17 Ağustos 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Bu cümlede tuzak var

       
    Yazmaya tövbe etmiştim, umut kalmadığını görünce, "artık yazmayacağım boşuna uğraşıyoruz" demiştim, benim gibi trafiği yazan çok az kişiden biri yazmaya devam ediyordu, mükemmel eleştiriler yapıyordu ama galiba sonunda o da pes etti. 8 Ağustos günkü yazısında Hıncal Uluç şöyle diyor:
    "Her sürücünün, yanına bir polis oturtursanız...
    Dondurma keyfi için trafiği katledenlerin kentinde polis ne yapsın? Söyler misiniz?"
    En çok eleştiren, bu konuda en mustarip kişiyi bile "Herkesin başına bir polis koyamazsınız ki" diye ikna etmek kolay iş değil ama etmişler işte.
    Bana söyler misiniz, trafik işini halleden toplumlar herkesin başına bir polis koyarak mı halletti? Dünyanın neresinde her sürücünün başında bir polis var? Herkesin başında bir polis yok ama çözüm var.
    Birincisi, polis görevinin başında olacak.
    İkincisi, görevinin başındayken gözü kapalı durmayacak, görevini de ifa edecek. Yanlış hareket edeni doğru yola yönlendirecek, cezayı gerektiren hallerde ceza yazacak.
    Muhtelif yerleri üs kabul edip oralarda pusuya yatmayacak, belli periyotlarda yer değşitirecek. Yani sürücü, polisin hangi saatte hangi noktada olduğunu ezbere bilmeyecek. Her an yakalanabilirim endişesi içinde olacak.
    Polisin, savcının, hakimin af yetkisi diye bir yetkisi yok. Bunu bilin. Affetmeyecek, görmezlikten gelmeyecek. Gördüğünü affetmeyecek ama yapacağı işlemi insan onuruna yakışır vaziyette yapacak. İlaveten görev yapan memur da üstleri tarafından kontrol edilecek.
    Bunları yaparsanız trafikteki korsanlık, eşkıyalık, başıboşluk önlenir mi önlenmez mi?
    Şunu lütfen tartışmayalım.
    "Ne yaparsan yap kazaları önleyemezsin."
    Evet tabii ki sıfıra indiremezsin, ihlalleri tamamen ortadan kaldıramazsın ama hedef en aza indirmektir.
    Yasalarımızdaki taksirli suç tarifi değişmeli. Trafik kazası yapıp ocaklar söndüren, ağır kusur çerçevesinde cezalandırılmalı.
    Çok yapılan işler doğal kabul edilir diye bir kural yok. Çok suç işleniyorsa artık benimseyelim, kurallar çok ihlal ediliyorsa susalım, var mı böyle bir kural? Ama oldu. Neredeyse hırsızlık, kapkaç ve trafik terörü bu zihniyetle benimsenir oldu. Bizler de "Herkesin başına bir polis koyamazsınız ki" dersek suçu kanıksamış oluruz, bu tuzağa düşmeyelim.
   
    tamerheper@host.com
   
   





Çetin ALTAN
Taharet mendili ve tuvalet kağıdı; yahut "sağ" ve "sol"...

Fikret BİLA
Dolaylı stratejik tutum

Hasan CEMAL
AB ile Kızıl Elma!

Güneri CIVAOĞLU
Fenerbahçe'de gece

Can DÜNDAR
Aşkı görebilmek...

Abbas GÜÇLÜ
Ne kadar sağlıklı besleniyoruz?

Mehmet Y. YILMAZ
Bir çocuğun evliliğine kanun karar verebilir mi?

Hasan PULUR
"28 Şubat"ı hatırlar mısınız?

Derya SAZAK
100 yıllık ceviz

Ece TEMELKURAN
Pazar sabahı yazısı

Tamer HEPER
Bu cümlede tuzak var

Güngör URAS
Doğuş, marinaya 30 milyon dolar yatırdı

Serpil YILMAZ
İstanbul'dan Kütahya'ya bir yolculuk