04 Ağustos 2003 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   


   
Bu kez farklı

       
    Inter maçından sonra yapılan antrenmanda Fatih Terim öyle bir taktik çalışması yaptırdı ki, futbolcuların bunu anlamaması için IQ'sunun son derece düşük olması gerekirdi. Özellikle savunma oyuncularının kolundan tuta, tuta, kafalarına vura vura, orta alana göstere göstere nasıl organize olunacağını anlattı.
    Galatasaray bu çalışmadan sonra Liverpool önüne çıktı. Öyle bir ilk yarı oynadı ki, Hertha Berlin ve İnter maçlarında sahaya çıkan takımın bu olduğuna inanmak çok güçtü. Bambaşka bir Galatasaray görüntüsü vardı. Üstelik Terim bir de Hakan'ı forvete tek başına koydu ve orta alana bir koşan adam daha ekleyip mücadele gücünü artırdı. Orta alan geçmiş maçlarda tüm suçun savunmada olmadığının bilincine varmış ve daha çok yardımcı rolünü oynuyordu. Batista tüm savunma sızıntılarına yardım ederken kanatlarda Prates, Pinto ile Ergün ve yine Hakan Ünsal tüm çizgi alanını kullanarak takımın en önemli zaafı olan kanat açıklarını kapatıyorlardı. Özellikle İnter maçında Terim orta alanının eski günlerdeki gibi topun olduğu her yere tam baskı kurmasını istemiş, ama bunun bedelini farklı bir yenilgi ile ödemişti. Çünkü şu andaki kadro yapısı ile bu sisteme uymayan, koşmayan Galatasaray orta alanı büyük açıklar vermişti. Liverpool önünde ise kalabalık orta alan, sahaya çok iyi yayılıp, gücünü ekonomik kullanarak, disiplinli, zaman zaman da tam saha pres ile rakibin geniş alan bulmasını engelledi. Tabii bunu Galatasaray iyi bir yardımlaşma ile sağlayabildi. Omuzlardaki yükler iyi bir dağıtıma uğrayınca takımın görüntüsü de farklı oldu.
    Burada De Boer'e bir parantez açmak lazım. Her Hollandalı'nın ve Ajaxlı'nın dudak bükerek baktığı bu oyuncu dün yine İnter maçında olduğu gibi kopya bir gol yenmesine neden oldu. Heskey onca metre yükselip kafayı vururken De Boer sadece görüntüye eşlik ediyordu. Onun gibi bir oyuncunun rakibi bozması gerekirken o sadece bizim gibi iyi bir izleyici rolü üstlendi. Bence Terim asıl tehlikenin farkına bir an önce varmalı. Çünkü De Boer gözüktü ki şu haliyle henüz ağır bir sorumluluk üstlenecek durumda değil.
    Prates dünkü görüntüsü ile yavaş yavaş kendine olan öz güvenini kazandığı ve gerçek gücünü yavaş yavaş gösterdiği gözlendi. Ve Galatasaraylılar hiç beklemedikleri ve ummadıkları bir anda yeni bir serbest vuruş ustası kazandı. Prates'in beyaz ayakkabılı ayakları bir dalgıcın ayağındaki paletlere benzerken, sağ ayak vuruş ustalığı uzman vurucularla eş değerdeydi. Öyle yerlere ayak içi gönderiyorki kaleciler için o bölgeler en ölü bölgeler oluyor.
    Kısacası Galatasaray dünkü görüntüsü ile yeniden umut yeşertti. Eğer Sarı - Kırmızılılar savunmada daha dikkatli olursa, daha iyi pas yapabilirse, Bermuda Şeytan Üçgeni gibi olan Prates, Pinto ve Batista'nın süratini kontrataklarda daha iyi kullanırsa, forvette daha iyi çoğalabilirse önümüzdeki haftalarda tadından yanına yaklaşılmaz.
   
    hozer@milliyet.com.tr
   
   

SPOR


ASLAN'DAN ADA'YA DERS: 2-1
At yarışları
Avrupa Ligleri
İbo rotayı çizdi
2. LİG puan durumu
Teksaslı Türkoğlu!
Eczacı atakta
Pancu'nun gözü yüksekte
Enke'nin dili dolandı!
O günler geçti
Aybaba sert çıktı
Kupa Gençler'in: 2-0
Montoya tozunu attı
Fener ikiye katladı
Piri Reis'te de zirvede
Hamit manşetlerde
Haber turu...
Bu kez farklı





Halil ÖZER
Bu kez farklı


 İSTATİSLİKLERLE LİG
 EURO 2000
 SIDNEY 2000
 DÜNYA KUPASI 98