01 Ağustos 2003 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
CHP, merkez, çevre

       
    Meclis'in 9 aylık yasama dönemi sonunda CHP, 3 Kasım seçimlerinde 'iktidar'ı kaptırdığı AKP karşısında 'muhalefet'te de yarışı kaybetmiş gözüküyor. CHP toplumsal beklentileri karşılayacak siyaseti bir türlü üretemiyor.
    AKP - CHP yarışında 'sol'u geri bıraktıran kuramsal gerçeğe 3 Kasım öncesinden bu yana ısrarla dikkat çekiyoruz:
    Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP, kurulduğu andan itibaren solun boşalttığı alana yerleşti. Avrupa'daki benzerlerinin aksine CHP 'sistem'e yakın durarak, 'statüko'nun temsilcisi olurken AKP, değişimin, AB'ye giden yolda reformların savunucusu durumuna geldi.
    Merkez - çevre diye açıklanan sosyolojik tahlilde CHP'yi 'devletçi', AKP'yi 'halkçı' çizgide görüyoruz.
    Oysa CHP'nin, 1970'lerde Ecevit'le sola açılırken seslendirdiği 'düzen değişikliği', halktan yana bir duruştu. Meydan okumaydı.
    CHP'nin o zaman yüzde 40'ları aşan oyu bugün yüzde 20'yi bulmuyor!
    Kemal Derviş'le söyleşimizde 'merkez - çevre' bağlamında CHP'ye yöneltilen eleştiriler üzerinde durduk.
    Derviş'in değerlendirmesi şöyle:
    "Türkiye'de merkez kelimesi iki anlamda kullanılıyor. İdeolojik olarak ne sağda ne solda olanlar... Ilımlı bir yer. Bir de aydınlar ve sosyologlar tarafından yapılan merkez çevre analizi var. İşte bu iki merkez, bazen birbirine karıştırılıyor.
    Merkez, yani devlet! Devlet bürokrasisi, Silahlı Kuvvetler, sermaye çevreleri, aydınların bir bölümü merkezi tanımlıyor. Çevre ise devlet merkezinden uzak, taşra varoşlar, Anadolu sermayesi.
    CHP'nin merkezle ilişkilendirilmesi tarihi kimliğinden geliyor: Atatürk'ün partisi... Ulus devleti kuran parti CHP, Cumhuriyet kurulurken Silahlı Kuvvetler'in öncü işlevini Türkiye'de hiç kimse inkar edemez.
    Ulus devletçi merkeze karşı ilk gelişme Demokrat Parti zamanında oluyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye yavaş yavaş 1930'ların merkez - çevre modelinden Avrupa türü karma ekonomi toplumuna geçince merkez sağ ve sol arasındaki yarış başlıyor. 1950'de çevre iktidar oluyor.
    1970'lerde Ecevit'in önderliğinde sosyal demokrat hareket gelişiyor. CHP tarihsel kimliğini, parti geleneğini sahiplenirken aynı zamanda emekçilerin, yoksulların, sermaye ve kapitalist ekonomiden yeterince pay alamayanların partisi oldu. Yüzünü halka döndü.
    1970'lerde oluşmaya başlayan sentezin bence devam etmesi gerekiyor. CHP sol bir partidir. Bazı aydınlarımız diyor ki, ya Atatürkçü merkez, ya çağdaş sosyal demokrasi. Ya o, ya o!.. İkisinin sentezi mümkün. Hem Atatürkçüyüz, hem de çağdaş sosyal demokrat."
    Derviş, CHP'nin kendisini yenileyerek Avrupa'daki sol partiler gibi iktidara gelebileceğine inanıyor.
    CHP'de eksik olan 'halkın kendisidir.'
    Derviş Türkiye'yi biraz daha tanısa bu gerçeği görecek!
   
    dsazak@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
YÖK böyle devam edemez

Çetin ALTAN
At binme konusu, ayrı bir konu...

Melih AŞIK
Bekâra boşamak

Fikret BİLA
Vietnam sendromu

Güneri CIVAOĞLU
Diyet mevduat

Abbas GÜÇLÜ
0 puandan daha vahimi!

Hurşit GÜNEŞ
Sigortacılık bizde neden bodur?

Sami KOHEN
Yasalar tamam, sıra uygulamada

Mehmet Y. YILMAZ
Böyle 'koruma' düşman başına

Hasan PULUR
Fenerbahçe şampiyon da olur, ama...

Derya SAZAK
CHP, merkez, çevre

Ece TEMELKURAN
Otuz iyidir; çünkü...

Güngör URAS
Milliyet "Business"ta Acemoğlu

M. Ali BİRAND
"Irak bölünürse Kürt Devleti kurulur"