|


Parfüm kokan tesettürlü hanımlar...
Reyyan ile Bilal görücü usulüyle birbirlerini bulup yıldırım süratiyle on binlerce kişinin gözleri önünde nikahlandılar. Gazetelerde, TV ekranlarında seyrettiğimiz bu büyük şov bana geçmiş yılları anımsattı.
Çok şükür ki, harem - selamlık diye bir ayırım yoktu törende.Tesettürlü giysilerin binbir rengi bütün motivasyonu ile genci yaşlısı takmış takıştırmış parfümlü hanımlar? Daha güzel görünmek, kendilerini beğendirmek ve zaten doğanın kadınlara verdiği duygu değil mi?
Bir de şunu söyleyeyim, bu kapalı kıyafetleri hiç de öyle ucuz, yabana atılır şeyler sanmayın. Tesettürlü hanımların giysilerinin kumaşları eşleri az bulunur pahalı şeyler. Pırlantalı, zümrütlü, altınlı takıları ise ailenin durumuna göre.
Ya hanımların çorapsız bakımlı ayaklarını sergileyen pabuçlara ne dersiniz? Artık ne ellerini, ne yüzlerini, ne de vücut çizgilerini saklıyorlar!
Ahh bir de şu kara çarşaflıları yola getirebilseler! Hiç değilse gözlerden saklasalar ne iyi olur! Yoksa onlar, şovun bir bölümü mü?
Kara çarşaflılar
1950 önceleri ve hatta sonrası kara çarşaf tükenmiş gibiydi. Hele, İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de pek ender görürdünüz. Bugün ise demokrasinin hoşgörüsü sayesinde Taksim'de, Kızılay'da adeta gösteri yapıyorlar!
Hoparlörlerle ezan sesinin duyulduğu ilk yıllar kıyamet kopmuştu. Kafir işi, gavur işi, günah, ezan böyle okunamaz diye hocalar sokaklara dökülmüşlerdi.
Hele daha önceleri radyoyu bile günah ilan eden gerici hocalar vardı ülkemizde. Radyoda Kuran okunmasına karşı çıkıyorlardı.
Kadının elini tutmak
Gelelim Ebakan dönemine, yakın geçmişe. Bu muhterem zevatın çoğu kadın eli tutmaz, kadının yüzüne bakamazdı. İçki içilen sofrada oturmazlar oturtmazlardı.
Aman unutmayalım. Ya fotoğraf, hele kadın fotoğrafı basmak günahların büyüğüydü. Şimdi bakıyorum, Erbakan'ın takımında bile gelişmeler var. Kadın eli tutabiliyorlar sonra kaç kez yıkıyorlar bilemiyorum.
Köşk davetlerinden birinde, Deniz Kuvvetleri Komutanı rahmetli Güven Erkaya Paşa'nın Başbakan Erbakan ile oturdukları yemek masasında portakal suyunu geri gönderip aslan sütü rakı istemesini unutmak mümkün mü? Diğerleri de ona katılmış Erbakan da üzerine bir bardak su içmişti!
Geçenlerde yine böyle bir davette Başbakan Tayyip Erdoğan'ın masasında rakı içiliyormuş,
- Artık masamda rakı içilmiş beni rahatsız etmiyor, demiş. Kim ne içerse içsin.
Sonuç olarak şunu söyleyeyim, bence, bu tesettürlü binbir modelde pahalı kıyafetler, hanımların politikacı eşlerini biraz da destekleme inadı! Bir süre sonra bu da geçer.
Düğünlerde beyaz saten torba
Beyaz saten torbalarla hediyeleri toplamak sanırım, bundan sonra (in) olacak! Vallahi iyi fikir, pratik ve güvenli! Davetlilerin acaba getirdiğim hediyeyi kime versem, nereye bıraksam diye azap çekmesine gerek yok. At torbaya bitir işi.
Reyyan ile Bilal'in düğününde uygulanan bu yöntem aynı zamanda ekonomik. Anlatıyorlar, yüzlerce çeyrek altın, ikili beşli altınlar (pardon beşibiryerdeler) torbalara atılıyor, sonra küçük torbalardan büyük torbalara aktarma ediliyormuş. Tabii, yüzükler, bilezikler de.
İyi güzel de sahipleri belli değil hiç olur mu? Acaba kaç davetlinin içi yanmıştır, hediyem güme gitti diye? Hediyesine kartını iliştirenler ise mutludurlar.
|
|

|