|


AKP'nin freni
Hükümet, Irak'a asker gönderme ve ormanların satışıyla ilgili referandum konusunda frene bastı.
Başbakan Erdoğan, eylül ortasında 'olağanüstü' toplanması beklenen TBMM'nin normal takvimi olan 1 Ekim'de açılacağını bildirdi.
Özellikle Irak'ta çatışmaların sürdüğü ve Silahlı Kuvvetler içinde 'farklı görüşler'in bulunduğu izleniminin kamuoyuna yansıdığı bir ortamda AKP liderinin 'acele' karar üretmeden 'mola' alması isabetlidir.
Asker gönderme sorununu AKP yönetiminde değerlendiren Erdoğan'ın 'erteleme' kararının gerekçesi şöyle:
'Değerlendirmelerimiz sürüyor. Irak halkının Türk askerini talep eder duruma gelmesini önemsiyoruz. Tezkere bu yüzden Irak halkının görüşü ve Türkiye'nin menfaatleri doğrultusunda zamanı geldiğinde gündeme gelecek. Gerektiğinde askeri güvenlik unsurlarıyla birlikte Türkiye barış için orada olur.'
AKP lideri Tayyip Erdoğan, Türk askerinin Irak'taki olası varlığını 'barış gücü' olarak tanımlıyor. Ve Irak halkının Ankara'dan 'asker talep eder' duruma gelmesini önemsiyor.
Erdoğan'ın bu noktada 'atladığı', en azından ihmal ettiği bir olgu da şudur:
Irak halkı kadar, Türk halkının da, görüşüne başvurulması gerekmez mi? Acaba? Asker göndermeyi istiyor muyuz?!
Kaldı ki, Amerikan askerlerinin sürekli saldırıya uğradığı, her gün birkaç kişinin yaşamını kaybettiği Felluce'deki Arap aşiretleri bile 'Türk askeri buraya gelirse işgal gücü olur' diye tehdit savurabiliyor.
Böyle bir kaos ortamında, istediğiniz kadar 'barıştan, kardeşlikten, dinden, imandan'söz edin, anlaşılmanız kolay olmayacaktır.
Arap dünyası da, Irak'ın 'Saddam'dan kurtulması'yla, savaştan sonraki 'AB işgali' arasında ikileme sürüklenmiş durumda.
Ortadoğu'nun nabzını çok iyi tutan Johns Hopkins Üniversitesi'nden Prof. Fuad Ajamı, Irak'ta 'Arap köktendinciliğinden arınmış, demokratik, laik ve refah içindeki bir devlet inşa edileceği' vaadine karşın ABD'ye karşı oluşan tepkinin yenilenme vizyonunu 'düş kırıklığına' çevirebileceğini yazıyor.
Bağdat'ın Beyrut'a dönüşmesi felaket olacak!
Ajami, BM binasına yönelik saldırıyla yükselen terör dalgasını yorumlarken ABD'nin Irak'ı zamansız terk etmesinin daha büyük yıkımlara yol açacağını savunuyor:
'Dökülen kanlar, Amerika'yı Irak'taki vizyonundan uzaklaştırmamalı, terörle vedalaşan ve geleceğe umutla bakan bir Irak yaratma hedefinden vazgeçirmemeli.'
Irak'ın siyasi geleceğiyle ilgili tartışmalar, güvenlik sorunları nedeniyle 'ikinci plan'a düşerken, Türkiye'de çok yönlü bir değerlendirme sürecine girilmesi olumludur. Eylüldeki MGK'da beklenecek.
AKP liderinin aldığı 'mola' umarız Irak'la sınırlı kalmaz, ormanların satışından, YÖK taslağına geniş bir alana yayılır.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|

|