17 Ağustos 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Dolaylı stratejik tutum

       
    Hükümetin ve Genelkurmay'ın, Irak'a asker gönderme eğilimi, "dolaylı stratejik tutum" olarak nitelenebilir. 1 Mart tezkeresi sürecinde stratejik tutum olarak ABD'nin taleplerini kabul etme eğilimine giren hükümet, bu tutumunu Meclis kararına dönüştüremedi.
    Ankara, bugünkü koşulların asker göndermek açısından 1 Mart koşullarına göre "ehvenişer" sayılabileceği düşüncesinden hareketle, bu kez dolaylı stratejik tutumla siyasi hedeflerin veya en azından bu hedeflere yakın sonuçların alınabileceği değerlendirmesini yapıyor.
    1 Mart tezkeresinin savaş öncesinde Türkiye topraklarına 60 bin Amerikan askeri ve önemli bir hava gücünün konuşlanmasını öngörmesi ve Türkiye'nin de savaşa sürüklenmesi olasılığı, TBMM'nin kararında etkili olmuştu.
    Bu süreçte hükümetin ve Genelkurmay'ın gözettiği hedef, Türkiye'nin yaşamsal saydığı Kuzey Irak konusunda güvenlik ve siyasi açıdan daha etkin bir konuma gelebileceğiydi. Bir diğer hedef ise ABD ile politik, askeri ve ekonomik ilişkilerin en üst düzeye çıkarılmasıydı.
    Bugün ise bu hedeflere veya, bunlara yakın sonuçlara ulaşmanın, Irak'a, Kuzey Irak dışında görev üstlenmek üzere asker gönderilmesi ekonomik ve sosyal işlevler üstlenilmesi ile ulaşılabileceği hesaplanıyor.
    Ankara, dolaylı stratejik tutum olarak isimlendirdiği bu yaklaşımla, 1 Mart nedeniyle bozulan Türkiye - ABD ilişkilerinin düzeltilmesi ve küresel aktör olan ABD'nin Türkiye'nin karşısında bir konum almasının önlenmesini mümkün görüyor. Ankara'nın Washington'la masaya oturabilir bir konum kazanmasının hem genel hem de Kuzey Irak'la ilgili kaygılarının en aza indirilmesinden etkin olacağı da varsayılıyor.
    ABD'nin Türkiye'ye Irak konusunda yeniden ihtiyaç duymasının bu şekilde değerlendirilmesi gerektiği görüşü, bu gerekçelere dayandırılıyor.
    Ancak Ankara'nın böyle bir dolaylı stratejik tutum alabilmesi için ABD'nin ve Irak'taki geçici yönetimin uygun koşulları hazırlama konusunda adım atması gerektiği vurgulanıyor.
    Yeni bir tezkerenin Meclis'ten geçirilmesi girişimi öncesinde hükümetin ve askerin beklentisi Türk kamuoyunu ve TBMM'yi ikna edebilecek girişimlerin zaman yitirilmeden yapılması ve somut biçimde ortaya konulması.
    Bunun en etkili adımlarından biri ise, ABD'nin Irak'la ilgili stratejik nitelikli çalışmalarını Ankara'yla birlikte yürütmesi, Türkiye'yi sadece Irak'ın belli bir bölgesinde güvenliği sağlayacak jandarma gücü olarak görmemesi.
   
    fbila@milliyet.com.tr
   
   





Çetin ALTAN
Taharet mendili ve tuvalet kağıdı; yahut "sağ" ve "sol"...

Fikret BİLA
Dolaylı stratejik tutum

Hasan CEMAL
AB ile Kızıl Elma!

Güneri CIVAOĞLU
Fenerbahçe'de gece

Can DÜNDAR
Aşkı görebilmek...

Abbas GÜÇLÜ
Ne kadar sağlıklı besleniyoruz?

Mehmet Y. YILMAZ
Bir çocuğun evliliğine kanun karar verebilir mi?

Hasan PULUR
"28 Şubat"ı hatırlar mısınız?

Derya SAZAK
100 yıllık ceviz

Ece TEMELKURAN
Pazar sabahı yazısı

Tamer HEPER
Bu cümlede tuzak var

Güngör URAS
Doğuş, marinaya 30 milyon dolar yatırdı

Serpil YILMAZ
İstanbul'dan Kütahya'ya bir yolculuk