28 Ağustos 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Hayırlı bir kısmet aranıyor!

       
    Şimdi kendine bir harem kurmuş ağanın ilk eşi gibi TRT...
    Televizyonda çok eşlilik serbest bırakılmadan evvel, ağa koltuğundaki seyircinin tek eşiydi.
    Başkasını bilmediğimizden onun sunduğuyla yetinirdik.
    Sonra ağanın evine birer ikişer yeni gözdeler sökün etti; TRT'nin üzerine birbirinden alımlı kumalar geldi.
    Yeniler öyle genç, öyle renkli, öyle çekiciydi ki... Eski eşin ayıp diye yapmadığı her şeyi yapıyor, yeri geldiğinde soyunuyor, raks ediyor, küfrediyor, dedikodu yapıyor, bizi saatlerce eğlendirip yatağa gönderiyordu.
    Ağırbaşlılığıyla tanıyıp sevdiğimiz ilk göz ağrımızın düğmesine basmaz olduk.
    O da, yenilerle rekabet için biraz süslenmeyi, açılıp saçılmayı denedi, ama artık iyice hantallaşan gövdesiyle onlar gibi olabilmesi, ağanın gözüne girebilmesi mümkün değildi.
    Kaderine terk edildi.
    ***
    Bugün TRT Genel Müdürlüğü için bunca aday başvurunca, bizim emektar yavuklunun bu kadar çok kısmeti olmasına şaşıyor insan...
    Oysa şaşmamak gerek...
    "Bu yaştan sonra" kendini çıtırlarla eğlence yarışına sokmasa, ağırlığını bilip ona göre davransa, yeniden göze girmemesi için hiçbir neden yok.
    Tersine, eğlenceden başka şeye kafa yormayan yeni yetmelerin arasında sözüne güvenilir, kültürlü bir dosta her zamankinden çok ihtiyacımız var.
    TRT, ağzına bir sakız yapıştırıp magazinde, yarışma programında yenilerle rekabete girmek yerine, o çatık kaşlı görüntüsünü yumuşatabilse ve bize onların es geçtiklerinden, haberden, sanattan, eğitimden bahsedebilse yeniden gönlümüzü kazanabilir.
    Ama bunun için birkaç şart var:
    Devlet dairesi hantallığından kurtulup iktidarla ipleri kesebilmesi...
    Deneyimini, teknik üstünlüğünü, atıl kadrosunu harekete geçirebilmesi...
    Yeniden bir okul haline dönüşebilmesi...
    ***
    Kurumun zirvesi aylardır boş.
    Aylar, genel müdür adaylarının bir siyasi partiyle ilişkisi olup olmadığını araştırmakla geçti.
    Oysa kurumda en büyük partizanlığı, hiçbir partiye üye olmamışlar yapmadı mı?
    Bir partiden seçilip gelen cumhurbaşkanları, Meclis başkanları bir günde partililikten sıyrılıp "tarafsız" sıfatı kazanmıyorlar mı?
    O halde, - artık sorumlu yurttaşlığın gereği sayılan - "siyaset yapma hakkı"nı neden bürokratlardan esirgiyoruz?
    Bir genel müdür adayında aranacak şey, siyasi kimliksizlikten ziyade, mesleki yetkinlik değil midir?
    TRT'deki görevini, hangi bakanın haber bülteninde kaç dakika yer alacağı kararıyla sınırlamayan, risk almaktan korkmayan ve kamu adına yayıncılık alanına ağırlık koymayı amaçlayan cesur bir genel müdürün - yasaya rağmen - seyircinin önüne ciddi bir seçenek koyabileceğine inanıyorum.
    ***
    RTÜK seçimini bugün yapacak.
    Adaylar arasında Zahit Atakan gibi, Aydoğan Kılınç gibi yayıncılıktan gelen, tanıdığım meslektaşlarım var. Yayıncılıktan gelmese bile yöneticilik vasıflarıyla o koltuğu doldurabilecek isimler de var.
    Hükümet, "Şu borazanı biraz da ben çalayım mı" diyecek, yoksa bu borazanlığa son mu verecek?
    İş, RTÜK'ün cesaretine, hükümetin dirayetine, genel müdürün maharetine kalıyor.
    İlk göz ağrımıza itibarını iade mi edeceğiz, yoksa hepten gözden çıkarıp müzeye mi göndereceğiz?
    Karar, bunun kararıdır.
   
    can.dundar@e-kolay.net
   
   





Taha AKYOL
Asker, toplum ve değişim

Çetin ALTAN
Leyleklerin dönüşü, Polonezköy ve silahçıların kazancı

Melih AŞIK
Sibel korkuttu

Fikret BİLA
Karşılıklı bekleme

Hasan CEMAL
Askerle değişim...

Yılmaz ÇETİNER
Bodrum out Çeşme in...

Can DÜNDAR
Hayırlı bir kısmet aranıyor!

Hurşit GÜNEŞ
Anadolu izlenimleri

Nail GÜRELİ
24 yıl sonra yeniden

Doğan HEPER
Asker - sivil, toz duman

Sami KOHEN
'Bekle-gör' süreci...

Mehmet Y. YILMAZ
Fransız barbarlığı

Hasan PULUR
Onlar Sevr'i unutuyorlar mı?

Derya SAZAK
AKP'nin freni

Ece TEMELKURAN
Aman Tayyip Bey'in morali bozulmasın!

Yaman TÖRÜNER
Bu ülkede 20 banka battı hiçbiri denetlenmedi mi?

Güngör URAS
Kredili satışlar piyasayı canlandırıyor