04 Ağustos 2003 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   


Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Osman İnci, Sohbet Odası'nda hükümetin YÖK taslağını eleştirdi

   
Çelik aba üstünden sopa gösteriyor

        SOHBET ODASI
Derya SAZAK


   
   
İktidara bağlı üniversite düzeni amaçlanıyor. İmam hatiplere üniversiteye girişte avantaj sağlanmak isteniyor. Milli Eğitim Bakanı, parti grubunda ya da kongresinde konuşur gibi söz kesiyor, sataşıyor

   
    Hükümetin hazırladığı YÖK taslağı yasalaşırsa yükseköğretim sisteminin siyasi erkin etkisine gireceği, akademik özerkliğin ortadan kalkacağı savunuluyor. Üniversitelerarası Kurul, taslağa neden karşı çıktı?
    Bu taslağın birkaç hedefi var: Üniversiteleri iktidarın baskısı altına almak, imam hatipleri üniversiteye girişte avantajlı kılmak ve kadrolaşmak.
    İmam hatipliler ilahiyat fakültesine zaten giriyor.
    Gayet tabii. İmam hatip mezunları iki yıllık yükseköğrenim kurumlarına da sınırsız giriyor. Yeni taslak imam hatiplere her alanı açıyor. Bir öğrenci fen lisesi, anadolu lisesi ya da süper liseden yetişip üniversiteye giremezse hiçbir becerisi olmadan ortada kalıyor. Oysa elinizde bir meslek varsa iki yıllığı bitirdikten sonra dikey geçişle fakülteye de gidebilirsiniz. Örneğin elektrik programı okuyan birisi, elektrik eğitimi veren bir fakülteye girebilir.
    İmam hatipler için getirilen avantaj nedir?
    Eşit puanlama... Eskiden, başka alanlar yine kapalı değildi ama birinde yüzde 8'le çarpılıyor, diğerinde yüzde 3'le.
   
    Bakan ODTÜ'de ders verecek!
    Yasa çıktığında YÖK dağıtılacak, rektör atamalarında inisiyatif Cumhurbaşkanı'ndan hükümete geçecek. Üniversitelerarası Kurul'un yapısı da değişiyor, mevcut rektörlerin çoğu tasfiye oluyor...
    İktidara bağlı üniversite düzeni amaçlanıyor. Milli Eğitim Bakanı bu taslakta YÖK'e başkanlık yapıyor. Üniversitelerarası Kurul'un 13 kişilik yeni yürütme kuruluna da başkanlık edecek. Bu aynı zamanda oy hakkı anlamına geliyor. Daha önemlisi Başbakan, rektör atamayı teklif ediyor. Yeni kurulacak üniversitelerde 50'den az öğretim üyesi olursa rektörü Başbakan öneriyor, Cumhurbaşkanı atıyor. Hükümet YÖK'e 8 üye veriyor. TBMM üyeleri dilerlerse üniversitede ders verecek. Örneğin Milli Eğitim Bakanı eski bir doçent, yasa çıkarsa ODTÜ'de derse girebilecek.
    Yeni üniversite modelindeki temel sakınca nerede? Üniversiteler, Bakana bağımlı hale mi gelecek?
    Milli Eğitim Bakanı'nın YÖK'e, Üniversitelerarası Kurul'a başkanlık etmesi düşünülemez. Son toplantıda kurulda sert tartışmalar yaşandı. Sayın Bakan, parti grubunda ya da kongresinde konuşur gibi söz kesiyor, sataşıyor. Rektörler Bakan konuşurken itirazlarını dile getiriyorlar. Bizim hiç alışık olmadığımız bir kurul toplantısı oldu.
   
    Seçim maratonu başlatılıyor
    YÖK'ün çatısı nasıl oluşacak?
    Yeni taslakta YÖK 17 üyeye düşüyor, 8 üyeyi hükümet atayacak. 6 üye Üniversitelerarası Kurul'dan gelecek. 2 üyeyi Cumhurbaşkanı, 1 üyeyi de Genelkurmay seçecek. Mevcut rektörler yasa çıkınca görevi bırakacaklar. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Ankara'daki son toplantıda 160 kişinin önünde söyledi: 'Türkiye'de siyasette çok şey değişiyor, siyasi yelpazede sayılar kadrolar değişiyor. Eylül ayında Anayasa değişikliğiyle gelebiliriz.' Bu sözler, önümüzdeki sürece ilişkin 'aba altından değil, aba üstünden sopa göstermek' oluyor.
    Taslakta akademik yenilikler yok mu?
    Yok, bu taslakta üniversitelerde engelli demokrasi dönemi başlıyor. Rektör, dekan, ana bilim dalı başkanları bir seçim maratonuna girecekler. Trakya üniversitesinde 781 görev değişiyor.
    Taslakta otomatik profesörlük getiriliyor...
    Kanunla profesörlük yapılıyor. Profesörlüğe başlamak için doçentlikte 5 yıllık bekleme süresini dolduranların kadroları 15 gün içinde ilan edilecek. Bu durumdakiler otomatik profesör atanacaklar. 2000 yılında, uluslararası ölçütler getirdik. Doçentlik ve profesörlüğe yükseltmelerde uluslararası yayın koşulu arıyoruz. Bazı arkadaşlarımız koşulları yerine getirmedi. Bugünkü durumları uyuyorsa onları otomatik profesör yapacaksınız.
    Bakan Hüseyin Çelik de doçent... Yeni yasayla bakan da otomatik profesör unvanı mı alacak?
    Olabilir. Bu taslakla mümkün.
    Milletvekili aynı zamanda üniversitede görev yapabileceğine göre otomatik profesörlüğe yol açmak için getirmiş olabilirler.
    Olabilir...
   
       
Türbanı korudular
    Türban sorununda yeni bir düzenleme var mı?
    Anayasal hükümler nedeniyle bugünkünden farklı bir şey getirmeleri olanaksız. Ancak disiplin suçlarında kılık kıyafetle ilgili en ufak bir kelime yok. Diğer cezai müeyyideler sayılırken, okuldan uzaklaştırmaya neden olan hükümler arasında türban adeta korunmuş. Bunun anlamı şudur: Türbanla gelen bir kişiyi en fazla uyarma, kınama grubuna sokabilirsiniz.
    Hükümet, 20 Ağustos'a kadar üniversitelerden görüş bekliyor.
    Üniversitelerarası Kurul olarak görüşümüzü bildirdik. Biz YÖK taslağını tartışılır bulmadığımızı açıkladık. Bu taslak üzerinde çalışılamaz.
    Taslağı tümüyle ret mi ediyorsunuz?
    Reddediyoruz. Bu haliyle taslak üniversiteleri çok geriye götürür ve telafisi zor olur. AB üniversite normlarına, Bolonya deklarasyonuna, Amerikan üniversitelerindeki ölçütlere uygun üniversitelerin ve Türkiye'nin önünü açabilecek alternatif hazırlıklara başladık.
    Taslak hazırlanırken sizlerin görüşleri alınmadı mı? Bu taslağı kim hazırladı?
    Hükümet 20 Kasım 2002 tarihinde bir acil eylem planı açıkladı, 'Üniversitelerin gelişmesindeki engeller kaldırılacaktır' deniyordu. Tartışma oradan başladı. Sayın Erkan Mumcu bakandı. Rektörlükte yedi yılım bitti, bugüne kadar Üniversitelerarası Kurul'da iki bakan gördüm. Mumcu ve Hüseyin Çelik. Üniversitenin geleneği budur. Siyasiler müdahale etmez. Bu taslakla üniversiteleri Milli Eğitim'e bağlı bir daire ya da genel müdürlük haline getirmek istiyorlar.
    Bir eylem düşünüyor musunuz? Cüppeleri giyme zamanınız geldi mi?
    Buna sessiz kalma hakkımız yok. Gerektiğinde cüppeleri giyeriz. Cumhuriyet kutlamalarında Anıtkabir'deki törenlere katılmak için başvurduk. Bunu Cumhuriyet'i sahiplenmenin gereği sayıyoruz.
   
   
Asistan 706 milyon alıyor
    Sivil toplumdan yeterince destek alıyor musunuz, üniversite sanki köşeye sıkışmış, haklarını savunamıyor gibi, bunda YÖK'e duyulan tepkinin de payı olsa gerek.
    Halkın üniversitesi olma ve halkın sorunlarına öncelik verme konusunda görevimizi tam yapamadık. Büyük bir çoğunluğumuz sırça köşkümüzde kaldık. Şimdi sesimizi yükseltince 'YÖK'ü mü savunuyorsun' deniliyor. Bakın özlük haklarını hiç tartışmıyoruz. Bugün bir asistana 706 milyon, bir öğretim görevlisine 776 milyon, bir doçente 1 milyar 362 milyon lira, profesöre 1 milyar 691 milyon ödüyoruz. Öğretim üyesini ek işe zorlayan bir dram yaşanıyor. Beyin göçünden sonra 'bilgi göçü' başladı.
    Ecevit hükümeti geçen yıl söz vermişti, ekonomik koşullar iyileştirilecekti.
    Yok, size çok daha trajikomik bir şey söyleyeyim. Rektörlere görev tazminatı verilmiyor. Ben Trakya Üniversitesi profesörleri arasında 28. sırada maaş alıyorum. Döner sermaye dahil. Benim yardımcım benden fazla alıyor.
   
   
Kadrolaşmayı bekliyorlar
    Asistan, doçent atamaları durduruldu... Mağduriyet doğmuyor mu?
    Hükümet kanun çıkmış gibi davranmaya başladı. Atamalar durduruldu. Benim düşüncem yasa değişince seçim yapılacak diye kadroları tutuyorlar. Oy deposu olarak görüyorlar. Kadrolaşacaklar.
    YÖK taslağı öğrencilere soruldu mu?
    YÖK taslağını öğrencimizle konuşmak zorundayız. Sonuçta bu onların geleceğidir. Öğrencisi, araştırma görevlisi üniversiteye sahip çıkmalı. Üniversite siyasetin önünde eğilmez. 1992'de üniversitelerde yaşananlar, atamalar ülkeyi bu noktaya getirmiştir. Harran Üniversitesi'ndeki şeriatçı yapılanmalar bugün belgelidir. Başka üniversitelerde de benzer girişimler oldu.
   
   

SİYASET


Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Osman İnci, Sohbet Odası'nda hükümetin YÖK taslağını eleştirdi
'CHP'de kavga yok' dedi, kavga çıktı
Türk tahılı Rumları kızdırdı
Deniz ve Kara'da kan değişimi
İstediği kişi kazanamadı, sınavı iptal etti
AKP'ye uyarı: Kimse kör değil
Tayfur söyledi, Bahçeli alkışladı
23 yıl süren dava AİHM'ye götürüldü
Şehit maaşı değil Aydın'ı istiyorlar
Rektör Aydın: Ev sahipleri fırsatçı
Cezaevinde işkence iddiası
Şahin bowling turnuvasına katıldı
Resmi Gazete'de kebap tarifi
Güler'in enerjisi ısırgan otundan
'Antrenmanlı olsam karşıya yüzerdim...'





Fikret BİLA
Geçiş süreci
Derya SAZAK
YÖK taslağı


 Partilerarası Uzlaşma Komisyonunun uzlaşmaya vardığı Anayasa değişikliği metni için tıklayın
 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)
 DGM Savcılığı'nın Milli Görüş davası mütalaası


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri


 DSP
 MHP
 ANAP
 DYP
 AKP
 SP
 CHP
 BBP


 ADANA
 ADAPAZARI
 ANKARA
 ANTALYA
 BURSA
 ESKİŞEHİR
 GAZİANTEP
 İSTANBUL
 İZMİR
 KOCAELİ
 KONYA
 SAMSUN