|


Irak'a asker göndermek...
AVRASYA Araştırmalar Vakfı'nın Başkanı Prof. Ümit Özdağ, "artık güneydoğu sınırımız Bağdat'tan savunulur" diyor.
Yani, Irak'ta kurulacak rejimin niteliği, Türkiye'nin sınırlarını korumak için çok önemli!
Meclis'te Lozan görüşmeleri yapılırken Rize mebusu Abidin Bey, Erzurum mebusu Hüseyin Avni Bey, Bursa mebusu Operatör Emin Bey, Bitlis mebusu Ziya Bey gibi isimler de benzer uyarılarda bulunmuştu.
Hatta, Lozan'da güneydoğu sınırımızın açık ve Musul vilayetinin statüsünün belirsiz kalmasının yaratacağı tehlikelere dikkat çeken Dr. Abidin Bey, Namık Kemal'in bir sözünü hatırlatıyordu:
- Tuna vilayeti giderse, Rumeli gider!
Ve 1925'teki Şeyh Sait isyanını 1926'da Musul'un 'gitmesi' izlemişti.
Giden gitti... Daha önemlisi, Şeyh Sait isyanının yarattığı şiddet ortamı, bugünlerimiz için bile vahim bir etnik gerilimin tohumlarını saçtı.
Günümüzde de Irak'a tekrar bakarken mutlaka böyle uzun vadeli dinamikleri dikkate almak gerekir.
***
BUGÜN Org. Büyükanıt haklı olarak, "komşuda yangın var, kayıtsız kalamayız" diyor.
1920'lerin ikinci yarısında sınırlarımızın içinde ve Irak'ta meydana gelen yangınlar nelere mal oldu? Bugünkü yangın yarın nelere mal olur?!
Bu noktada geniş bir stratejik vizyon gerekir, "yasallık ve oydaşma"ya takılıp kalmak çok yanlış olur.
Prof. Özdağ'ın görüşüne katılıyorum:
- Türkiye Irak'ın yeniden yapılanmasında ciddi bir siyasi rol sahibi olmalıdır. ABD askerinin muhafızlığı için değil, Irak'ın yapılanmasında siyasi rol sahibi olmak için asker göndermeli, bunun pazarlığını iyi yapmalıyız.
Fakat Cumhurbaşkanı Sayın Sezer, yine "uluslararası yasallık" ve "oydaşma", yani BM kararını şart koşuyormuş.
Halbuki, Özdağ'ın belirttiği gibi, Irak'a ne kadar çok devlet karışırsa Türkiye'nin rolü o kadar azalır!
BM'de veto yetkisi olan Fransa ve Rusya, Saddam zamanında Irak petrollerinin yüzde 40'ının işletme imtiyazını almıştı! ABD bu devletlerin Irak'ta güçlü olmasını istemiyor, onlar da ABD'yi BM'de engelliyor!
Türkiye kendi uzun vadeli güvenliğini ve çıkarlarını BM'de Fransa ve Rusya'nın oy verip vermemesine bağlayabilir mi?
***
SAYGIN Anayasa hukukçularımızdan Prof. Erdoğan Teziç'e sordum. Şunu söyledi:
- Evet, Anayasa milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerden bahsediyor. Meşru müdafaa, güvenlik, milli çıkar gibi... BM kararları bu meşruiyeti güçlendirir. Ama, BM kararı olmasa da, meşru hallerin olup olmadığına egemen devletin parlamentosu karar verir.
ABD ile müzakerelerimizde, güvenliğimizin ve çıkarlarımızın gerektirdiği siyasi ve askeri şartları sağlayabilirsek, Irak'a asker göndermeliyiz.
Evet, "risk var" elbette... Askerimize münferit saldırılar olabilir. Ama Org. Büyükanıt'ın söylediği gibi:
"TSK, verilecek her türlü görevi yapma imkan ve kabiliyetine sahiptir."
Türkiye'nin dış politikadaki siyasi gücünün önemli faktörlerinden biri böyle bir orduya sahip olmasıdır ve gerektiğinde bu gücü kullanmazsanız söz geçiremezsiniz.
Bugünlerde herkes Lozan ve Musul müzakerelerinin zabıtlarını iyi okumalı.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|

|