09 Ağustos 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Mikro kredi uygulaması ciddi yürüyor

            Önceki günkü Star gazetesinde yer alan "İnek süt vermeden, kredi borcu geldi" başlıklı haberden bir paragraf aktarmak istiyorum sizlere. Pek çok şeyi bir çırpıda gözler önüne seriveren birkaç cümle:
    "Diyarbakır'da merkeze bağlı Elidolu köyünden Emine Topuz, '500 milyon lira krediyle 2 tane buzağı aldık. Bunların sütlerini satarak para kazanmayı umuyorduk. Şimdi haftada 14 milyon lira geri ödeme yapmamızı istiyorlar. Bunu ödemek için 4 çocuğum çapa yapmaya gidiyor. Ayda 56 milyon ödeyecek param olsa, krediyi niye alayım' dedi. Kredinin 2. haftadan itibaren geri ödenmeye başlanmasının sıkıntı yarattığını söyleyen Topuz, '15 çocuğum var. Onlara yemek almak için her gün 28 kilometre yürüyorum. Şimdi bu borcu ödemek için daha fazla çalışıyorum' dedi."
    Şimdi gelelim bu birkaç cümlenin bana çağrıştırdıklarına:
    1) Mikro kredi, hiç değilse şimdilik sulandırılmadan, usulüne uygun olarak uygulanıyor - ki kredinin geri dönüşünü ve sistemin sürekliliğini sağlamak açısından bu fevkalade sevindirici.
    2) Madem 4 çocuk çapaya giderek haftada 14 milyon kazanabiliyordu, neden Emine Hanım devletten (Fak - Fuk - Fon) yiyecek almak için her gün 28 km. yürümek yerine, çocuklarını çapaya yollayıp bu zahmetli yolculuğu - söz gelişi - gün aşırıya indirmedi?
    3) Bu sorumun uzantısı olarak acaba Emine Hanım 4 yerine 8 çocuğunu çapaya gönderse, 14 milyon liralık kredi borcunu ödedikten sonra geri kalan 14 milyonla da haftalık yiyecek alışverişinin bir bölümünü yapamaz mı?
    4) Bir kısım insanlarımızın yoksulluğunda - çoğunluk için geçerli değil tabii - tembelliğin de etkili olduğunu söylesek, acaba çok mu insafsızlık etmiş oluruz?
    5) Emine Hanım 500 milyon liralık krediyi aldıktan sonra daha fazla çalışmak zorunda kaldığından yakınıyor. Pekiyi ya nasıl olacaktı? Yan gelip yatarak iş sahibi olmak mümkün mü?
    6) Bu mikro kredi deneyimi, Topuz ailesine daha çok çalışma ve çalışarak ekmeğini kazanma bilincini de aşılayacak gibi duruyor. O takdirde 2 kat yararlı olacak.
   
   
Zonk zonk atan bir yer
    Size bir önerim var. www.aciksite.com. bir aylığına ücretsiz abonelik imkanı tanıyor. Beğenip devam etmek isterseniz, ayda 5 milyon lira ödemek durumundasınız. Öğrenci tarifesi de var.
    Taş atıp da kolunuz yorulmayacak ya, bir aylığına deneyin. Pişman olmayacaksınız.
    Siyasetten felsefeye, sanattan spora Açık Radyo'da yayımlanan konuşmaların metinleri, 2 - 3 gün rötarla Açık Site'ye aktarılıyor.
    Ben geçenlerde Ömer Madra'nın ekonomist Ali Bilge ile enerji konusundaki çok ilginç söyleşisinin küçücük bir bölümüne rastgeldim ve anladım ki 3 - 4 haftadır aynı konunun değişik boyutlarını konşuyorlar. Açık Site'nin arşivinde geçmiş programları da bulunca keyfime diyecek kalmadı. Ve derhal abone olduk.
    Açık Site'de yapabileceğiniz geniş ufuk turunu, yine Açık Site'deki metinden özetleyeyim:
    "Nereden gelip, nereye gidiyoruz? Giderken nerede duruyoruz?
    Duruşumuz ne?
    Düşünüp taşınma zamanı.
    Hepimiz için topluca ve herkes için tek tek...
    Belki de hiçbir zaman şimdiki kadar düşünüp taşınmaya ihtiyacımız olmamıştı.
    Kainatta uygarlık kurabilecek kadar yüksek zeka düzeyine sahip olan tek türün, gezegeni, hayatı ve - tabii - kendisini de ortadan kaldıracak kadar budala olmadığını ispat etmek için düşünmemiz gerek.
    Türümüzün biyolojik bir hata olmadığını ispat etmek için...
    Özgürlük ve demokrasinin yalnız kendi başlarına bir değer olmakla kalmayıp, muhtemelen varlığımızın sürdürülmesi için de zorunlu birer unsur olduğunu ispat etmek için de düşünmeliyiz.
    İşte böyle bir dönemde kurulan Açık Site, zonk - zonk atan bir yer.
    'Hayır ve şer' güçlerinin çarpıştığı bu dünyanın karanlık yüzüne, aydınlık bir gözle bakmaya çalışıyor. Açık Site'ye kalem pille çalışan küçücük bir el feneri gözüyle de bakabilirsiniz. Yeryüzünün tüm karar alıcılarının geleceğe ilişkin hiçbir fikrinin olmadığı bir alacakaranlık kuşağına son sürat yol alınırken, kaosun dip karanlığına tutulmaya çalışılan bir cılız huzme!"
   
    mtamer@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Irak'a asker göndermek

Çetin ALTAN
"Kişilik" nedir, ne değildir...

Fikret BİLA
Siyasi mutabakat

Güneri CIVAOĞLU
Düğün

Can DÜNDAR
Tesettürlü Diana

Abbas GÜÇLÜ
Şimdiki öğrenciler çok şanslı

Meliha OKUR
İstanbulspor ve Adanaspor'un patronu BDDK mı olacak?

Hasan PULUR
Eğer meslekse, mesleğin son zirvesi...

Derya SAZAK
Üçüncü grup

Meral TAMER
Mikro kredi uygulaması ciddi yürüyor

Tamer HEPER
Uzun sürer

Güngör URAS
'Yeşil pasaport'u 'sulandırma' operasyonu