17 Ağustos 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
AB ile Kızıl Elma!

       
    Dünkü, "değişimi anlamayan angutlar!" yazısına devam... Tek umutları artık Avrupa Birliği.
    Belki her gece yatarken dua ediyorlar. Şimdi bütün istedikleri AB'den kırmızı ışık. AB eğer Türkiye'ye 2004 yılı sonunda müzakere tarihi vermezse, dünyalar onların olacak.
    Şimdi tek hayalleri bu.
    Önce asker kışkırtıldı.
    Altıncı ve Yedinci Uyum Paketleri ile AB yolunda atılacak adımların karşı devrimcilik olduğuna dair saftalarla kafalar karıştırılmak istendi. Demokratik hukuk devletine açılan kapının Türkiye'yi irtica ve bölücülük kapanına sıkıştıracağı yalanıyla cılkı çıkmış oyunlar sahnelendi.
    Kızıl Elma koalisyonları bunun için oluşturuldu. Bazı Kemalistler ile Ülkücüler, sağ ve sol uçtaki ahı gitmiş vahı kalmış bazı radikaller bunun için Kızıl Elma saflarında buluştular.
    Ama hiçbiri tutmadı.
    Asker oyuna gelmedi.
    Askeri Şura gürültüsüz geçti.
    Hükümet yolunda yürüdü.
    CHP de paketleri destekledi.
    Türkiye böylece Atatürk'ün önümüze koyduğu 'Avrupa yolu'nda ilerlemeye devam etti.
    Ama umut kesmiş değiller.
    Duaları şimdi AB için.
    Çünkü 2004 kritik bir yıl.
    AKP hükümetinin kağıt üstünde gerçekleştirdiği Kopenhag kriterleri uygulama aşamasına gelmiş durumda. 2004 yılı bu açıdan önem taşıyor. Bir de Kıbrıs var, 2004 ortasına kadar çözülmesi gereken.
    Kızıl Elma koalisyonu bir yandan uygulamayı çomaklamak, öte yandan Kıbrıs'ta çözümü engellemek için elinden geleni yapacak. Böylece AB'de Türkiye'ye hayır diyenlerle işbirliğine gidecek, kutsal ittifak oluşturacak.
    Bu oyun tutacak mı?
    Sanmıyorum.
    İktidarla muhalefetin, ikisinin de programında AB üyeliği yazan AKP ile CHP'nin ve sivil toplum kuruluşlarının uygulama ile Kıbrıs'ta çözüme asılacaklarını umut ediyorum.
    Peki ya AB oyuna gelir mi?
    Oyuna gelmek işine gelir mi?
    Kızıl Elmacıların duası tutar mı?
    Prof. Nilüfer Göle geçenlerde AB ile Türkiye konusunda bir soruyu yanıtlarken Türkiye'nin sömürge olmadan Batılılaştığını, AB üyesi olmadan Avrupalılaştığını belirtip şunları söylemiş:
    "Türkiye, diğer Müslüman ülkelere model olabilir. Model olması Avrupa'ya da bağlı. Avrupa Türkiye'yi dışlarsa, kendi Hıristiyan kökenine dönük, kapalı bir kutu gibi kalırsa, vizyonunu kaybeder. Ama Türkiye'yi içine alırsa, Avrupa Birliği gerçekten geleceğe yönelik bir proje olur." (Tercüman, 9.8.03, s.13)
    Evet, böyle.
    Avrupa, vizyon sahibi liderlere sahip mi, değil mi?
    Bu açıdan önemli bir denemeyi de müzakere tarihi oluşturuyor.
    Türkiye'nin gereğini yapmasına rağmen 2004 yılı sonunda tam üyelik görüşmeleri için tarih vermekten kaçınacak bir AB'nin geleceği göremeyen, şoven milliyetçi Kızıl Elma koalisyonlarına hayat öpücüğü konduran, vizyon yoksunu bir AB olduğuna hükmetmek gerekecek.
    Böyle biline!
   
    h.cemal@milliyet.com.tr
   
   





Çetin ALTAN
Taharet mendili ve tuvalet kağıdı; yahut "sağ" ve "sol"...

Fikret BİLA
Dolaylı stratejik tutum

Hasan CEMAL
AB ile Kızıl Elma!

Güneri CIVAOĞLU
Fenerbahçe'de gece

Can DÜNDAR
Aşkı görebilmek...

Abbas GÜÇLÜ
Ne kadar sağlıklı besleniyoruz?

Mehmet Y. YILMAZ
Bir çocuğun evliliğine kanun karar verebilir mi?

Hasan PULUR
"28 Şubat"ı hatırlar mısınız?

Derya SAZAK
100 yıllık ceviz

Ece TEMELKURAN
Pazar sabahı yazısı

Tamer HEPER
Bu cümlede tuzak var

Güngör URAS
Doğuş, marinaya 30 milyon dolar yatırdı

Serpil YILMAZ
İstanbul'dan Kütahya'ya bir yolculuk