04 Ağustos 2003 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Çok önemli bir kitap

       
    FAREED Zakaria (Ferid Zekeriya) Newsweek dergisinin başyazarı. Müslüman Hint asıllı Amerikalı, Harvard'dan siyaset bilimi doktoru. Foreign Affairs dergisinde "illiberal" (liberal olmayan) demokrasiler konusundaki makalesi büyük yankı uyandırmıştı: Hakimiyetini Tanrı'dan veya aileden değil, 'halk'tan alan otoriter rejimler.
    Zakaria'nın bu akademik ve kültürler arası birikimle yazdığı mükemmel eser, yeni yayımlandı: "Özgürlüğün Geleceği, Ülkede ve Dünyada İlliberal Demokrasi."
    (The Future of Freedom, Illiberal Democracy at Home and Abroad, ISBN 0-393-04764-4)
    Kitap din, laiklik ve Jakobenizm tartışmaları için önemli... Avrupa'nın önde gitmiş olmasının coğrafi sebeplerini anlamak için önemli... Büyük sosyolog Max Weber'in "kalkınmaya kültürleri müsait değil" dediği Uzakdoğu ülkelerinin neden "Asya Kaplanları"na dönüştüğünü anlamak için önemli... Ve Türkiye olarak yolumuzu belirlemek için önemli...
    ***
    ZAKARIA'YA göre, Avrupa'nın dağlarla, vadilerle, büyük nehirlerle "çeşitlenmiş" coğrafyası Bizans, Osmanlı, Hint ve Çin gibi merkeziyetçi imparatorluklara izin vermemiş, aksine, mahalli ekonomik ve siyasi birimleri güçlendirmiş.
    Bunlar önce Roma'daki Papa'nın, ardından merkeziyetçi kralların otoriteleriyle çatışmış. Mülkiyetin dokunulmazlığı, uzlaşma ve sözleşme kültürü, sermaye birikimi, sanayileşme ve "uluslaşma" böyle gelişmiş. Gelişmenin lokomotifi İngiltere'de "işleyen aristokrasi"dir, ardından girişimci sınıf... (Sf. 1 - 64)
    Fransa ise bize benziyor: Coğrafyasının yol açtığı sürekli savaşlar merkeziyetçi hükümdarın ve bürokrasinin aşırı güçlenmesine yol açmış.
    Jakoben devrim, merkezi otoriteyi sınırlayarak özgürlükleri genişletmemiş, aksine "halk adına" sivil toplumu daha çok zapturapta alan bürokratik bir sistem kurmuş:
    "Fransa'da devlet sivil toplumdan güçlü olmuştur. 19. yüzyıl boyunca Fransa, genel oy hakkı ve seçimlerle demokratikti ama liberal değildi. ABD ve İngiltere'ye göre, bireysel özgürlükler kesinlikle daha az güvencede idi..."
    Bu yüzden Fransa anayasal krizler içinde 150 yıl çalkalandı, ancak son elli yılda istikrarlı gelişmeye kavuştu. (Sf. 64 vd.)
    ***
    ZAKARIA, kitabında "kültürel faktörler"i de inceliyor, "kültür kader değildir" sonucuna varıyor.
    "Çin ve Hindistan kültürleri yüzünden geri kaldı ise, bu insanlar ülkelerinin dışında neden çok başarılı azınlıklardır?"
    Zekeria son yıllarda Çin ve Hindistan'ın da atılıma geçtiğine dikkat çekiyor: Liberal uygulama devreye girdikçe her kültür başarılı oluyor. (Sf. 51)
    Peki, ya İslam? Zakariya bu konuya tam 40 sayfa ayırmış.
    Otoriter bir kültürde din de otoriter algılanır; Araplarda böyledir. Ama, piyasayla tanışan, bireyselleşen bir kültürde din de özgürce algılanır. Bütün dünyada dinler yükseliyor ama algılama biçimi değişiyor...
    Bu gerekçeyle, Zakaria Jakobenizmin dini 'hurafe' ilan edip devlet eliyle 'hizaya getirme' tezinin yanlış olduğunu belirtiyor:
    "(Gelişmenin önünü açmada) anahtar, dinsel değil, siyasi ve ekonomik reformdur. İslamın değişimi üzerine vurgu yapmak, meseleyi yanlış yere koymaktır. Hıristiyanlığın moderniteye uyumundaki anahtar, Kilise'nin aniden ilahiyatın liberal yorumunu kabul etmesi değildi. Toplumun modernleşmesi kilisenin de bunu kabulünü gerektirmişti..." (Sf. 150)
    Zakaria İslamla modernleşmenin uyumuna üç örnek veriyor: Türklerin, Boşnakların ve Malezyalıların Müslümanlığı.
    Netice: Devletin dine de, piyasaya da, düşünceye de karışması yanlıştır.
    İş Bankası'nın Türkçesini yayımlayacağı bu eseri herkese tavsiye ederim.
   
    t.akyol@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Çok önemli bir kitap

Fikret BİLA
Geçiş süreci

Yasemin CONGAR
Türkiye'nin büyük şansı...

Hasan PULUR
Kırk yılda bir iş becerdik...

Derya SAZAK
YÖK taslağı

Ece TEMELKURAN
Ya eğlence ya ölüm!

Yaman TÖRÜNER
IMF'ye ne sözler verdik?

Güngör URAS
Kişi başı tüketim 1998'de 100.0 idi şimdi 92.9