|
|


Cin'i çarptılar
Birinci gol yaratıcılık, ikinci gol taktik anlayış, üçüncü gol takipçiliğin eseriydi. Ve bu üç golde de sahnede Hasan Şaş vardı. Dünya Kupası'ndan bu yana ilk kez bu kadar güzel oynadı.
Teknik Direktör Fatih Terim, CSKA önünde karmaşık kadro seçimi ve taktik anlayışı tercih etmedi. Amerika'yı yeniden keşfetmeye çalışmadı. Riske girmeyip, arayışa aldırmayıp gerekeni yaptı. Savunmayı dörtlü kurdu, Bülent'i banko oynattı. Hasan'ı soldan sağa çekti. Hepsi bu... Gerisi saat gibi işledi.
CSKA, çok bilinmeyenli denklemdi. Ancak Galatasaray oyuna öyle bir başladı ki, şişeden cin çıkmasına izin vermedi. İlk beş dakikada Hasan Şaş da ağırlığını koyunca Olimpiyat Stadı'nda bu kez Galatasaray rüzgarı esti. Bulgarlar ne olduklarını anlamadan, nereye geldiklerinin farkına varmadan nakavt oldu.
Galatasaray sadece fizik olarak değil, oyun anlayışı bakımından da Bulgarlar'ı şaşkına çevirdi. Gaza bastı, frene bastı, rölantiye aldı. Kanatları kullandı, göbekten deldi. Kısacası gereken ne varsa hepsini yaptı. Orta alanda bugün büyük profesyonellik örneği sergileyen Batista sahanın her yerindeydi. İnanılmaz enerjisi vardı. İlk beş dakika bittikten sonra tempoyu düşürdü Galatasaray... Ama rakibin tek top yapmasına bile izin vermedi. Notlara şöyle bir bakıyoruz, Bulgarlar'ın tek tehlikeli atağı yok. Bu da orta sahanın savunma anlayışı ve savunmadaki Bülent'in büyük katkısıydı. Ve Bülent öyle bir mesaj gönderdi ki, onu bu takımdan kesmek çok zor.
Dün en korktuğumuz nokta Prates'in kanadıydı. Ancak Prates deli dolu hücum yerine çok kontrollü oynadı. Enerjisini ekonomik kullandı. Kanadını hiç aksatmadı.
Orta alanda Volkan tek şaşırtan oyuncuydu. Savunmaya ve hücuma yardımda önemli roller oynarken top kullanmada yetersiz kaldı. Örneğin 10. dakikada rakip 4'e 2 yakalanmıştı. Ve Volkan topu rakibe teslim etti. Bu sadece biriydi.
Galatasaray, hücum aksiyonlarında tüm çeşitlilikleri sergilerken, ikinci yarıda, hele son on dakikada inanılmaz goller kaçırdı. Hakan Şükür attığı golden sonra girdiği anlamsız durgunluktan bir türlü kurtulamadı. Ama Markus Merk bir de penaltısını yedi.
Maçtan sonra Bulgar gazetecilerin gözlerinden alevler çıkıyordu. O kadar öfkeliydiler ki, saldıracak yer arıyorlardı. Belli ki, Şampiyonlar Ligi'ni çok istiyorlardı ve Galatasaray'ı gözlerine kestirmişlerdi. Ama şunu unuttular; Aslan her zaman Aslan'dır.
hozer@milliyet.com.tr
SPOR

Çok özlemşiz: 3-0
At yarışları
Avrupa Ligleri
Türkiye dişli
2. LİG puan durumu
Gelecek de gelecek!
Filede Çekler'i geçtik
Yasin Sülün şoku
Enke evine döndü
SEYİRCİ TAŞTI!
Trabzonspor sancılı
Başkan aranıyor!
RÜŞTÜ güven veriyor
Brezilya olduk
Kalbimiz Tan'la
Haber turu...
Beş dakikada
Fenerbahçe'nin figüranları
Bir günlük takım
Cin'i çarptılar
|
|



|