|


Santraller hangi parayla alınacak?
Rusya'dan Mavi Akım hattından gelen doğalgaz fiyat formülü pazarlığında sivri diller törpüleniyor.
Türkiye lehine işleyen formülün yanlış olduğunu ileri süren Ruslar, tahkime gitme konusunda arttırdıkları baskıları bir kenara bırakmış gözüküyorlar. Enerji Bakanı Hilmi Güler'in müzakerelerde taşıdığı tutarlı yaklaşımın gözden kaçmaması gerekir.
Güler, başından beri Rusya'nın tahkime gitme halinde Türkiye'nin davayı kaybedeceğini savunan kesimlerin "dolmuşuna" binmedi!
Güler rotayı enerji girdi maliyetlerini indirmeye çevirdi ve bu konuda çok yönlü bir çalışma başlattı.
Bu arada, Meclis Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu Raporu'na "son dakika baskısıyla" giren Turusgaz formül değişikliğinin sonuçlarını da merak etmeye devam edeceğiz.
Bugün vurgulamak istediğim, Enerji fiyatları üzerinde yürütülen çalışmalar.
YİD'ler satılacak
Perşembe günü bu sütunları takip edenler, Enerji Bakanlığı'nın elektrik faturalarını indirecek çalışmalar başlattığını yazdığımı hatırlayacaklar. O yazıda açmadığım, ancak üzerinde spekülasyon yürütülen bir konu olarak öne sürülen Enka'nın doğalgaz çevrim santrallerinin satışını da ele almıştım.
Şimdi konuyu biraz daha açayım.
Enerji Bakanlığı Yap - İşlet - devret formülü ile inşaa edilen ve devlete 12.5 cente varan fiyatlarla satılan enerji üreten Trakya, Ünimar, Ova, Doğa Elektrik ve Birecik santrallerinin bedellerini ödeyerek geri alma yöntemini bulmaya çalışıyor.
Bu santrallerin Bakanlık ile 1993 - 1994 yapılmış bulunan Uyguluma Sözleşmeleri'nde "Buy - Out" yani "Satın alma" maddesi bulunuyor. Bu maddeye göre devlet isterse (Bakanlık ve TETAŞ) parasını verip santralleri kendi mülkiyetine alma hakkına sahip.
Buradaki önemli konu, 4 - 5 kat şişirilmiş yatırım maliyetleri karşısında devletin hangi bedelle ödemeye yapacağı.
Devlete 5.8 cente elektrik satan Enka'nın üç doğalgaz çevrim santrali bu çerçevede anılan bir konu değil. Ancak fiyatlandırma ile ilgili olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), Hazine ve Enerji Bakanlığı'nın da tek bir görüş taşıdığını da söylemek güç.
Uçuk kaçık tahminler
Her yıl 4 - 5 milyar dolar yatırım yapılmazsa, Türkiye'de karanlıkta kalacak savıyla Türkiye'yi doğalgaza boğanların sesi çıkmıyor. Her yıl yüzde 8 büyüme öngören bu anlayış Botaş'ın tahminlerine şöyle yansımıştı:
2005 yılında 32 milyar metreküp, 2010'da 55 milyar, 2015'de 67 milyar, 2020'de ise Türkiye 83 milyar metreküp doğalgaz tüketecek...
Türkiye'nin 8.3 milyar ton linyit rezervinin üçte ikisi, hidroelektrit potansiyelinin üçte ikisi kullanılmamış ne gam!
Doğalgaz santrallerinin yatırım maliyeti düşük olduğu için YİD santrallerini yapan özel sektör tercihini bu yönde kullanıyor. Devlet de "al ya da öde" koşullu doğalgaz anlaşmalarına imza atıyor.
Şimdi Türkiye ne bu kadar çok doğalgazı tüketecek durumda, ne de bu kadar maliyeti üstelenecek Hazine performansı var; artık bu santrallerin devri bitti.
Santrallerin devir alınması için gerekli kaynağı gösteren de henüz yok.
Pahalı almayacaksınız!
"Al yada öde" ve pahalı üretimin devlete 15 - 20 yılda 30 milyar dolara varan bir maliyet yüklüyor.
Gelinen noktada; Moskova - Ankara hattında süren Gazprom - Botaş müzakerelerinde Hilmi Güler, Ruslar'dan "Hiç bir ülkeden daha pahalı almayacaksınız" sözünü aldı.
Ve Mavi Akım'da uygulanan formülün Ruslar ile yapılan üç ayrı sözleşmede de geçerli olması için sürdürülen görüşmeler devam ederken, tahkim de ertelendi.
Elektrik faturalarının indirilmesini odaklanan görüşmelerde Rusların elinde doğalgaz kaynakları, Türkiye'nin elinde ise "iyi pazar" koşulları kartı bulunuyor.
Tükiye aldığı doğalgazın yüzde 67'sini elektrik üretiminde kullanıyor, AB ülkelerinde bu oran yalnızca yüzde 17. Bu açık fark Türk - Rus ilişkilerinin "iyi' olmaktan başka çaresi olmadığını gösteriyor.
syilmaz@milliyet.com.tr
|
|

|