30 Ağustos 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   



   
Çelik, kararlı mı, inatçı mı, dayatmacı mı?

       
    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Cumhurbaşkanı Sezer'in veto ettiği fakir öğrencilere bedava kolej yasasının Çankaya'ya aynen geri gönderileceğini açıkladı.
    Cumhurbaşkanı Sezer'in ortaya koyduğu gerekçeli kararı ve ortaya konulan eleştirileri dikkate alıp, almamak kendi kararı. Ama iş işten geçtikten sonra ah, vah demenin kimseye bir yararı olmadığını hatırlatmak da bizim görevimiz.
    Burslu öğrenci okutmak dünyanın en zor işi. 10 yıl kadar önce dönemin Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan zamanında da Türki cumhuriyetlerden 10 bin öğrenci getirildi. Amaç ülkeler arasındaki dostluğu pekiştirmekti. Köksal Bey, bakan olduğu sürece her şey mükemmel gitti. Öğrenciler, törenle karşılandı, en iyi üniversiteler ve okullara yerleştirildi, ayrıca her ay o günün koşulları için çok iyi sayılabilecek bir cep harçlığı verildi. Ama bu balayı dönemi uzun sürmedi. Gelen sonraki bakanlar ve hükümetler, projeye sıcak bakmadı ve yeterince kaynak ayırmadı. Sonuç olarak öğrencilerin pek çoğu zor durumda kaldı. Kimi ülkesine döndü, kimi de eğitimini yarıda bırakarak çalışmaya başladı.
    Proje, tıpkı Çelik'in projesi gibi kâğıt üzerinde mükemmeldi. Ama işlemedi. Dost olsun diye burs verip sonra da ortada bıraktığımız öğrenciler, bize düşman oldu. Hatta söz konusu öğrenciler yüzünden bazı ülkeler ile aramız açıldı...
    Söz konusu olan yine on bin öğrenci. İşin garibi, sonu yine hüsranla biteceğe benziyor. Çünkü, bırakın yasasını, bir yönetmeliği bile yok. Özel okullar, bugün okutuyoruz derler yarın vazgeçerler ise ne olacak?
    Ya bakan değişirse. Çelik, Erkan Mumcu'nun projelerinden ne kadarını ciddiye aldı ki kendinden sonra gelecek bakan, onunkileri ciddiye alsın!..
    Dahası bu öğrenciler, nerede kalacaklar, cep harçlıklarını kim verecek, yüz milyonlarca lirayı bulan ders kitaplarını kim alacak? En önemlisi de zengin çocukları ile aralarındaki kopukluk nasıl giderilecek?
    Özel üniversitelerin sınav kazanmış burslu öğrencileri, bu konuda çok önemli ipuçları verebilir...
   
   
Başka seçenekler de var
    Kapanan her imam hatip lisesinin yerine İslami kolej adı verilen özel tarikat okulları açıldığını bilmeyen yok. Cumhurbaşkanı'nın veto gerekçesi de zaten bu yönde. O işin bir başka yönü. Büyükler, dün olduğu gibi bugün de gençlerle oynamaya devam ediyor. Benim asıl üzerinde durduğum, o pırıl pırıl çocukların, gençlerin hayalleri. Bir yıkıldı mı, bir daha geri gelmiyor. Bu konuda dikkatli olun demem hep bu yüzden.
    Hükümet, ağaç yaş iken eğilir mantığı ile dikkat ettiyseniz hep ufak öğrencilere yöneliyor. Eğer söz konusu fakir fukara çocukları ise üniversiteyi kazanamayan yüz binlerce gariban var. Üstelik diğer öğrencilerin gidecek bir okulu varken, onların hiçbir alternatifi yok. Özel üniversiteler deseniz, onların kontenjan açığı, kolejlerden daha da çok...
    TIR gezisi sırasında Erzurum'da karşılaştığımız bir öğrencinin bu yöndeki önerisi çok enteresandı: Bakanlığın elinde eğer fakir fukara çocukları için bir kaynak varsa, onu biz işsiz lise mezunlarına meslek kazandırmak için harcasın, üniversiteye giremiyoruz hiç olmaz ise bir mesleğimiz olur...
    Özetin özeti: Çelik'i anlamak zor. Yurtdışı bursu kazanan öğrenciler unutuldu. Üniversiteye girenler, giremeyenler unutuldu. Ama o illa da kolej diyor. Hem de Cumhurbaşkanı'na meydan okurcasına. Neden acaba?..
   
    aguclu@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
YÖK, özgürlük ve 'itikat'

Çetin ALTAN
"Mars"la "Dünya" arası, yüreğimin yarası...

Melih AŞIK
DYP gelirse...

Fikret BİLA
Çömez'in izlenimleri

Hasan CEMAL
Asker düşmanı!

Can DÜNDAR
Gıllo Ali, Barbar Sezo'ya karşı!..

Abbas GÜÇLÜ
Çelik, kararlı mı, inatçı mı, dayatmacı mı?

Nail GÜRELİ
'Statlar kulüplerin olmalı'

Sami KOHEN
Avrupa'nın ayıbı...

Mehmet Y. YILMAZ
'Bizde olmaz' demeyin, bu sergiyi görün

Meliha OKUR
Bu rapor nasıl gözden kaçtı?

Hasan PULUR
Bunları "komünistin biri" söylemiyor...

ERDOĞAN SAĞLAM
Çek düzenlemelerini iki taraf da abartıyor

Derya SAZAK
Irak Lübnan oluyor

Ece TEMELKURAN
Hovarda eğlenir, yar ölür!

Tamer HEPER
Mevzuata uygun kira zammı

Güngör URAS
Banka sahipleri ödemesin (...biz ödeyelim)