04 Ağustos 2003 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
YÖK taslağı

       
    Hükümetin hazırladığı YÖK taslağı üniversiteler ile AKP iktidarı arasında sancıya yol açıyor.
    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Üniversitelerarası Kurul'a başkanlık ederek bir uzlaşı arıyor olsa da, YÖK ve rektörler hükümete güvenmiyor. Taslakta, üniversitenin sorunlarına özgürlükçü anlayışla çözümler aranmak yerine, Cumhuriyet değerlerine bağlı, laik, Atatürkçü ve aydınlanmacı rektörlerin 'tasfiyesi'ni amaçlayan siyasal hedefler güdüldüğü öne sürülüyor.
    Kulislerdeki yargı şudur:
    Yasa 'İki Kemal'ler için çıkarılıyor.
    YÖK Başkanı Prof. Kemal Gürüz ile İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Kemal Alemdaroğlu'nun bu yasayla görevleri son bulacak. 19 rektör ayrılacak.
    Yasa çıktığında YÖK'le birlikte üniversitelerdeki tüm kurullar dağıtılacak. Milli Eğitim Bakanı tarafından atanacak 7 kişilik 'kayyum' YÖK'ün ve Üniversitelerarası Kurul'un oluşumuna kadar görevi üstlenecek.
    Taslakta YÖK'ün oluşumunda üye ağırlığı da Cumhurbaşkanı'ndan hükümete geçiyor. 17 üyeye düşürülen YÖK'te 8 üyeyi iktidar belirleyecek.
    Milli Eğitim Bakanlığı, üniversitelere 20 Ağustos'a kadar görüşlerini bildirme süresi tanıdı. Okullar tatilde olduğu için yönetimler 'oldu bitti'yle karşı karşıyalar. Geçen hafta Ankara'da toplanan Üniversitelerarası Kurul'da bu tasarıya katkıda bulunulmayacağı açıkça ifade edildi. Üniversiteler 'alternatif' taslak hazırlayacaklar.
    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in 'Kanun, Meclis'e A gelir, B gider' sözleri taraflar arasındaki güvensizliği doruğa çıkarmış. Rektörler, maddeler üzerinde görüş bildirmek yerine 'çerçeve yasa' ile üniversitelerin özgür bırakılmasından yanalar.
    YÖK nedeniyle akademik özerkliğin ne kadar geçerli olduğu tartışılır. 12 Eylül'ün ürünü olan, Doğramacı'nın askeri dönemde üniversiteleri vesayet altına almak üzere oluşturduğu YÖK sistemi değişmeli.
    Ancak yağmurdan kaçarken doluya tutulmanın alemi yok.
    YÖK'ten kurtulmanın yolu, üniversiteleri Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlamak, lise ve kolejler düzeyine düşürmek olmamalı.
    Üniversiteyi merkezileştirdiği, eğitimi tekdüzeleştirdiği için eleştirilen YÖK'ün, Üniversitelerarası Kurul'un yerine siyasi otoriteye bağlı hantal ve bürokratik yapılar kurmak doğru mu?
    308 üyeli Üniversitelerarası Kurul'u, 13 kişilik yürütme kurulu yönetecek.
    Yardımcı doçentler, ÖSS elemesinden geçecek.
    Rektörler, seçim yapmaktan bilim yapmaya zamanları kalmayacağı görüşünde.
    Trakya Üniversitesi Rektörü Osman İnci, bu durumu 'üniversitelerde engelli demokrasi' diye tanımlıyor. İdari tartışmalar bir yana asıl kaygıyı üniversitelerdeki 'dinci örgütlenme' oluşturuyor.
    Üniversiteler suskun kalmamaya, Cumhuriyet değerlerini korumaya kararlılar.
   
    dsazak@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Çok önemli bir kitap

Fikret BİLA
Geçiş süreci

Yasemin CONGAR
Türkiye'nin büyük şansı...

Hasan PULUR
Kırk yılda bir iş becerdik...

Derya SAZAK
YÖK taslağı

Ece TEMELKURAN
Ya eğlence ya ölüm!

Yaman TÖRÜNER
IMF'ye ne sözler verdik?

Güngör URAS
Kişi başı tüketim 1998'de 100.0 idi şimdi 92.9