|
|


Sibel Can, hangi yakışıklıyı seçti?
Berivan için jön arayışı sürüyor. Petek Dinçöz, niye gergindi? Pahalı yolcular, ucuz insanlar. VIP'nin farkı ne?
KAYNAMA NOKTASI
AHMET SALİH
Havaalanları, uçaklar, şöhretlerin halka mecbur kaldıkları tek yerdir. 'Business Class', 'CIP Lounge' gibi şaaşalı isimlerle iyice gizemli hale getirilmiş özel mekân düzenlemeleri de şöhretleri halktan kurtaramaz. Bastırır farkını, girer oralara da halk.
Geçen hafta yine havaalanındaydım, hepsini gördüm işte, gördük. Bir sürü soru ile döndüm aynı gün İstanbul'a. Petek Dinçöz, niye o kadar gergindi? Otobüste niye halka ve yanındaki arkadaşına sırtını dönmüş konuşmuyordu? Sibel Can, bir gazeteciyle Milliyet'te resimlerini incelediği Berivan dizisi için rol arkadaşı adayı aktörlerden hangisini beğenmişti? Sonra genç olanını gösterdi galiba gazeteciye. 'Business uçucuları'nın kullandığı bekleme salonunda (CIP Lounge) Sibel Can'ın masasına konuk olan medya yöneticisi nereye gidiyordu? Şenay Akay ve Ajda Pekkan'ın menajeri boynuna astığı telefonuyla nereye koşturuyordu? Neler oluyordu?
Özel kurtarma talimatı
Tabii asıl soru şu: Bütün bu VIP'ler (çok önemli şahsiyet), CIP'ler fazla para ödüyorlar ya, bir tehlike durumunda daha mı kolay sıyırıyorlar? Çünkü 'economy class' ile aralarına çekilen bir perde, kahvaltı tabağında bir dilim fazladan salam için o para verilmez. Koltuk desen, aynı küçüklükte ve sıkışıklıkta. Evet, evet, bu önemli şahsiyetler için gizli, özel bir kurtarma talimatnamesi olmalı uçaklarda. Bir gün sızar kamuoyuna.
Fakirler daha pahalı!
1991 yılında böyle bir sızma Dünya Bankası'nda olmuştu. Dünya Bankası'nın o dönemki baş ekonomisti Lawrence H. Summers çalışma arkadaşlarına 12 Aralık tarihli bir iç yazışma notu göndermiş, Dünya Bankası'na sızmış çevreciler de bu notu kamuoyuna sızdırmışlardı. Summers, bu notta çevreye zararlı sanayilerin ve sanayi atıklarının zengin ülkelerden fakir ülkelere nakledilmesini mantıklı bulduğunu söylüyordu. Summers'a göre, refah toplumlarında yurttaşlara gayri safi milli hasıladan daha fazla yatırım yapılıyor, pay veriliyor, eğitimleri, sağlık hizmetleri için daha fazla para harcanıyordu. Yani bu insanlar daha pahalıya çıkıyordu, fakir Asya, Afrika ülkelerinin yurttaşlarına oranla. Ve zengin bir ülkenin yurttaşı çevresel nedenlerle kaybedildiğinde matematik olarak dünya hazinesinden daha büyük bir para ziyan olmuş oluyordu. Sonra bir de bu yurttaşın ödeyeceği yüksek vergi de gelir hanesinden düşülüyordu devletin.
Zihniyet ortada
Bu Lawrence H. Summers, daha sonra Clinton hükümetinde hazine bakanlığı yaptı, ardından da Harvard Üniversitesi'ne rektör oldu.
Şimdi ABD, her gün pahalı ve paralı askerlerini kaybettiği Irak'ta savaşmak üzere Türkiye, Pakistan ve Hindistan'dan asker istiyor. IMF ve Dünya Bankası da bu ülkelerde ikna kabiliyetlerini sergiliyorlar.
Zihniyeti ortada değil mi ideologlar diktatoryası ABD'nin?
Ayrıca: Geçen hafta bahsettiğimiz Amerikalı rock müzisyeni Bruce Springsteen, ülkesinde verdiği bir konserde 'War' adlı şarkısını sunarken şöyle dedi: "Orada uzaktaki Amerikalı gençlere sesleniyorum. Bush, buna layık mı?" ABD'nin onurlarından Springsteen'in savaş karşıtı bu konuşması internette dolaşıyor. Bilginize sunulur.
MAGAZİN

Sibel Can, hangi yakışıklıyı seçti?
Yosun - Olivier muradına erdi
"Çağla'dan sonra 12 dizi teklifi aldım"
Rolling Burka's
Serhat'la Helin 'fazla' samimi
Haberde de Kanal D
Gülben'den "Hodri meydan"
|
|






|