14 Ağustos 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   


   
Bir günlük takım

       
    2 Nisan'daki İngiltere maçı öncesi Rüştü ile yaptığımız görüşmede stresin futbolcu performansına etkilerini sormuştum. Zira birkaç gün önce Fenerbahçe'nin 1 - 0 kaybettiği Altay maçının her anında şiddetli tepkilere maruz kalmışlardı. Bu atmosferde 0 - 0 giden maçı çevirebilecek motivasyon olabilir miydi? Rüştü "Ben yıllardır içindeyim, artık alıştım. Ama genç arkadaşlarımız çok etkileniyor. Soyunma odasında moral vermeye çalıştık, konuştuk ama bir yere kadar" demişti.
    Herkesin kendini haklı gördüğü negatif atmosfer, yaş ortalaması 24 olan, birçoğu Fenerbahçe gerçeklerine yabancı takımın henüz ilk maçında zuhur etti. Öyle küçük bir azınlık da değildi. Maç sonrası demeçler de gösterdi ki onları sadece Saffet ve Aykut gibi bu ortamda yaşamış insanlar anlayabiliyor.
    Fenerbahçe en hassas ve kırılgan kadrolardan birine sahip. Teknik problemler kadar bu tip sert psikolojik sınavlardan geçmek zorundalar. Eksiklere rağmen iyi bir çekirdek kadro, iyi bir hoca ve en önemlisi bir arada büyüyerek gelişmek isteyen bir ekip var. Bu tip skorlara tahammül edemeyen takımlar başarısızlığa mahkumdur. Yarı yolda pes ederler. Taraftar ise futbola daha basit ve yüzeysel bakar. Duyguları ön plandadır, çabucak değişir. Ama futbol profesyonel yorumcular için hiç de basit değildir, olmamalıdır. Fenerbahçe - İstanbulspor maçı üzerine yapılan değerlendirmeler yine çoğunlukla futbolsuz, bireylere ve eski tartışmalara dayanan klişelerdi. Teknik direktör ve futbolcuları kendi malıymış gibi görüp, onu kontrol etmek isteyen klişeler. Peki futbol konuşmayarak seyirciye yapılanın farkında mıyız? Tribünler kendi fevriliklerine ortak buluyorlar. Yorumcular, futbolculara ve teknik direktörlere alay edip, küçümseyerek hitap ederse, taraftar da kendinde aynı hakkı görür, görüyor da.
    Bu genel problem Fenerbahçe'deki ilişkilerle çok daha karmaşık ve hastalıklı hale dönüyor. Futbolun 3 ayağı, Fenerbahçe'yi yorumlayanlar - yönetim ve camia birbirini besliyor. Yönetim ve muhalefet taraftar üzerine politikalar uyguluyor. Yönetim takımını ıslıklayıp, kalecisini gol yemesi için alkışlayan taraftara teşekkür ederken, takımını baskılara karşı zayıf düşürmeyi göze alabiliyor. Beri yanda muhalefetin özel yemeğine gidenler ertesi hafta o takımı nasıl yeterince tarafsız ve sağlıklı yorumlayabilirler? Fenerbahçe bu sorunlu yapısında çareyi, hep sahadaki insanları ve en sonunda yönetimi dağıtarak çözmeye çalıştı, düşünce yapısını değil. Daum ve takım da eski başarısızlıkların ağırlığını omuzlamak zorunda bırakılıyor. .
   
    ekoksaldi@milliyet.com.tr
   

SPOR


Çok özlemşiz: 3-0
At yarışları
Avrupa Ligleri
Türkiye dişli
2. LİG puan durumu
Gelecek de gelecek!
Filede Çekler'i geçtik
Yasin Sülün şoku
Enke evine döndü
SEYİRCİ TAŞTI!
Trabzonspor sancılı
Başkan aranıyor!
RÜŞTÜ güven veriyor
Brezilya olduk
Kalbimiz Tan'la
Haber turu...
Beş dakikada
Fenerbahçe'nin figüranları
Bir günlük takım
Cin'i çarptılar





Rıdvan DİLMEN
Beş dakikada
Ercan GÜVEN
Fenerbahçe'nin figüranları
Ebru KÖKSALDI
Bir günlük takım
Halil ÖZER
Cin'i çarptılar


 İSTATİSLİKLERLE LİG
 EURO 2000
 SIDNEY 2000
 DÜNYA KUPASI 98