14 Ağustos 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Yiğit söylüyor BDDK uyuyor mu?

       
    Bankacılık operasyonları ile musluk kapatılınca, hortumdan akan paralar kesildi ve dönemin 'dostları' arasında kavga başladı.
    Bunun en somut örneği geçtiğimiz günlerde basına da yansıyan, sosyetenin tanınmış simalarından Kemal Gülman ile bankası fona devredilen müteahhit Korkmaz Yiğit arasındaki "çok renkli" borç - alacak mesesiydi.
    Gülman ve Yiğit; Zincirlikuyu'da "Yeşil Vadi" konutları pojesinde ortaklardı. Projenin ortaları arasında öldürülen tefeci Niso Malki, işadamı Zeynel Abidin Erdem, İshak Baruh, Hayim Aktel de bulunuyordu.
    Yiğit'in vücut kimyası bozulunca ortada ne proje, ne de inşaat; kağıt üzerinde satış yaptıkları evlerin borçları kalmıştı.
    İddiaya göre Yiğit parasını peşin yatıran müşterilerine ödeme yaparken, Gülman seyirci kalıyordu.
   
   
Nasıl anlaştılar?
    Gülman, Yiğit'in kendisinden 24 milyon dolar alacağı olduğunu ve bu alacağını da Kastelli adıyla anılan Cevher Özden'e devrettiği iddialarını, resmi tutanaklara geçirdi. Gülman'ın savcılığa yaptığı suç duyurusuna göre Özden ve Yiğit, tahsilat için "ülkücü" Kürşat Yılmaz'ı da devreye sokmuşlardı. Gülman bu olayın basına yansımasından sonra, "tehdit" edildiği yönündeki savcılık ifadesini geri aldı.
    Özden ortalık kızışınca, Kemal Gülman'a bir mektup yazdı:
    "Kemal Efendi, 26 Temmuz 2003 tarihinden bugüne Vatan gazetesinde yayınlanmış bulunmakta olan ve tamamen sizin hayalinizden çıkan senaryoları okumaktayım...
    Israrla borcum yok bu adam (Korkmaz Yiğit) yalan söylüyor dedin. Sana hakemlerinizden kime müracat edelim ve onun kestiği raconu kabul edelim deyince, 'Prof. Ersin Çamoğlu'nun ifadesini kabul ederim' dedin. Bunun üzerine Avukat Çetin Yıldırımakın (18 Temmuz 2003 günü; Özden, Yiğit ve Gülman Yıldırımakın'ın ofisinde biraraya gelmişti), Çamoğlu ile telefon görüşmesi yaptı, senin Korkmaz Yiğit'e borçlu olduğunu ısrarla ifade etti ve daha da öteye giderek Korkmaz'ın parasının üzerine oturmak istiyor dedi. Sana sorduğumuzda 'Bu da yalan konuşuyor' dedin. 'Sen yalan söylüyorsun', bu parayı 2 gün zarfında ödeyip ödemeyeceğini sakin ve dürüst bir üslupta söyledim. Borcun olan 5 milyon doları ödememek için türlü yalanlar ve atraksiyonlar yapıyorsun..."
    Özden'in mektupda trilyonluk alışverişlere imza atan Gülman'ın adresini yazarken, "Esnaf" demesine de güldüğümü belirtmeden geçemeyeceğim.
    Esnaflığın bir tavır olarak tanımlanmaya başlandığı gözden kaçmıyor.
   
   
BDDK takip etti mi?
    Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu'nun (BDDK) dikkatini çekmek istiyorum.
    Yiğit, 7 Ağustos 2003 tarihinde savcılığa verdiği ifadede Gülman'dan alacaklı olduğunu söylüyor. Ayrıca Yiğit, Vatan gazetesine verdiği demeçte, Gülman'dan alacağının 5 milyon 884 bin dolar, Kastelli'ye ise borcunun 4.5 milyon dolar olduğunu belirtiyor.
    Özden de aynı tarihte savcılığa; Gülman'a borcun 5 milyon dolar olduğunu beyan eden ve yukarıda alıntı yaptığım mektubunu, delil olarak sunuyor.
    Yiğit'in Gülman'dan böyle bir alacağı varsa, BDDK'ya bildirmesi gerekmez miydi?
    BDDK'nın bu olayı ihbar kabul edip alacağın peşine düşmesi gerekmez mi?
    Gülman'ın savcılığa yaptığı suç duyurusunda kendisinden "24 milyon dolar" istendiğini belirtmişti. Böylesi büyük bir rakam hangi "işin" karşılığı doğmuş olabilir, onu da devletin takip etmesi gerekmez mi?
    Hortumlanan paraların adresini, Kürşat Yılmaz kareye girince mi öğreneceğiz?
   
    syilmaz@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Irak'ta Mehmetçik nasıl karşılanır?

Çetin ALTAN
Halikarnas Balıkçısı, Bodrum ve çağdaşlık sambası

Fikret BİLA
Sezer'in duruşu

Hasan CEMAL
Irak'a asker!

Yılmaz ÇETİNER
Parfüm kokan tesettürlü hanımlar...

Güneri CIVAOĞLU
DYP sürprizi

Can DÜNDAR
Hükümdarın dönüşü

Hurşit GÜNEŞ
Amerika paçayı toparlayabilecek mi?

Doğan HEPER
Geç ama olumlu

Sami KOHEN
Pratik yaklaşım

Mehmet Y. YILMAZ
BDDK, parayı geri almayı gerçekten istiyor mu?

Hasan PULUR
Teknoloji, insan ve İSKİ...

Derya SAZAK
Onlar dönerken

Meral TAMER
Sebze - meyve derken, evde marijuana bile yetiştiren var!

Yaman TÖRÜNER
Başarı çemberi

Güngör URAS
Faizciler perişan

Serpil YILMAZ
Yiğit söylüyor BDDK uyuyor mu?