|
|


Türk'ün Türk'e yaptığına bak!
Alamancıyız ya! Bizi euro basıyor sanıyorlar
1960'lı yıllarda yurtdışına çalışmaya giden Türkler, bulundukları ülkelerde "yabancı", memleketlerinde ise "Alamancı" olarak görülmekten şikâyetçi... İşte onların ağzından 'memleket halleri'...
Esnaf, polis ve gümrük bizi yolunacak kaz olarak görüyor. Konuşmamıza, tipimize göre fiyat söylüyorlar. Gümrük'te bizi görüp 'Mikrop orduları geliyor' dediler, çok ağırıma gitti ağladım...
DOĞAN HABER AJANSI
Yurtdışına 1960'lı yıllarda çalışmak için Anadolu'dan göç eden on binlerce kişi, Avrupa'nın değişik ülkelerinde ekmek peşinde koşmaya başladı. Sadece Almanya'da sayıları 3 milyonu aşan Türkler, Avrupa'daki yabancılar arasında inanılmaz bir güç oluşturuyor... Birçoğu, izinlerini geçirmek üzere memleketlerine gelirken, ülkelerinde yaşananlardan duydukları rahatsızlığı gizlemiyorlar. Zira her yıl, tatil sürelerini memleketlerinde geçirenlerin sayısı, geçmiş yıllara göre giderek azalıyor.
Bulundukları ülkelerde "yabancı", özlemiyle yandıkları memleketlerinde ise 40 yılı aşkın süredir "Alamancı" olarak anılmanın sıkıntısını hâlâ yaşıyor olmaktan rahatsız olduklarını dile getiren Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımız, "Değişen pek fazla bir şey yok. Yine kazıklanacak kişiler olarak görülüyor, kendi vatanımızda bile yabancıya gösterilen ilgi ve alakadan uzak yaşıyoruz. Biz yıllardır ülkemize ekonomik açıdan büyük katkılar sağladık. Hâlâ daha sağlamaya devam ederken, bize yapılanları hak etmiyoruz" diyorlar.
İŞTE TÜRKİYE GERÇEĞİ
İslam kisvesi altında kendilerinden para toplayanlara da artık tepki duymaya başlayan yurtdışındaki Türkler'in çoğu, bu tür holdinglere kaptırdıkları paralarını geri alma umudunu çoktan yitirmiş görünüyorlar. İşte, Avrupalı Türklerin ağzından Türkiye gerçeği:
Zeki Karabay (35 - Hamburg Türk Dernekleri Birliği Yönetim Kurulu üyesi - Sivas): "Türkiye'de gördüğüm en büyük farklılık lüks arabaların fazlalığı ve yaşam standartlarının yükselmiş olması. Bizim burada en büyük sorunlarımızdan birisi ise esnafın bizi enayi yerine koyması. Alışveriş yapmak için gittiğimiz yerlerde, yurtdışında çalıştığımızı hissettirmemeye çalışıyoruz."
Hasan Savumlu (20 - Teknisyen - Bodrum): "Berlin'de Phonix ilaç firmasında teknisyen olarak çalışıyorum. İki haftalık tatil süresince, kaldığımız tatil köyü haricinde gittiğimiz her yerde konuşmamıza, tipimize, giyimimize bakıp fiyat veriyorlar. Bir gün önce 35 milyon liraya aldığımız çantayı öbür gün sorduğumuzda 55 milyon lira dediler."
AYNI YEMEĞE 3 AYRI FİYAT
Mesut Güleç (31 - Banka memuru - Bodrum): "Frankfurt'ta çalışıyorum. Türkiye'de orta direk diye bir şey bırakmadılar. Ya çok zengin, ya da çok fakir topluluklar oluştu. Bizler ise Türkiye'de sanki yabancıyız. Lokantada aynı yemeği üç gün üst üste ayrı fiyatlarda yedik. Almancı olduğumuzu görünce bizi euro basıyor sanıyorlar. Alışveriş yaparken pazarlık yapıyorum, ya da aynı ürünü birkaç farklı yere sorduktan sonra alıyorum."
Nuran Akyüz (33 - Ev hanımı - Kuşadası): "Almanya'nın Bremen kentinde yaşıyorum. Yıllardır geldiğim Türkiye'de pek bir değişiklik yok. Aynı ekonomik sıkıntılar, sosyal sorunlar devam ediyor. Esnaf, polis ve gümrük bizi yolunacak kaz olarak görüyorlar. Kızıma bir toka alacaktık. Türkçe fiyatını sordum 1 milyon lira dediler. Daha sonra kızımla Almanca konuştum, satıcı içeri girdi bir başkası geldi tokanın 3 milyon lira olduğunu söyledi."
MİKROP ORDULARI GELİYOR
Sunay Baş (45 - Ev hanımı - Kuşadası): "Bremen'den tatil için geldik. Geçmiş yıllara göre az da olsa düzelme var. Esnaf burada bizi alışverişe zorluyor, kazıklıyor. Gümrükte bir polis benim yüzüme karşı konuşarak 'mikrop orduları yine gelmeye başladı' dedi. Çok zoruma gitti, ağladım. Gurbetçi dediklerinde zoruma gitmiyor ama Almancı dediklerinde çok üzülüyorum."
Galip Erdoğmuş (32 - Karaman - Kasap): "Hollanda'nın Roterdam kentinde kasaplık yapıyorum. Türkiye'de kültürel ve sosyal anlamda az da olsa olumlu gelişmeler sezdim. Üzülerek söylüyorum, ekonomik bir ilerleme yok. Rüşvet, yolsuzluk sürüyor."
Osman Civelek (38 - Trabzon - Ticaret): "20 yıl önce Almanya'ya gittim, Heilderberg Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdim. Orada ticaretle uğraşıyorum. Türkler orada ikinci sınıf insan muamelesi görüyorlar. Türkiye'ye geldiklerinde de 'Bunlar Almancı, paraları vardır' diye değerlendiriliyoruz. Türkiye'ye gelirken içimizde korku oluyor. Türkiye'de iş yapabilmek için çakal olmak gerekiyor. 20 yaşın altındakiler ise Türkiye'yi unuttu."
Semra Türeyen (28 - Antalya - Garson): "Avusturya Viyana doğumluyum. Viyana'da bir kafeteryada garsonluk yapıyorum. İki yılda bir tatil için Türkiye'ye geliyorum. Türkiye eskiye oranla çok gelişti ama zihniyet değişmedi. Bir gümüş yüzük almak istedim, 50 milyon fiyat çıkardılar."
BATAKLIĞA DOĞRU
Candan Özkara (40 - Afyon - Dekoratör): "15 yıldır Belçika'da yaşıyorum. Ekonomik şartlar ve nüfus yoğunluğu Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne alınmasındaki en büyük engel. Türkiye'de parası olan için her şey toz pembe. Hortumculuk Türkiye'yi bataklığa götürüyor."
Ali İbiş (18 - Konya Öğrenci): "Belçika'da doğdum. Türkiye'nin durumu hiç iyi değil. Benim gibi bir genç burada zor yaşar. Tükiye AB'ye ne uzak, ne de yakın. Belçika'nın yerli halkı olan Flaman ve Volonlar, bizi AB'ye istemiyor. Belçika'da yayımlanan çocuk gazeteleri dahi bizim AB'ye girme isteğiyle dalga geçen yazılar yazıyor. Türkiye'deki esnaf, Avrupa'dan geldiğimizi anladıkları an farklı fiyat uygulamaya çalışıyor."
Alışveriş yapmama kararı aldı
Burcu Keskin (19 - Üniversite öğrencisi - Bodrum): "Berlin'de okuyorum. Türkiye'de son yıllarda önemli değişiklikler oluyor. Ancak insanların ülkeyi yönetecek hükümetlere ve politikacılara güvenleri kalmadı. Kazıklanmamak için alışveriş yapmama kararı aldım."
Türklere ayrı, bize ayrı fiyat
Perihan Ağbuga (40 - Antalya - Aşçı): "Kızlarım Candan ve Cansu ile tatile geldim. 10 yıldır İsviçre'nin Basel kentinde aşçılık yapıyorum. Sivas'taki akrabalarımı ziyaret etmek yerine Alanya'da tatil yapmayı tercih ettim. Burada esnaf yabancıları kazıklıyor. Yemek yemek için bir restorana gittik ve menü istedim. Bana 'Türkler'e ayrı, yabancılara ayrı fiyat uyguluyoruz' dediler."
GÜNCEL

Alamancıyız ya! Bizi euro basıyor sanıyorlar
'Davadan dönme' cezası!
Depremi vali vekili bildi!
Ege bölgesi sarsılıyor
'Aşirette kadın dövülmez'
'Toz' bombasında 1 kişi gözaltında
Şampiyon balete teklif üstüne teklif
Mercimek rezaletinin sorumlusu aranıyor
Yangın üç yerde birden çıktı
Silahlar Irak'a gidiyordu
Serin Duruş
|
|






|