10 Ağustos 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Nikâhın kerameti, Berlusconi olamaz!

            Akşam gazetesinin dünkü sürmanşeti: "AB'den önce Bilal'e nikâh. Başbakan Erdoğan'ın 'AB ile nikâh kıyalım' dediği İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, ilk imzayı Bilal Erdoğan'ın nikâh şahidi olarak atacak."
    Diğer gazetelerin de aşağı kalır tarafı yok. Berlusconi Başbakan'ın oğlunun nikâhı için İstanbul'a gelip de şahitlik yapacak diye bir sevinç, bir kıyamet!
    İyi de nikâhta şahitlik yapabilmek için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak gerekmiyor mu?
    Demek gerekmiyor!
    Zira iktidara en yakın gazete Yeni Şafak, Berlusconi'nin de nikâhta şahitlik yapacağını bizzat Tayyip Bey'in ağzından vermiş: "Şahitlerimiz büyük ihtimalle bir tanesi Nevzat Yalçıntaş, bir tanesi Bülent Arınç, bir tanesi misafir olan İtalya Başbakanı Berlusconi, bir tanesi de Abdullah Gül olacak!"
   
    Sahte şahit mi?
    Peki 4 şahit de neyin nesi? Yoksa şahitlerden ikisi, imza falan atmadan öylesine nikâh masasında arz - ı endam mı edecekler?
    Avrupa Birliği dönem başkanı da olan Berlusconi'nin tatilini yarıda keserek İstanbul'a gelip de, Başbakan Erdoğan'ın oğlunun nikâhına katılması ya da şahit olması, ilk bakışta olumlu gibi görünebilir. Erbakan dönemiyle karşılaştırıldığında AKP'nin yüzünün nereye dönük olduğunda tereddütü olanlara karşı da, çok net bir duruş bu.
   
    AKP'nin ilkeleri
    Ancak AB'yi temsil etme noktasında olan kişinin, bugüne kadarki geçmişine ve özelliklerine baktığımızda ve bu özellikleri AKP'nin kendine malettiği ilkelerle yanyana koyduğumuzda, ortaya epey farklı bir tablo çıkıyor:
    1) AKP, Türkiye'deki hakim medyanın iktidara damgasını vurmasından yakınıyor. Medyadaki gücünü ve para gücünü kullanarak iktidara gelen Berlusconi ise siyasi gücü ele geçirdikten sonra devletin TV kanallarını da etkisi altına alarak, özellikle görsel medyada tam bir tekel oluşturmuş durumda.
   
    Tek adam Berlusconi
    2) AKP "Yolsuzluklara karşıyız" diyor. Boğazına kadar yolsuzluklara batmış, hakkında sayısız davalar açılmış olan Berlusconi ise, İtalyan Parlamentosu'ndaki çoğunluğunu kullanarak yaptığı kanun değişiklikleriyle, kendisini her konuda dokunulmazlık zırhına büründürmüş bulunuyor. Berlusconi'yi kapak yapan geçen haftaki İngiliz The Economist dergisi de, bu üçkağıt işlemlerini iddianame gibi ardarda sıralamış, hatta İtalya Başbakanı'na çok sayıda soru da yöneltmiş.
    3) AKP hükümeti, rastlantısal da olsa ABD'ye Irak konusunda boyun eğmeyerek dünyada ve özellikle de Avrupa'da ciddi prestij kazandı. Berlusconi ise Avrupa'da Tony Blair dışında ABD ile sarmaş dolaş olan tek lider. Ve AB'nin 2 lokomotifi Fransa ile Almanya'nın ciddi tepkisini çekiyor...
   
    Nikâhtaki keramet
    Diyebilirsiniz ki "Alt tarafı bir düğün bu, amma da büyüttün!"
    İyi de benim bildiğim, evlenen gençlerin mutluluğu için nikâh şahitlerinin uğuruna da inanılır ve genelde saygın kişiler olmasına özen gösterilir. Diğer 3 isim için bu ölçü geçerli de, Berlusconi için değil!
    Kirli işlere bulaştığı için ülkesinde uzun süre yargılanmış, dünya medyasına haftalarca konu olmuş biri Başbakan olunca kanunları değiştirse bile, Omo ile yıkanmışçasına geçmişini temizleyemiyor ki! Hiç umulmadık bir anda takke düşüp, kel ortaya çıkıyor. (Son örnek Uzan Grubu)
    Tayyip Bey'in Berlusconi ile bu denli sarmaş dolaş olması, ciddi bir faul. Yoksa 10 gün önce Tayyip Bey'e "Ata binersin canım, hiçbir şeycik olmaz" diyenler mi onu "Berlusconi gelsin, reklam oluruz" yollu ısrarlarıyla gaza getirdiler?
    Gün doğmadan neler doğar. Bakarsınız Berlusconi son anda gelmez ya da göstermelik bile olsa nikâh masasına oturmaz.
    Başbakan oğlu ve gelini olmak da ne zormuş. Nikâhta belki fırsatını bulamam, dünyalar güzeli gencecik bir kız olan Reyyan'a ve yakışıklı bir genç olduğu her halinden belli Bilal'e sonsuz mutluluklar diliyorum.
   
    mtamer@milliyet.com.tr
   
   





Çetin ALTAN
Yakası açılmadık

Fikret BİLA
KKTC'deki adım

Güneri CIVAOĞLU
Akçaabat - Monaco

Can DÜNDAR
"İyi ki yazıyorum"

Abbas GÜÇLÜ
Başbakan hediyeleri ne yapacak?

Hasan PULUR
Kıssadan hisse...

Derya SAZAK
Cem'in mektubu

Meral TAMER
Nikâhın kerameti, Berlusconi olamaz!

Ece TEMELKURAN
Kediler ve yalnız kadınları

Tamer HEPER
Tehlike geldim diyor

Güngör URAS
Ziraatçılar veterinerler motosiklete binecek

Serpil YILMAZ
Yeni nesil iş dünyası