|


Tehlike geldim diyor
Terörün sokaklarda kol gezdiği günlerdi. Sokaklarda dolaşamaz olmuştuk, belli mahallelere girilemez, hava karardıktan sonra sokağa çıkalamazdı. Bu günlerde sosyal hayat yok oldu. Sinemalar, tiyatrolar kapandı, örneğin Beyoğlu terk edildi. Beyoğlu'nun yeniden canlanması için büyük gayret sarf edildi. Bunda da başarılı olundu, son yıllarda İstiklal Caddesi cıvıl cıvıl ama yine tehlike çanları çalıyor, bu defa terörün adı KAPKAÇ.
Kapkaç artık tek başına çanta alıp kaçmakla bitmiyor, silah dahi kullanılıyor. Eski emniyet müdürüne bakarsanız kapkaç İstanbul'da günde dörde inmişti, hikaye, geçen yılların resmi kayıtlarına bakarsanız senede beş bin civarında görünüyor, günde 13 olay eder. Bana sorarsanız bunu katlıyor. Çünkü:
Karakola gittiğinde bir sonuç alamayacağı düşüncesi ile birtakım mağdur karakola dahi başvurmuyor. Bu nedenle rakamlar doğru değil. Bu rakamlara resmi kayıtlara geçenler demek lazım. Zabıtanın suçluyu yakalayamaması, yakalanın da adliyede yasanın suçlulara tanıdığı sonsuz imkanlardan yararlanması nedeni ile olaylar bir çığ gibi.
Düşünülebilir mi, yakalanan iki hırsızdan birinin 140 sabıkası, diğerinin 170 sabıkası var. Her bir suçtan altı ay cezaevinde kalsa 70 sene yatması lazım ama bu adam sokakta hırsızlığa ve soyguna devam ediyor. Yasaların tanıdığı imkan daha ne olabilir ki?
Bu kafa ile gidersek İstanbul'un hali harap. Sokaklara çıkmak başlı başına bir macera halini almış durumda. Tehlikeyi küçümsememeliyiz, sonunda bu tehlike hepimizin çoluk çocuğunu bulacak, sokaklar tinercilerle, başı boş gençlerle dolu. Herkes gerçeği görmeli, hiç kimse bana ne diyemez.
tamerheper@host.com
|
|

|