27 Temmuz 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Kim bu pislikler?

       
    Köpeğin önüne atsan yemez. Şu laflara bir bakın "Yolsuzluklarda en büyük pislik, ahlaksızlık bilirkişi müessesesindedir. İyileri tenzih ederim. Bir çuval evrakı hakimin önüne koymuşsunuz ne yapsın, bilirkişiye gönderiyor ve gelen rapora göre karar veriyor. Bilirkişi rezaletine son vermezsek yargı yıpranıyor."
    Sayın Bakan'ın tespiti bu, Adalet Bakanı'nın. Sayın Bakan araştırmış ve tespit etmiş ki adalet müessesesini yıpratan pislik, ahlaksız bilirkişiler???
    Bilirkişi kimdir?
    Bilirkişilik diye bir meslek veya bir kurum yoktur. Bilirkişilik Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda öngörülen bir delil toplama yoludur. Kanun diyor ki:
    "Mahkeme çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir."
    Yani hakim bir olayı incelerken bilemediği konular için bilirkişiye başvurur. Doğaldır ki hakim mimariyi, mühendisliği veya tıbbı bilmez bu hallerde mimar, mühendis veya doktor bilirkişiye başvurur. Kimdir bilirkişi? Hakimin bilgisine güvendiği, doğruluğuna inandığı kişi veya kurumdur.
    Bitmedi. "Mahkemeye gelmekten veya gelip de ifayı vazifeden imtina eden bilirkişi hakkında şahadete ilişkin hükümler uygulanır" yani gerekirse zorla getirilir.
    Demek ki bilirkişiler, bir eğitimle bilirkişi diploması alan bir meslek grubu değildir. Bunlar maliyecidir, doktordur, mühendistir. Hiçbiri de bir mahkemeye gidip "ille beni bilirkişi yapın" demez.
    Peki Sayın Bakan'ın hakimi yanılttığını ima ettiği ve ahlaksızlık müessesesinin elemanları kimlerdir? Bilirkişi rezaletine son verdiğinde hakimin bilgisi dışındaki olayları kimlere incelettirecektir? Bunların bilinmesi gerekir. Üstelik hakimler bilirkişi raporu ile bağlı değillerdir, yani o bilirkişi görüşünü uygulayıp uygulamamak hakimin elinde iken böyle ağır ithamın neye dayandığının hukuk camiasında bilinmesi şarttır. Yargıyı yıpratan hakimsiz mahkemeler, üç ayrı mahkemenin dosyasına bir günde bakmak zorunda kalan bir hakim, duruşmaya dört yüz dosya ile çıkan merci hakimi mi, eksik kadrolu kalemler, iş hanında çalışan adliyeler mi acaba, bir de bunu yargılasak.
   
    tamerheper@host.com
   
   





Çetin ALTAN
Kırk küp, kırkının da kulpu kırık küp...

Melih AŞIK
Burası Türkiye

Fikret BİLA
İhale Yasası ve KİK

Güneri CIVAOĞLU
Yaldıza tırnak

Can DÜNDAR
Ölüme ve hayata dair...

Abbas GÜÇLÜ
Sosyal sorumluluğun neresindeyiz?

Mehmet Y. YILMAZ
Önce kutba ulaştılar sonra da zirveye

Hasan PULUR
Deniz Baykal haklı, ama şanssız...

Derya SAZAK
Amerikan gücünün paradoksu

Ece TEMELKURAN
Otuz!

Tamer HEPER
Kim bu pislikler?

Güngör URAS
Fon ve bonoda "reel getiri" fena sayılmaz

Serpil YILMAZ
Sivil toplum deneyimi:TESEV

M. Ali BİRAND
TÜRKİYE'NİN, ABD İLE SON TANGOSU MU?