18 Ağustos 2003 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Malezya'dan 'palm (hurma) yağı' geliyor

       
    Yediğiniz sıvı yağa dikkat ediniz. Palm (hurma) yağı olabilir. Yediğiniz margarine dikkat ediniz içinde palm yağı olabilir. "Hurma mukaddes meyve... Yağını yer isek ne olur?" demeyiniz... Kötü olur.
    Sağlığımız bozulabilir. Çünkü palm yağında yüzde 44.3 doymuş asit var. Halbuki bizim ayçiçek yağımızdaki doymuş asit oranı sadece yüzde 7.0'dir. Yağda doymuş asit oranının yüksekliği akciğer, kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Durup dururken nereden çıktı bu palm yağı meselesi diye soracaksınız? Ben de anlatacağım...
    Bizim halkımız yılda kişi başına 14 - 17 kilo yağ yiyor. Bunun 1.2 kilo kadarı tereyağı, 1 kilo kadarı zeytinyağı... Kalanı bitkisel yağ. Katılaştırılmış bitkisel yağ olan margarin tüketimi ise kişi başına 6 kilo dolayında. Kişi başına 8 kilo dolayında da sıvı bitkisel yağ tüketiliyor...
    Hem margarin hem sıvı yağ üretmek için yağlı tohuma ihtiyaç var. Biz ayçiçekten, pamuk tohumundan çok az da soya tohumundan yağ çıkarıyoruz. Ayçiçek yağı üretimimiz 250 bin ton, pamukyağı üretimimiz 180 bin ton dolayında. Buna karşılık yıllık bitkisel yağ talebi 1 milyon ton - 1 milyon 100 bin ton arasında.
    Açık anlatımıyla bitkisel yağ talebinin yarısından azını bizim ürettiğimiz ayçiçeği ile pamuğun içinden çıkan tohum karşılıyor. Yarısını ithal ediyoruz. İthal edilen 600 bin ton dolayındaki bitkisel yağın 300 bin tonu margarin şeklinde katılaştırılıyor. 300 bin tonu da sıvı yağ olarak satılıyor. Dünya piyasasında ham ayçiçek yağının tonu 570 dolar, soya yağının tonu 550 dolar dolayında. Buna karşılık palm yağının rafine edilmişinin (ham yağın değil, rafine edilmişinin) tonu 450 dolar. Türkiye'ye ayçiçek ve soya yağı yüzde 30 gümrük ile girerken palm yağı yüzde 12 gümrükle giriyor.
    İşte bunun içindir ki, şimdilerde ithal edilen toplam 600 bin ton dolayındaki bitkisel yağın 300 bin tonu palm yağı oldu. Palm yağını Malezya'dan alıyoruz. Malezya dünyanın en büyük palm yağı üreticisi. Yılda 10 milyon ton palm yağı üretiliyor.
    İçinde palm yağı bulunan margarin veya sıvı bitkisel yağ kullanmak istemeyenler ne yapabilir? Hiçbir şey yapamaz. Çünkü burası Türkiye abicim!.. Burada üreticiler margarin paketlerinin üzerine ve sıvı yağ şişesinin ve tenekesinin üzerindeki etikete, yağın ne yağı olduğunu açık şekilde yazmazlar... Halbuki yağın içinde, yüzde kaç oranında ayçiçek, yüzde kaç oranında soya, yüzde kaç oranında palm, yüzde kaç oranında kanola yağı bulunduğunu yazmaları gerekir. O zaman tüketici ne yediğini bilir.
   
    guras@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Bu kitaba dikkat

Çetin ALTAN
Kıyı yolu

Melih AŞIK
'Bu şehri üniversite ve turizm kurtarır...'

Hasan PULUR
Sabretmek lazım!...

Derya SAZAK
Yıkılmayan umutlar

Yaman TÖRÜNER
Amerika'da elektrik kesintisi

Güngör URAS
Malezya'dan 'palm (hurma) yağı' geliyor

Serpil YILMAZ
'Tek kayıp' Arzu Aksu