|


100 yıllık ceviz
Cumhurbaşkanı Sezer, orman niteliğini yitirmiş arazilerin satışını öngören Anayasa değişikliği paketini ikinci kez veto etti.
Sezer'in Orman Yasası'ndaki vetosuyla Karadeniz'deki kızılağaç ve kestanelikler yok olmaktan şimdilik kurtuldu.
Hükümetin, bütçe açığını kapatma gerekçesiyle orman talanında ısrarı halinde Cumhurbaşkanı, Anayasa değişikliğini referanduma sunacak. Son sözü halk söyleyecek.
AKP'nin 25 milyar dolarlık gelir beklentisine karşın 2B diye anılan yerlerin satışından elde edilecek rakam 2.5 - 3 milyar doları geçmeyecek. Hükümet bu geliri abartarak, bundan sonraki yağma ve işgalin önünü açıyor, yeni rant alanları yaratmaya çalışıyor.
Cumhurbaşkanı Sezer'e sivil toplum destek vermeli:
'1974 - 1983'te, orman sayılan 1.2 milyon dönüm orman niteliğini yitirdiği gerekçesiyle orman rejiminin dışına çıkarıldı. Orman arazileri 1984 - 2000 dönemlerinde 2.7 milyon dönüm daraltılmıştır. 1990'lı yıllardaki düzenleme ilgili yörelerdeki çıkarcılara yaradı. Bu gibi yerlerin bir kısmında mini kentler kuruldu. Orman niteliğini kaybetmiş yerlerin satışı orman yağmasını artıracak, yağmalanan taşınmazlardaki kaçak yapılar için yeni imar affı umudu doğuracaktır.'
Orman Bakanlığı eski müsteşarlarından Turhan Günay'ın TEMA yayınlarından çıkan kitabında, Türkiye'de orman katliamının tarihçesi yer alıyor. Önsözde değerli bir ormancı olan Prof. Ali Kemal Yiğitoğlu'nun saptamasına yer verilmiş:
'Türkiye'nin ormancılık oluş tarihi yazılmak istenirse, onun bir orman yıkım tarihinden başka bir şey olmadığı görülür.'
Orman yüksek mühendisi olan Turhan Günay, 42 yıllık meslek birikimiyle çölleşme tehdidi altındaki Anadolu'nun trajik öyküsünü anlatıyor. Sadece 'ceviz ağacı'nın başına gelenler bile 'rant ve oy uğruna' ülke kaynaklarının nasıl tüketildiğinin kanıtıdır:
Anadolu cevizi, mobilyacılıkta değer kazandıktan sonra, Avrupalı 'simsar'lar tarafından köy kasaba gezilerek yüksek parayla toplanıyor ve 1960 - 70'li yıllara gelindiğinde Türkiye ve Ortadoğu'da ceviz ağacı kalmıyor!
Bugün Orman Bakanlığı fidanlıklarında 50 bini aşılı olmak üzere 500 bin, özel fidanlıklarda da 1 milyon dolayında ceviz fidanı üretiliyor.
Ancak bu fidanların ağaç olması ve 'ceviz kütüğü' olarak kaplama endüstrisinde kullanılması için 100 yıl beklemek gerekecek.
Zeytinlikler, narenciye bahçeleri, ceviz ağaçları sırayla yok oldu.
2B talanı ise büyük kentlere göçün sonucunda 1960'lardan sonra oluştu. Sultanbeyli, 1990'lardaki Refahlı belediyecilik modelinin ürünüdür.
Bu yağmaya Sezer 'dur' dedi.
Halkoyuna gidilirse, vatandaş da Sezer'e ve ormanlara sahip çıkacaktır.
Referandum, 'her şeyin satılık olmadığını' gösterecek.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|

|