30 Ağustos 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   


   
Muhteşem İkili Çeşme'yi salladı

   
Tarkan'ın Sezen kompleksi, Luba dünya çapında, Alaçat Cafe doyulmaz, Seaside'ın gecesi gündüzü farklı, Melisa, Ekmekçi, Granada Living Room, Pyasha ve...

   
       
    Efendim, Çeşme'ye 3 gece 4 günlük bir iş seyahati yaptım. O kadar hareketliydi ki günde 4-5 saat anca uyuyabildim. Beni, havaalanında İzmir'in başarılı hazır giyim firmalarından biri olan Kemas'ın genç patronu Kemal Subaşı karşıladı. Ondan İzmir dedikodularını aldım. Yanımızda bir işadamı daha vardı. Ona, yerel seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Priştina ile Konak Belediye Başkanı Erdal İzgi'nin durumunu sordum. Priştina'nın da İzgi'nin de pek şansı olmadığını söyledi. Alsancak'daki bütün dükkanlara eskiden 3-4 basamakla çıkılırmış, şimdi 3-4 basamakla iniliyormuş. Dükkanların içi b.. kokuyormuş. Döşenen parke taşlarının arası açıkmış, sigara izmariti, çöp birikiyormuş. Bu parke döşemelerinden çok büyük rant sağlanmış. Baharda parklara, yol kenarlarına hercai menekşe dikilmiş, ömrü 1-2 haftalık olan bu çiçeklerin dikiminden birileri hatırı sayılır kar etmiş. Özellikle esnaf çok bezmiş Priştina ve İzgi'den. Ama daha sonra, POSTA ve Milliyet Gazeteleri İzmir Temsilcisi Bülent Zarif ve Hürriyet temsilcisi Nedim Demirağ tam tersini söylediler. Zaten ben oradayken de Priştina istifa edip CHP'ye geçti. Tabii İzmirliler için ne hayırlı ise, o olsun. Cuma akşamı Çeşme'ye büyük canlılık ve renk getiren Granada Beach'in içinde yeni açılan Günay Restaurant'ta 'Muhteşem İkili'nin galası vardı. Nükhet Duru-Cenk Eren çiftinden söz ediyorum elbette. Zaten Çeşme'ye geliş nedenlerimden biri de bu galaydı. Masada www. gecce. com'un patronu sevgili arkadaşım Kenan Erçetingöz, eşi Gül, Yaşar Holding Turizm Koordinatörü olan sevgili arkadaşım Sami Türkay ve dostları vardı. Müthiş eğlendik. Kim ne derse desin, Kenan benim için dosttur. Ben ailesine bu kadar düşkün, saygıda kusur etmeyen bir insan daha görmedim. Çok da iyi babadır. Yan masamızda da Granada Beach'in patronu, genç iş adamı Yavuz Samancı sevgili meslektaşlarım Uğur Güneri, Dursun Karadağ, Salih Keçeci ile oturuyordu. İzmir'in yarısı galadaydı. Çeşme Kaymakamı Mehmet Baygül, Çeşme Emniyet Müdürü Işık Alacakoç, Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu, İlçe Turizm Müdürü, Osman Kabasakal, Alaçatı Belediye Başkanı Remzi Özen, Cumhuriyet Savcısı Selahattin Pişkay, Askerlik Dairesi Başkanı Binbaşı Nihat Demirci gecenin konukları arasındaydı. Yarı Çeşmeli sayılan Demet Akbağ da kocası ve dostlarıyla oradaydı. Gece, Demet sayesinde müthiş gırgırdı. Cenk Amerika'dan aldığı şık Cavalli ve Dolce Gabbana imzalı kıyafetleriyle hoştu. Ama ben metalli ve fermuarlı pantolonunu pek sevmedim. Heavy metalcilere ya da rockçılara daha çok yakışırdı. Nükhet Duru 18'lik kız gibiydi. Şarkıları yorumlaması, şıklığı, performansıyla ortalığı yıkıp geçti. Cenk'e zaten İzmirliler hayran. Bence bu ikili birbirine çok yakışıyor. Repertuvarlarında yok yok. Arkalarında Cenk Taşkan şefliğinde 16 kişilik müthiş de bir orkestra var. 3'ü vokalist. Muhteşem İkili'den önce sahne alan, grubun vokalisti de olan Özlem Ersoy'un ise hem sesi hem fiziği muhteşem. Ama Nükhet Duru'nun çok etkisinde kalmış gibi. İki gece üst üste gittim. İlk gece yemek, ikinci gece içkiye. Benden söylemesi, İzmirliler bu eğlenceden mahrum kalmayın. Saat 21.00'de başlayan program, 03.00'e kadar sürüyor. Yemekli ön masalar 100, arkalar 75, barda limitsiz içki 50 milyon lira. Nükhet ile Cenk'in kış projeleri uçuruyor, başka bir yazımda anlatacağım. Granada Beach'in içinde yer alan Living Room'da da yemeğinizi yerken Muhteşem İkili'yi izleyebilirsiniz. Living Room'un da yemekleri ve özellikle tatlıları muhteşem. O gün sevgili Gül Erçetingöz'ün canı tatlı isteyince Living Room'un patronları sevgili Pınar-Turgut Kabaca çiftine rica ettim, masayı donattılar. Sıcak çikolatalı browni, kağıt helva içinde dondurma ve parfe enfesti. Living Room'da da işler oturmuş. Gündüzleri sunulan hafif yiyecekler, makarna, salata, pizza çeşitleri Çeşmeliler'in ve yerli yabancı turistlerin gözdesi olmuş. Zaten patroniçe Pınar işinin ehli. Üstelik damak tadı da gelişmiş. Ali'nin sağ kolu Can Topçu ise Granada'nın plajının da çok iyi olduğunu söyledi. Tabii bu başarıda buranın danışmanlığını yapan Ali Sayar'ın büyük payı olduğunu unutmamak lazım. Rezervasyon için Granada Beach'in telefon numarası (0232) 712 22 53. Çıkışta Kemal "Hadi Ilıca'ya inelim, birer dondurma yer, nargile tüttürürüz" deyince cazip geldi. Zaten saat 03.00 olmuş. Önce bir tur attık. Ilıca'da herkesin kesesine uygun karnını doyurabileceği çok renkli mekanlar var. Aslında Çeşme pahalı bir yer değil. İzmir'de bir kez yeğenlerimi götürdüğüm Ekmekçi, burada da açılmış. Ekmek içine ne lezzetler sığdırıyorlar, bilseniz!.. Hem de ne fiyatlara!... Tabii Çeşme'ye özgü Kumrucu Hüseyin ya da Şevki'de yediğiniz 'yengen', yani karışık kumrunun da tadı başka. Ama Ekmekçi, ailenizle de gidebileceğiniz ve 1.5-4 milyona karın doyurabileceğiniz yerlerden. Döner, kokoreç, tavuk şiş ve köfte, beyti, sucuk şiş, Urfa, Adana kebap, patates kızartması, salata çeşitleri, her türlü alkolsüz soğuk ve sıcak içecek mevcut. Kişi başı mükellef bir ziyafet için ödeyeceğiniz rakam 5 milyon lira. Telefon numarası (0232) 723 19 04. Ayvalık'ta eczacılık yapan sevgili okurum Ayşe Hanım, Yalova'dan Bilal Bey, İzmir'den Nurgül kardeşim! Size uygun yerler yazmıyorum diye yakınıyormuşsunuz. Buyrun! Yine Ilıca'da olan çok sıcak bir yerden söz etmek istiyorum. Adı, Pyasha. İsterseniz çimenlerin üstündeki minderlerde keyifle kahvaltı yapın. İsterseniz kandil ışığında, gitar eşliğinde romantik bir müzikle akşam yemeği yiyin. Ya da barda tropik kokteyllerle egzotik bir atmosfer yaşayın. Ara sıcaklar 2.5-7.5, et çeşitleri 5-10, krepler 6, tavuk sarma, köfte, şinitzel ve şiş çeşitleri ise 5-10 milyon lira arasında. Salatalar, börekler ve her çeşit yerli yabancı içki de mevcut. Telefon numarası (0232) 723 02 00. Durun daha bitmedi, nargile içtiğimiz acayip keyifli bir yer olan Melisa Cafe'yi de unutmamak gerek. Kelle Nuri'nin Yeri diye geçiyor. Gülmeyin, valla Nuri Ağabey'in bana verdiği kartta öyle yazıyo. Burada nargilenin ve tüm sıcak içeceklerin kralı var. Şöyle bir mönüye baktım. Kuşburnu, kivi, nane, papatya, bebekler için bitki çayı, funda, kekik, ısırgan, sinameki, melisa, zeytin, gülhatmi, kantaron, ada, acıot, rezene, İngiliz çayı... Aktarlarda bile bu kadar ot çeşidini ben çok az gördüm. Nargile çeşitleri de öyle; tömbeki, elmalı, kavunlu, cappuccino, kayısı, çilek, üzüm, şeftali, böğürtlen... Her çeşit soğuk içecek de mevcut. Kelle Nuri'nin muhabbeti de hoş. Hemen yanında sabahçı bir lokanta var. Burada sabaha karşı üç çalgıcı arkadaş, öyle güzel okuyorlar ki! Bir yandan nargilelerimizi fokurdattık, öte yandan türküler, şarkılar dinledik. Ardından da Çeşme'nin meşhur dondurmacısı Apo'dan karadutlu, çam fıstıklı, sakızlı dondurmalarımızı götürdük. Bir ara gözüm saate takıldı; 05.00. Keyifli bir geceydi. Melisa Cafe'nin telefon numarası (0232) 723 13 36.   
       
Alaçat bir klasik, Seaside yenilenmiş, Luba yıkılıyor
    Sabah kahvaltısını Alaçatı'daki Alaçat Cafe'de yaptık. Buranın fiyatları, mönüsü, servisiyle ilgili olarak kimse bir şey söyleyemez herhalde. Çünkü patroniçeler Destina ve Ayşe öylesine içten, ticaretten uzak insanlar ki... Zaten ikisi de kültürlü, paraya ihtiyaçları yok, bu işi de evde oturmamak için, sevdiklerinden yapıyorlar. Bir keresinde Kemal, Altınyunus'un Eğlence Koordinatörü Besim Kazado ve ben, bir başka kez de sevgili Nünü (Nükhet Duru), Besim, Ali Sayar gittik. Herşey doğal. Masanıza gelen salatalık, domates ve biberler bahçede yetişiyor. Yumurtalar yan taraftaki kümesten geliyor. Pazılı, peynirli ve kıymalı börek, poğaçalar, elmalı turtalar hep ev yapımı. Reçeller birbirinden lezzetli. Çeşme'ye gelen sanat, sosyete, iş dünyasının ünlüleri burayı keşfetmişler. O nedenle hafta sonları rezervasyonsuz gitmeyin, beklemek zorunda kalırsınız. Biz de yarım saat sedirlerin üzerinde bekledik ama o bile keyifliydi. Bir tarafta Tuba Ünsal, öte yanda İnterli Emre ve Okan arkadaşlarıyla kahvaltı yapıyorlardı. Ev reçeli, bal, peynir, zeytin, tereyağ, salatalık, domates, gevrek, ekmek çeşitleri, boş pide, tereyağ, çayın olduğu köy kahvaltısı 7.5 milyon lira. Sahanda yumurta, omlet, Alaçat börek, kapalı pide, tavuklu krep, elmalı ve kayısılı pay, çikolatalı tatlılar... Saat 10.00-01.00 arası açık. Öğle ve akşam yemeklerinin mönüsü de çok lezzetli; kabak çiçeği dolması, şakşuka, deniz börülcesi, yoğurtlu semizotu ve mangalda her çeşit et, köfte mevcut. Bazı geceler büyük gruplar olursa fasıl bile var. Kişi başı öğle ve akşam yemeklerinde içki hariç 15-20 milyona çıkabilirsiniz. Alaçat Cafe'de kahvaltı müthiş bir zevk ama kilo almayı göze alın. Aşçı Yurdagül, servis elemanları Eda, Seda, Ayşegül, Gülşen, Emrah ise ateş parçası. Telefon numarası (0232) 716 23 94. Kahvaltı sonrası baba dostum, İzmirli iş adamı Erol Çehreli ve pırıl pırıl iki oğlu Cevat ile Murat'ın sahibi olduğu, deneyimli işletmeci Altuğ Peker'in işlettiği Seaside'a gittim. Burası da bir Çeşme klasiği oldu. Bu yıl Erol Ağabey Seaside'ı değiştirmiş. Girişte muhteşem bir lounge var. Plajda her şey yenilenmiş. Gece barı ve disko muhteşem olmuş. New Yorker Group'un eski ortaklarından Güray Yüksek, Seaside'da çok şık bir restoran açmış. Adı Trattoria. Bunu zincir haline getirip İstanbul'da da açmak istiyor Güray Yüksel. Seaside'ı gezdiğim akşam, Tarkan'ın konserini izlemek isteyenler gelmeye başlamıştı. Trattoria'da oturduk ama ben yemeğe davetli olduğum için yemek yerine Altuğ ve Güray Bey ile sohbeti tercih ettim. Fiyatlar, İstanbul'da aynı ayarda olan restoranlarınkinin yarısıydı. Altuğ'un önerdiği özel yemekler şunlar; fesleğenli, jambonlu, mozzarellalı ya da sarmısaklı, fesleğen soslu, domatesli İtalyan köy ekmeği, acı soslu tavuk kanadı, sızma zeytinyağı ile yapılmış, içinde üç renkli İtalyan marulu olan deniz mahsüllü salata, ızgara tavuk, kuru domates ve balsamik sosla hazırlanan California. Uzakdoğu eriştesi, her çeşit pizza, tatlı dijon hardal soslu ızgara tavuk, ızgara dana pirzola, özel bir sosla yapılan Cafe De Paris'nin çok tutulduğunu Güray Bey anlattı. Buranın da dekoru çok şıktı. Seaside'ın gündüzü de gecesi de farklı, keyifli. Çeşme'nin ilk beach'i olması nedeniyle de ayrıcalık taşıyor. Telefon numarası (0232) 716 98 99. Yemeğe gideceğim için Tarkan'ın konserine kalmadım. Zaten Reina'da seyretmiştim. Yeni şarkılarını beğenmedim. Tarkan'ı çok karizmatik, yakışıklı ve iyi bir şarkıcı olarak görüyor, seviyorum. Ama ne yazık ki son albümünde, kendisini sevenleri hayal kırıklığına uğrattı. Allah uzun ömür versin, Tarkan'ın ölüsü bile 1 milyon satar. Ama bu kez öyle ruhsuz okumuş, öyle aceleye getirmiş ki işi, sanki "Ben Tarkan'ım, ne yapsam satarım" havasında. 'Dudu'nun, 'Kuzu Kuzu'dan pek farkı yok. Benim gibi pek çok insanın da görüşü, Tarkan'ın, Sezen Aksu kompleksi içinde olduğu. "Ben Sezen olmadan da yaparım, ben Tarkan'ım" diyor ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Bir kere Türkiye'de kalıp Türk halkının neyi sevip sevmediğini bilmesi gerekir. Uzaktan kumandayla olmaz bu işler. Konserden sonra CeCe'de karşılaştığım İzmir'in popüler isimleri de benimle aynı kanıdaydı. Milliyet'ten Ahmet Tulgar, Sabah'tan Emre Aköz, Yarın'dan Olcayto Ahmet Tuğsuz, Kenan Erçetingöz ve daha birçok arkadaş da aynı görüşü savunuyor. Bence Amerika'da İngilizce çıkaracağı CD de hayal. O nedenle Tarkan'ın bir an önce çevresini saran yalakalardan kurtulup bu gerçeği görmesi gerekiyor. Bana kalırsa Türkiye'ye dönsün ve sanatını adam gibi icra etsin. Neyse, Allah yolunu açık etsin. Çıkışta Luba'ya uğradım. Böyle muhteşem bir tesis dünyanın hiç bir yerinde yok. Gezdikçe "Offf, muhteşem!" diye söylenmekten kendimi alamadım. Ne yazık ki işletme sıfır. Sahipleri Aydın Öncel ve Ali Yaşar'ı kutlamak gerek. Tabii projeyi gerçekleştiren mimarı da. Luba, Ilıca'nın en güzel koyunda. 155 kişi konaklayabiliyor. Odalar üç tarzı yansıtıyor; Akdeniz stili, Coach Class ve Vip Executive. Anlatılacak daha çok şey var. Kısmetse devamını yarın getireceğim. Bugünlük hoş kalın ve hep mutlu olun.
   
    Yazara e-mail: sdudek@simge.com.tr
   
   

MAGAZİN


Bir koltukta üç karpuz!
Pullu kostüm ona yakıştı
Podyumda 'omuz dalaşı'
Uma Thurman boşanıyor
ABD heyeti cehennemden cennete geldi
Yüzerek altı kilo verdi
Muhteşem İkili Çeşme'yi salladı






ŞENAY DÜDEK