|
|


Duygu süpermarketi
BİR NEO-LEVANTEN'İN NOT DEFTERİNDEN / DONATELLA PİATTİ
Onu bulmak kolay olmadı. Herkes heyecanlı bir şekilde ondan bahsetmesine rağmen kimse TV'de reklamını yapmıyordu ve kim bilir neden, oraya gitmiş olanlar bile doğru adresi vermemek için yüzlerce bahane uyduruyordu: "Hangi yakada olduğunu tam hatırlamıyorum... Artık konuşmadığım bir arkadaşımla gitmiştim... Çok uzun zaman önceydi, hem ne kadar dikkatsiz olduğumu biliyorsun... Tekrar aradım ama bir daha bulamadım."
Sonra bir gün dolaşırken şans eseri onu buldum. Eğri büğrü konmuş promosyon tabelaları, şemsiyesi eşliğinde duran dondurma barakası, kullanılmayı uslu uslu bekleyen süpermarket arabaları, sebze ve meyvelerin durduğu bankonun üzerinde dönen yorgun pervanesiyle dışarıdan çok normal bir süpermarketi andırıyordu. Ama nedenini anlayamadığım bir şekilde içeriye girip bir şeyler alma ihtiyacı hissettim.
İçeride de her şey normal gözüküyordu. Bezelye, domates, farklı konservelerle dolu raflar, aralarında gevezelik eden görevliler, market arabalarına her şeye dokunan çocuklarını oturtmuş bazı ev kadınları... Ama koridorlardan birinin sonuna doğru, sadelikle yerleştirilmiş tek porsiyon halinde satılan süt, meyve suyu kutularına benzeyen bazı pastel renkli kutular gördüm.
Durduramadığım bir dürtüyle, kutuların ne içerdiğini okuyabilmek için hemen eğildim. Mavi turkuvaz olanı mutluluk diyordu. Kan kırmızı olanı tutku diye bağırıyordu, pembe ise sevecenlik... Sarımsının üzerinde kıskançlık yazıyordu ve sonra umut, gönül borcu, pişmanlık, başarı... "Aman Allahım" dedim içimden heyecanla, "işte bu duyguların satıldığı süpermarket!"
Hayatın paylaşıldığında anlam kazandığına inandığımdan içimden ilk gelen haberi vermek için herkesi arayıp "Buldum, duyguların satın alındığı marketi buldum" diye haykırmak oldu ama kim bilir neden, yapmadım.
Üzerinde "coşku" yazan portakal renkli kutuyu aldım ve fiyatına baktım. "Ucuzmuş... Bir duygu için çok az. Galiba dalga geçiyorlar" dedim içimden. Ama aldığım deterjan, diş macunu, sineksavar hap gibi şeylerle birlikte arabaya atıverdim.
Eve geldiğimde bozulur endişesiyle buzdolabında saklamayı düşündüm. Sonra kullanım kılavuzuna baktım ve sadece içindekilerin değil, son kullanım tarihinin bile yazılı olmadığını fark ettim. "Böyle devam ederlerse Türk arkadaşlarımız AB'ye zor girerler" diye düşündüm. Sonra onu dikkatsizce baharatların olduğu rafa, kekik ile kırmızı biber arasına koydum ve unutuverdim.
Birkaç akşam sonra arkadaşlarım akşam yemeği için bana geldiler. Zamanında organize olmuştum, her şey hazırdı. Makarnanın sosu, salatalar, tatlı, soğuttuğum şarap... Ama bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordum. Bezgindim, içimde tarif edemediğim bir boşluk vardı. Sanki doğuştan sahip olduğuma inandığım coşkum, o çok sıcak günün nemine karışıp buhara dönüşmüştü. Birdenbire mutfakta bıraktığım küçük kutu geldi aklıma. Onu aldım, süt kutusunu açarmışçasına bir köşesini keserek özenle açtım. "Acaba içmek mi koklamak mı gerek?" diye geçirdim içimden. Sonra zil çalınca, kutuyu masanın üzerine bırakarak kapıyı açtım.
Misafirlerim, ne zamandır görmediğim arkadaşlarımdı. Evimi doldurdular ve saatler ilerledikçe kaçınılmaz olarak yaşadıklarımızla ilgili hüzünlü ayrıntıları paylaşsak da gece kahkaha ve coşku içinde geçti.
Geç saatlerde onlar gitmeye hazırlanırken kutunun hâlâ orada, izmaritlerle dolu kül tablası ve masa üstündeki birkaç kitabın arasında yarı gizli durduğunu fark ettim. Sonra tahminimce yardımcım tarafından temizlik yapılırken, gecenin diğer kalıntılarıyla beraber çöpe atıldı...
Açıkçası, o gece tüm sıkıntılarımızı silen büyülü coşkunun kaynağı küçücük kutu muydu, yoksa ruhumuza yayılan kıvılcımla birbirimize her ayrıntıyı esprilerle anlattığımız hikayelerimiz ve duygularımızı paylaşmamız mıydı bilmiyorum.
Duyguların satıldığı marketin yerini sizinle paylaşmayı çok isterim ama inanın bana hatırlamıyorum!
donatellapiatti@hotmail.com
YAŞAM

İlk cinayetin sırrı nihayet çözüldü!
67 milyon yıllık dinozor
Microsoft'tan iki yeni virüs alarmı
Yozgat işi Matrix!
Yönetmenlerin 'EFENDİSİ'
Kaçtı, kurtuldu
Kumsal fantezisi hapiste bitmesin!
Ünlülerin diyeti sağlıksız çıktı
Bahar Korçan, 'Sır'rını New York'ta açacak
Kazım Kartal öldü
Kısa kısa..
"Yaşam bir oyundur dostum, buyrun..."
Duygu süpermarketi
"Hayatta tek önemli şey sevgi" oyunu!
|
|




|