyor.
    ABD Dışişleri Bakanı, Abdullah Gül'e Türkiye'den asker istediklerini 'resmen' açıklıyor.
    Abdullah Gül'ün yanıtı ise 'NATO'nun devrede olması işimizi kolaylaştırır' şeklinde.
    Ankara yine romantik müttefik rolünde, savaşın başlangıcında olduğu gibi 'BM şemsiyesi' arıyor! Oysa meşruiyetten ne anladığını ABD, Irak'ı işgal ederek dünyaya gösterdi. Kuşatılan bir evin tanksavar roketleriyle havaya uçurulması ve 'Saddam'ın torunu' olsa bile 14 yaşında bir çocuğun yüzlerce askere direndiği gerekçesiyle öldürülmesi, Irak'taki dehşetin 'insan hakları boyutu'nu yeterince sergilemiyor mu? ABD kendisi 'terörist ülke' haline geliyor.
    Amerikalı askerler öldürülüyor olmasa ve 'Vietnam sendromu' Bush yönetimini aşındırmaya başlamasa, Irak'a tek bir Türk askeri bile sokmazlardı. Çuval rezaleti bunun kanıtı değil mi?
    Ne oldu da Türkiye'yi kuzeyde istemeyen ABD, Bağdat'a 15 bin asker istiyor. Bu ihtiyacın tek nedeni, Irak'taki direnişin ve 'gerilla savaşı'nın şiddetleneceği kaygısıdır.
    Türk askeri orada Iraklılardan çok Amerikan askerlerini koruyacak 'kalkan' olacaktır.
    Durum Bosna'ya, Kosova'ya, Kabil'e benzemiyor. Çok daha riskli ve tehlikeli. Türk askeri hangi şartlarda, ne tür güvencelerle Irak'a gidecek, kimin komutasında olacak? Kaç ay kalacak? Abdullah Gül, Washington'da, 'Türkiye büyük resimde yer almalıdır' diye konuşmuş.
    Bu defa asker sivil tüm kurumlar önce kendi içinde 'net bir fotoğraf' vermeli ve son karar TBMM'ye bırakılmalıdır.
    Reklamdaki gibi bara tüneyip 'Bendensin' demeden önce bu kararın maliyeti halka anlatılmalıdır.
   
    dsazak@milliyet.com.tr
   
   





Çetin ALTAN
"Kurtla kuzu" öyküsündeki yamukluk...

Melih AŞIK
Uday ve Kusay

Fikret BİLA
Dokunulmazlık zırhı kaldıkça

Hasan CEMAL
Doğru mu düşünüyorum?

Güneri CIVAOĞLU
Ulusal tiner

Can DÜNDAR
Gitti Uday'la Kusay, geldi Bush'la Blair...

Abbas GÜÇLÜ
Tarihi okullarda satış tedirginliği?

Mehmet Y. YILMAZ
Hepsi okumuş kızlar!

Meliha OKUR
Tüpraş'ta Yukos - Oyak beraberliği

Hasan PULUR
Sahibini geç bulan mektup

Derya SAZAK
Bendensin

Tamer HEPER
Kuru mülkiyetin satışı mümkün

Güngör URAS
'Cip' ile berbere gidenlere müjde!

M. Ali BİRAND
İkinci bir tezkere olayı yaşanmamalı